DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ÇINAR CAN ÖZYÜREK
ÇINAR CAN ÖZYÜREK
Giriş Tarihi : 28-04-2021 19:33

Uzaktan Hayat

 

Bir zamanlar bir dünya vardı. Üzerinde insanların huzurla, mutlulukla yaşadığı, çocukların özgürce oyunlarını oynadığı bir Dünya. Bizlere Pozitif bakan bir Dünya, o Dünyada yine acılar yine ölümler yaşanmaktaydı. Ancak üzerinde yaşayan canlılara sunduğu nimetler ile onları kucaklayan, onları anlayan bir dünya vardı. Herkes yakından bir hayat sürmekteydi evet yakından bir hayat. Uzaktan değil. Bir zamanlar, o eski Dünyada günümüzden farklı yaşanan bayramlar vardı, halihazırdaki bayramlar gibi uzaktan değil, bir arada olduğumuz, küslerin barıştığı, büyüklerimizin ellerinden öpüldüğü, ansızın çalan kapının ardında, bayramımızı kutlayan çocuklar vardı. Yakından yaşayan çocuklar vardı. Nerede o eski bayramlar.

Sevgili okurlarım bu hadiseler, belki eski güler yüzlü dünyada kaldı, ancak, globalleşen dünya, her alanda teknolojinin içerisine haps olmuş yaşamlar, koronadan öncede bizleri birbirimizden uzaklaştırmaya yetmişti. Peki size sormak istiyorum? Günden güne artan bu birbirimizden uzaklaşma eğilimi konusu, sizce sonunda bizi mutlu edecek tabloyu mu sunuyor? Yoksa mutluluk başka yerlerde mi saklı?

Bahar ayının yaşandığı şu günlerde, doğanın yeşille buluştuğu, ağaç diplerinde papatyaların bizlere gülümsediği, toprağın çimle kaplanarak, yeşilin en canlı halini bizlere cömertçe sunduğu, içimize çekilen nefesin en tazesi ile buluştuğumuz doğadan, hırslarımızın esiri olarak uzaklaşmaktayız. Doğadan yalnızca uzaklaşmakta değil konu, yaşanılan bu olumsuz tablo, aynı zamanda yanlış bakış açısıyla baktığımız doğamızdan, esiri olduğumuz doğal olmayan yapının çıkarları doğrultusunda hareket eden, doğaya zarar vermekten hiç çekinmeyen bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu durum doğanın ziyadesiyle dengesini bozmakta.

Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Dünyayı anlamamız gerekiyor, Dünyanın içinde taşıdığı eşsiz doğayı takip etmemiz, onunla hayatımızı senkronize etmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Doğanın sahibi olduğumuzu düşünüyoruz. Doğanın kendine özgü sade bir yapısı var bizim keşmekeş düşüncelerimizin hiçbir zaman esiri olamaz bu yapı. Bizim inisiyatifimiz doğrultusunda hareket etmez.

Eski dünya bizi anlamaya çalışan bir dünyaydı, belki bu kadar yoğun hırsların kölesi değildik o zamanlar, dolayısıyla dünyamız ile yakın bir dil ile iletişim halindeydik belki de. Birinin bizi anlaması için aynı dili konuşmamız gerekiyor değil mi? Peki şu an, biz dünya ile aynı dili konuşuyor muyuz sizce? Yoksa ondan uzak, tamamen kendi ihtiraslarımızın içinden türemiş bir dil ile mi onunla iletişime geçme yolları arıyoruz?

Değerli okurlarım. Halihazırda ,17 günlük bir kısıtlama bizleri bekliyor, bu zaman dilimi, çok önemli bir süreç, Dünyayı anlamak, onun dilinden yeniden konuşmayı denemekten başka çaremizin olmadığını anlamamız gereken bir süreç.

Son bir soru, Hayat mı? Yoksa günlük hırslarımız mı?

 

 

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Beşiktaş4084
  • 2Galatasaray4084
  • 3Fenerbahçe4082
  • 4Trabzonspor4071
  • 5Demir Grup Sivasspor4065
  • 6Atakaş Hatayspor4061
  • 7Aytemiz Alanyaspor4060
  • 8Fatih Karagümrük4060
  • 9Gaziantep Futbol Kulübü4058
  • 10Göztepe4051
  • 11İttifak Holding Konyaspor4050
  • 12Medipol Başakşehir4048
  • 13Çaykur Rizespor4048
  • 14Kasımpaşa4046
  • 15Helenex Yeni Malatyaspor4045
  • 16Fraport-TAV Antalyaspor4044
  • 17Hes Kablo Kayserispor4041
  • 18BB Erzurumspor4040
  • 19MKE Ankaragücü4038
  • 20Gençlerbirliği4038
  • 21Yukatel Denizlispor4028
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA