DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MUSTAFA GÖÇER
MUSTAFA GÖÇER
Giriş Tarihi : 22-06-2020 11:12

YAŞLI ÇAM AĞACI İLE SOHBET-4

Bu gün sokağa çıkma yasağı yok. Aracıma fidanları doldurarak sabahın ilk ışıkları ile birlikte doğaya attım kendimi. Sırtımda çam fidanları ile birlikte ve içimdeki özlemin tesiriyle hiç yorulmadan çıktım tepeyi. Nasıl da özlemiştim. Fidan dikmeyi, daha önceden diktiklerimi, toprağın kokusunu, doğanın sesini, Yaşlı Çam Ağacının sohbetini ve velhasıl çok şeyi…

EN BÜYÜK AHLAKİ DEĞER!

Tepeye çıktığımda şok oldum. Dizimdeki derman ve yüreğimdeki ateş söndü. Maalesef. Çobanlar dışarı çıkma yasağını fırsat bilerek yeni dikilmiş olduğum fidanların içerisinde hayvan yaymışlar ve fidanların %30 kadarında ibre ya da yaprak kalmamış.

Sırtımdaki fidanlarla elimdeki kazmayı, küreği olduğum yere bıraktım ve doğruca Yaşlı Çam Ağacının yanına gittim. Selam verdim ve hiç yer seçmeden toprağın üzerine oturdum, ya da yığıldım.

Yaşlı Çam Ağacı selamımı aldı, “hoş geldin” dedi ve kendi kendine söylendi. “Ben daha çok üzüldüm. Çünkü her şey bizim gözlerimizin önünde oldu. Çocuklarımızın. Çam fidanlarının ibreleri yedirilirken ve meyve ağaçlarının kabukları sıyrılırken olayın çaresiz tanıkları olduk. Hayvanlar her fidanda sanki bizi de yediler ve bizi ölen her fidanla birlikte defalarca öldürdüler.

Sessizlik oldu ve bir süre sonra Yaşlı Çam Ağacına dönerek sordum.” Sence ne yapabiliriz?”. Yaşlı Çam Ağacı şöyle bir duraksadı ve sonra “Mustafa önlem alarak cehaletle baş edilmez. Birebir insana ulaşmanız, insanları dönüştürerek ve dönüşen insan sayısını çoğaltarak, cehalet cephesini zayıflatmanız gerekli” dedi ve sustu.

Kısa bir bekleyişten sonra “Nasıl ki?” diye sordum ve Yaşlı Çam Ağacı anlatmaya başladı.

-Her insanın iç çevre ve dış çevre olmak üzere iki büyük çevresi vardır. İç çevre zihinsel, sosyal, kültürel iletişimlerle, bedensel ve ruhsal durumlarını ifade eder. Aile, okul, arkadaşlık, sağlık, bedensel, sosyal ve kültürel gelişim, iş hayatı gibi tüm iletişimleri kapsar.

Bunlardan ruhsal çevre psikolojik ve manevi çevreler olmak üzere iki farklı boyutta ele alınmalıdır. Psikolojik çevre içinizdeki insandır, tutkulardır, düşüncelerdir, hayallerdir, rüyalardır, ihtiyaçlar ve isteklerdir, duygulardır. Manevi çevre inançlardır, ahlaktır, felsefi görüştür.

Dış çevre ise üzerinde yaşamakta olduğumuz gezegeni, yani doğanın tamamını temsil eder.

Şimdi soruyorum. İç çevresinde insanı büyüterek mutlu olmayan insanların dış çevrelerine karşı olumlu davranışlar sergilemeleri ve doğayı, yani yeryüzünde akıp gitmekte olan yaşamın tamamını kararlı bir şekilde desteklemeleri düşünülebilir mi?

Bu insanların dünya kaynaklarını zarar vermeden, egoyu ve hırsı bir kenara iterek adil bir şekilde paylaşmaları düşünülebilir mi?

Kendileri ile birlikte yaşayan canların yaşam haklarını düşünmeyen insanların, kendilerinden sonra yaşayacak olan canların yaşam haklarını düşünmeleri düşünülebilir mi?

Söyler misim? Dünya kaynaklarını, eğitimi ve her türlü imkânı adil olarak paylaşmayan insanlar çevrelerini görebilir mi?

Yaşlı Çam Ağacının sorusuna soru ile cevap verdim.

-İyi de nereden başlayabiliriz ki?

Yaşlı Çam Ağacı “birinci adımda duyarlı insanların tamamı uygulama sahasında gözükerek çevrelerindeki insanları dönüştürecekler. Bu durum doğanın daha çok gündem olmasına sebep olacak. İkinci adımda ise yine duyarlı insanların ve basının gücü ile ailelerdeki tüm davranışlar ve okullardaki bütün dersler çevreselleşecek”. Dedi ve sustu.

Yaşlı Çam Ağacı ilk ve ikinci adımı duyarlı insanlara yüklenmişti. Ancak (maalesef) duyarlı diye adlandırılan insanlar bu güne kadar ve genel olarak sadece konuşmayı, eleştirmeyi tercih eden insanlardı.

Kendi kendime “İnsanları kazanmaktan başka çözüm gözükmüyor” şeklinde düşündüm ve Yaşlı Çam Ağacına. “Ailede ve derslerde çevreselleşme?” Diyerek tekrar sordum. Sorumla birlikte Yaşlı Çam Ağacı yeniden konuşmaya başladı.

-Çocuklarınızla birlikte yeryüzündeki tüm canlılar adına kendinizden (emeğimizden, zamanımızdan ve cebimizden) vererek (karşılıksız bir şekilde) yeryüzündeki tüm canlılar adına faydalı şeyler yaparak (fidan dikmek, tohum ekmek, çevre temizliği yapmak…) onların içindeki insanı büyütebilirsiniz.

Şöyle ki çok küçük yaşlardan itibaren ticarete başlayan, ya da hep daha çok kazanma hırsı ve hep daha çok lüks yaşam isteği içerisinde olan bir ailede yetişen çocuk daha çok parasal değerlere önem vererek büyüyecektir.

Buna karşılık çok küçük yaşlardan itibaren kendinden vererek insanlık adına çevresine hizmet eden, lükse, israfa karşı duran, sosyal sorumluluk projelerinde görev alan, diğer canlıları ve çevrenin tamamını gözeten bir ailede yetişen çocuklarsa kişiliğini daha çok insani değerler üzerine kuracaktır.

Bu nedenle çocuklarınıza almayı değil, vermeyi ve paylaşmayı öğretmelisiniz. Lüksü, israfı, daha çok istemeyi değil, doğayı ve yaşamın tamamını korumayı öğretmelisiniz.

Çocukların tutkuları, düşünceleri, hayalleri, rüyaları, istekleri hep doğa ve çevre temelinde olmalıdır.

Dini inançlarımızdaki doğaya yönelik açıklamalar çocuklarınıza dinimizin şartı gibi öğretilmelidir, anlatımlarla ahlakın doğaya ve çevreye karşı davranışlarla belirleneceği vurgulanmalıdır. Felsefen inse doğa ve çevredeki huzurla ilgili bölümleri ağırlıklı bir şekilde işlenmelidir.

Tarih derslerinizde Orta Asya Türk uygarlıklarındaki doğaya saygı, Fatih Sultan Mehmet’in, Kanuni Sultan Süleyman’ın, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve günümüzde yaşayan örneklerin doğaya yönelik güzel uygulamaları diğer konularla dengeli, hatta belirgin bir şekilde öğretilmelidir.

Biyoloji, sosyal bilgiler, fizik, kimya, matematik derslerinde öğretim doğa ile uyum, doğanın direncine saygı ve doğayı taklit etmek hususları temel alınarak yapılmalıdır.

Okullarda uygulama ağırlıklı doğa dersleri ya da doğa kulüpleri mutlaka olmalıdır. İnsanın olduğu her yerde doğa eğitimi olmalıdır. Tarımda yerli tohum ve doğa yüzlü üretim esas alınmalıdır. Beslenmede kendi mutfağımız ve yakın yerli üretim önemsenmeli ve köye dönüş teşvik edilmelidir.

Bilim doğa dostu teknolojilerin geliştirilmesi için kullanılmalı, sağlıklı besin üretimi ve önemi esas alınmalı, sporda yarışma, gösteri, fazla kullanım, ani hareketler değil; insanı koruyan egzersizler öğretilmeli (SİS EKO TREKKİNG / DOĞRU HAREKETLİLİK), ahlak, saygı ve denge ön planda tutulmalı, iş hayatında doğaya zarar vermeden ve tüketmeden üretmek vurgulanmalıdır.

Ailede geri dönüşüm, paylaşma ve koruma hassasiyetli davranışlarla, doğa destekli faaliyetler baskın olmalı ve bu davranışlar arkadaşlık iletişimlerine yansıtılmalıdır.

Çocuklarınıza ve gençlerinize okul sıralarında gezegenimize bizden sonra gelecek olan canlıların en az sorunla yaşaya bilmesi için çaba sarf etmenin en büyük ahlaki değer olduğu öğretilmeli ve yeryüzünde yaşamın güneş doğduğu müddetçe sürdürülebilmesi hedef alınmalıdır.

Acil önlem olarak ta doğada hayvancılık yapan insanlar, çobanlar, balıkçılık ve arıcılık yapan insanlar doğa sertifikalı olmalıdır. Ateşli silahlarla avcılık yasaklanmalıdır. Belediyelerin göstermiş olduğu yerler dışında hiçbir yerde ateş yakılmamalı ve “SİS EKO TREKKİNG YAŞAM SOFRASI” her insana öğretilmelidir. Dedi ve noktayı koydu.

Yaşlı Çam Ağacının bu dediklerini kafama yazdım. Sonra ölmüş fidanları üzüntü içerisinde sökerek, yerlerine yenilerini dikmek için büyük bir hırsla ve acıyla kazmayı toprağa vurmaya başladım. SAYGILARIMLA.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3061
  • 3Sivasspor3054
  • 4Galatasaray3052
  • 5Fenerbahçe3150
  • 6Beşiktaş3050
  • 7Alanyaspor3048
  • 8Göztepe3038
  • 9Gaziantep FK3038
  • 10Antalyaspor3037
  • 11Kasımpaşa3036
  • 12Gençlerbirliği3133
  • 13Denizlispor3132
  • 14Kayserispor3031
  • 15Konyaspor3030
  • 16Yeni Malatyaspor3029
  • 17Çaykur Rizespor3029
  • 18MKE Ankaragücü3025
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA