DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET HABİL TECİMEN
MEHMET HABİL TECİMEN
Giriş Tarihi : 15-03-2021 13:01

Üç Tarz-ı Siyaset eksenli politik duruşun 20. yy eksenli eksantrik kabiliyetine cevabî giriş

Yıllar önce Selçuklu -bütünlük siyasetini- (Selçuklu bütünlük stratejisi şudur: Anadolu Türk devletleri için ege adalarının ıslah edilmesi, boy-kışla kimliğinin devlet-millet kimliğiyle beraberliği, antik Anadolu coğrafyası –bilgisinin- Türklerin eline geçmesi) kavramlaştırırken şu konuyu öncelimize almıştık.(*+) Selçuklular kendi içinde öylesine ağır imtihanlardan geçmişlerdi ki, bunun ciddi bir nedenseli olmalıydı; ince bir bütünlük kimliği hatta, -bunu ceyş’ül hükmiyeti ile-başarabilirlerdi ancak. Neticede başardılar da… Mesele düşmanın sadece yenilmesi değil hem itaat hem de ırksal arkaplan bilgilerini (antik Anadolu -ilk bilgi- bilgisi) onlardan –iyilikle- devralmaktı. Selçuklu bunu başardı,-

 

Tarihen ifade etmek zorundayız ki, 20.yy’ın başında üç tarzı siyasetin onca seküler atıflarına rağmen kadim başlangıç kimliği –aslında- Selçuklu’nun bütünlük stratejisi kimliği idi. Yani İslamlaşmak, Türkleşmek ve Muasırlaşmak meselesi başlangıçtaki ilk oluşu (first occurrence) yeniden yakalamak amacıyla bize anlatıldı ama derdi antik bilginin -11.yy’da olduğu gibi- yeniden Türk kimliği tarafından okunması olmadığı ve hatta devam eden süreçte bunun –zaîyyet- amaçlı olduğu o kadar netti ki… (Jeune Turc ikilemi)

Konunun mutlak temelde antikite’nin Türkiye Hakanlığı’nı parçalaması olduğunu, ulus devletin niteliklerinin Fransız devrim yasaları ile -faire la loi’nin-:, eşleştirilmesi çabasından ortaya çıktığını anlatmak yerinde olur mu? Olur..: hem de çok iyi olur! Lakin iyi niyet geçerli değil burada! Hâk eksen! Bunu bizler yapmadık Batı merkezli alegorik kimliklenmeler yaptı, demek yani-, Siz kimdiniz de birden, kimiz şimdi oldunuz? Ne demek şimdi bu mu?! Bunu kabul etmek mümkün mü? Zihin ayıklanmasında süreç ne zaman işleyecek. İşletilecek./ Biz buna kesinlikle -talibiz.- LaCulture şuuru. Ulus devlet bilincinin anlaşılması ise ülkenin ikinci kez dizayn edilmesi (antikite’nin sistematikleştirilmesi) sürecinden sonra oldu. (Ekim 1961) -O neydi?-, bilincin İslam’ın dışına zorla davet edilmesi. -Keşke itilmeseydik! İtildik ama.

Yeni Türk topraklarında kalıcı olmanın gereği olarak meselenin antik kökenlerini dikkate almanın nasılını size şöyle anlatabiliriz; Türkler, Anadolu’daki onca kavmi kadim imparatorluk kimlikleriyle doğan ilişkilerini öğrenirken ata kültürü ile de yeni devletine –bütün konuyu- raptetti; Pers’in ve Bizans’ın Anadolu coğrafyası merkezli şehir-savaş -taktiklerini- tecrübelerini dikkate aldı. Çok iyi uyguladı.

O kertede anında verilen bir kararla Haçlı önündeki kılıçarslanlaşmanın getirileri, alaeddînkeykûbatlaştırılarak iki merkezli imparatorluk hafızası içeri alındı. Bayındırlık! İsimler yer değişirken kültür Asyalı kaldı. Ama kayser ve satraplık kültürü devletin tecrübesinde dönmeye başladı. Antikite hizmetimizdeydi. İki devlet kültürü tek devletin nizamnamelerinden işlemeye başladı. (1)

Türkleşmenin, İslamlaşma evresine veya çeyş’ül bahrin muasırlaşmasına tekrar dönersek diyeceğimiz de şudur: başlangıçtaki fetih islahiyeti bu iken 19. yy’da konu neden farklı yorumlandı? Çünkü süreç, Türk Hakanlığı temelinden –maatteessüf- ayrılmıştı. Sujet:-, bu kadar açık!

Selçuklu bütünlük Devleti stratejisi, o dönemdeki adıyla (a) klan-boy taassubuna son verecek (b) Bizans (Doğu-Roma) ve -artı devletlerin- (2) antik stratejilerini (savaş usullerini Anadolu’ya özgü taktiksellik) iyi belleyecek (c) sonrası da ise Anadolu -zaviye kültürü- üzerinden oluşacak gaza kimliğinin ileri mekanizmalarını organize edecekti ki, İslamî motivasyon bizzat Türk Hakanı’nın direktiflerini ve rumuzlu mektuplarını dikkate alacaktı. (teşkilat’ül kavanin- teşkülî kavanîn) (3)

Bu kimliklenme ortaklaşa bir halleşmeyi doğurdu ve Anadolu Selçuklu Türklüğü (sultanları) yabancı ırktan kadınlarla evlenerek bu topraklarda kalıcı olduklarını evlendikleri kadınların ırklarına –ince hîsapla- (4) iletmiş oldular.

Ermeniler, Gürcüler ve Rumlar ve dahi Süryani nüfus (daha sonra Sırp Bulgar, İtalyan yarımadası kökenliler) Türklerin Anadolu’da macera için bulunmadıklarını kendileri adına kesinleme yılı olarak beliren M.S. 1071’den sonra konuyu kendi içlerinde Türkleşme platformuna dahil oluşla belirginleştirdiler. (Anatolia Turchia süreci)

Peki, bu denli net olan mesele, 19. yy’ın sonunda -nasıl bir değişime- kimlerin eliyle ulaştı? Niye böyle bir şeyle tarihen karşılaştık?; -konunun birçok tarafı var ve şimdiye kadar mahremiyetini kendi halinde korudu-. Ama biz çünkü ile başlayıp deriz ki, mesele antikite’nin üçüncü evresi olarak Anadolu Türklüğünün modernite’ye -uyumla şereflenmesi atfından- başlar; sonra da deriz ki; Türk Hakanı da,  - antik melezleşme kültürünü- Batıya karşı kullanamaz olmuştu, /kullanıyordu oysa!/ -ki, bu kültür -kavanîn uyarılarına rağmen- Tanzimat’ı başımıza bela etmeye engel olamadı. Hikaye biraz böyle!

İnhitat dönemlerinin entelektüel kimliği (âlim-î kavanîn) İslamlaşmanın gaza kimliğini artık okuyamaz oldu-lar. İslamlaşma İslamcılıklaşır ve sosyalist temayüllü determinist –imamların- eline düşer-di. /Hâlâ tüccarlaşma tebliğciliğinden gaza kültürlü İstanbul’da bahseder dururlar.-

Bu onların yetişme şartlarından değil (5) bizzat değişkenlik (security) kimliğini akademik dünyanın antikite zorlamasından anlamalarıyla vücuda gelmişti. Güvenliği, İngiliz satraplığı ile karıştıranlar, bizzat içerden oldu. Heyhat!

Neyse biz konumuza dönelim, diyelim ki Türkleşmek, İslamlaşmak ve Muasırlaşmak evresinin başlangıç sisteminden kopup müstevli elinde türkçüleşmesi, batıcılaşması, islamcılaşması bizi 19.yy’dan sonra farklı bir şeytani ivmeye itti. Âlim’ül alamet:-, (6) artık Marksist terminoloji üzerinden -çatışmacı kabiliyetiyle- İslam’ı anlatabileceğini söylemeye başladı; (İslamî terminolojiyi sadece Batı diline tercüme etme adına kullandı; konuyla ilgili, sayısız akademik örnek-deneme var). Kullandığı terminolojinin Marksist olduğunu anlatınca da tevile saplandılar, ki onlar sivil akademiyya adını tercih ettiler-.

Türkçünün sorunu farklıydı; -sadece-, kurtarılmış vatanı Anadolu Türk boylarına kendince anlatmakla özetledi durumu; durum hiçte öyle değildi halbuki, süreç kendiliğinden ters işletildi. Zamanla merkezi Anadolu Türklüğe uyandı ama! Sermaye merkezli Türkçülüğe de… Kışla dağılmadı (!) dağıttı.- İmdi Atlantik’te esef ondandır.!

Batıcı ise (malûm üzre) Batı sistemi içindeki halini öylesine değiştirip anlatıyordu ki, ‘biz Batılaşmak meselesi ile Batıcılaşmayı anlatmıyoruz, Batılılaşmakla çağdaş uygarlığı kastediyoruz başka bir şeyi değil, demeye getirdi’… Ama durum öyle değildi-r-, bildiğiniz gibi… Öyle ise, cevabımız şudur: Herkes kendi işine bakabilir mi acaba? Bakar da.. Biz de Mekke ile doğan kimliğimize bakarız! Olay bu-dur:

 

(*+) Üç Tarz-ı Siyâsete karşı Tek Tarz-ı Vahiy adlı kitabımızda tartıştığımız onca şeye cevabî hakkımızı saklı tutuyoruz, vahiy ve siyaset meselesini tabu haline getirenlere karşı Tek Tarz-ı Vahiy kavramlaşması, -konuşacak:-

  1. Mehmet Kaplan (Prof.) Kültür ve Dil, Dergâh Yayınları,
  2. Bizans’ın dışındaki Kilikya kale devletleri; -Amasra-Ceneviz vs...-
  3.  Konu bilinmesine rağmen tarihi belgeler gün yüzünde hâlâ değil…
  4. Yabancı soylu kadınlarla evlenme meselesi tamamen karşı tarafın psikolojik direncini kırma amaçlıydı.
  5. Anadolu Türklüğünün mahalli kültürü hala efsane liderler yetiştirmeye devam eder.
  6. Türk âliminin devletinin yanındaki -alametleri-,

 

NELER SÖYLENDİ?
@
MEHMET HABİL TECİMEN

MEHMET HABİL TECİMEN

DİĞER YAZILARI Günahın metodik anlamsalı üzerine sözce Asyalı antikite kabiliyeti nedir duruşuna giriş Türk hâkimiyet yöntemi Aldanma üzerinden büyür aldatma Marksizm’in uygulanabilir kavramları bağlamında kapitalist değerler Türkiye üzerinden aşklar koalisyonuna tazim İkircikli tekel kimliğine konuşma yazıtı Osmanlı toplumundan liberal Türk tabakalaşması düzenine giriş Laikçileşme üzerinden başlangıç Türk Edebiyatı’nda kadim-modern statükosu Bir gelişmecilik hikâyesi olarak modernité Üçlü politikaya karşı ‘Tek Tarz-ı Vahiy’ Türkiye siyasi kültüründe Fransa ihtilâl tarihi muhibliği  Fikirdaşlara aşikâre ötelenmiş fikrî arkaplan Türk Edebiyatı’nda zamanın taharrûatına tavzih Medeniyetin öldürücü kültür kapsülü Üç kültür tekâmülü Hz. Muhyiddin’i anlama meselesine giriş Marksist felasifeye Türk dokunuşu Türk Medeniyeti Tarihi’ne Başlangıç Cümlesi Cemil Meriç meselesine giriş ‘Nurettin Topçu’ Meselesine Giriş Türk Edebiyatı’nı eleştirme kabiliyetine ilişkin… İsmet Özel eleştirisine ruk’a Metafiziği tanımlama kabiliyetine dair Marksizm’in beş eksiği beş fazlası Marksizm’in üretim kimliği, tüketim anlatımı İnanılmazlık üzerine metot teatisi Gidiş ve bir daha hiç gitmeyiş… Nice zaman ilinde bir şehir tesellisi… ‘Pazarın Sistematik Babaları’ (1) Marksizm neden küçümsenmemelidir zihniyetinin dikkatine… Market hükümleri üzerine kadim söz iklimi Kahvesiz kalmanın tatsızlığı… Dudak mimikleriyle gelişen tebessüm kimliğine dair… Are you love me neden demez İngilizce? BİR TEK METİNLE İNSANA NİZAM VERMENİN HİKÂYESİ BİR METEL AKŞAMINDA KAYSERİYYE TÜRKLÜĞÜNÜN DAS’ÜL EVRESI DAD-EL HÜKMÜ MEVT DEVRESI TÜRKİYE’NİN ZAFERLERİNE NASIL BIR GÖLGE TASAVVURU? SAĞ VE SOL TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR KAVRAM OLMALIDIR? TÜRKIYE TARİHİNDE FAİZİN ÜÇ EVRESİNE DAİR
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
HAYVANLAR ALEMİ
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
HAYVANLAR ALEMİ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA