DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
HOCACÜNDİZADE ATAULLAH BEY
HOCACÜNDİZADE ATAULLAH BEY
Giriş Tarihi : 28-05-2021 13:47

Türkiye’de dinî kimliğinin arkaplanı üzerine

Modern İslam Düşüncesi Tenkidi -2

Dinin kimliği konusunda kalem oynatmak tarih boyunca birçok noktada ilim erbabını ağır imtihanlarla birlikte yaşattı. Çünkü dinin kimliğinin muhatabı neticede insandı. İnsan ise hem lütuftu, hem bela. Ve dahası insan her dönemde dinin varlığı konusunda hasislik yapagelmiştir. Ne tür hasisliktir bu? Din benimdir başkasının değildir hasisliği. Din tebliği özel bir alandır. Mesele bu anlamıyla tarih boyu kanamıştır, kanar, kanamaya devam eder. Din âlimi başlangıçtan günümüze ilmini ölümle burun buruna gelerek edindi; fikirlerini tam açamadı, anlatamadı, hatta gizledi. (Bu gizleyişin nedeni, bazen hasisçe bazen inkârcı, bazen zavallıca, bazense münafıkça idi.) Peki, günümüze kadar bu böyle mi geldi? Evet, maalesef bu durum devam ediyor. Bu anlamıyla hakiki, hak âşıklarının heybesini eline alıp dağda bir tekke-medrese kurma içtihatları devam eder durur. Konunun ilk veçhesi bu iken, ikinci veçhesi şudur: İlim adamları gerçekten hak aşığı olmak zorunda mıdır? (mesele buraya nereden mi geldi?) Hayır değildir, kalabalıkların büyük çoğunluğu buna itiraz eder. İlim eşittir, Allah’la bütünleşme. Böyle bir kurgu yoktur dostlar. Lakin Allah öyle bir ilim verir ki birine -ki buna -vehbî ilim denir- ilim medreselerinde okumasa da ilim sahibi olur, medrese tahsili alanlar da bu manada –vehbî ilim serdedenlere doğrudan doğruya düşman olurlar, ölümüne fetva verirler. (verdiler mi verdiler, evet.)

Sühreverdi’nin  (1145 -1191) günahı neydi? Sadece vehbî bir deha idi, -sözüm ona- âlimler ölüm fetvası verdi. Hani Hallaç-ı Mansur gibi de değildi o; Enel Hâk da demedi. Yetti mi örnek? Hayır… İbn-i Arabi ölümlerden ayrıldı, ölümlere tutuldu. İbni Arabi ki, Müslümanların -şu ana kadar söz konusu zatın kimliğinde-sahasında tek bir âlim-allame yetiştiremediği büyük- dehası… O, öldü, öldürüldü…

İlim yumağı öylesine ağır bir yüktür ki sinesine aldığı kendi ehlini özel dünyasında kendiyle hemhal eder, ya mamur eder ya da berbat eder.

Konu şudur; tarih boyu din alanı antik kimlik çerçevesinde tartışılırken dinin insanların akıl kimliğini engellendiği veya yok edip uyuşturduğu iddiası hâkimdi. Vahye karşı duruştu bu, -ki batıldır.! (öncesi de vardır bu iddianın/din afyondur meselesi.) Bu karşı koyuşlar tarihin içinde kendi alanına çekildi ama ilim ehli için asıl mesele din adına konuşanların (mahiyeti) özel anlatma (tebliğ) becerileriydi. Bu öylesine büyük bir becerisizlik iklimi olarak öne çıktı ki daha sonra, hakiki ilim ehli, kendini gizlemek, inkâr etmek veya ölmekle diyet ödeme yoluna gitti. Bu, bugünde böyledir, böylesine zalimcedir. Bundan dolayı âlimler, kendisini koruyacak güçlü kan kimlikleri, hanedanlıklar, saraylar etrafında şekillenen dünyaya girmek zorunda kaldı.

Bir ilim kan kimliğinin koruyuculuğunun altında olur mu? Hayır olmaz. Öyle ise biz bu metinlerde bu konunun bütün veçhelerini sizinle paylaşmak istiyoruz. Modern İslam düşüncesi etkinliğini (!) (ne demekse), biz eleştiri altına alırken kendi kimliğimizi ilmimizin yanına koyarak kalem oynatıyoruz. Herkese bir şey öğretmekle kendimizi mükellef tutmuyoruz, tutamayız. Öyle ise konumuza tekrar dönelim: soru-muz şudur? Türk akademisi onca kapasitesizliğine rağmen neden ilmin merkezi olma iddiasına sahip çıkamaz, kendini eleştirenlere itiraz etme takatini kendinde bulamaz, yani demez ki bir dakika ilmin merkezi benim, hele beni bi dinleyin. Bunu diyemez, diyemiyor; çünkü ilim kendisinde değildir artık. İlim, akademinin –üniversitenin- dışındadır, herkes biliyor bunu, dahası, ilmin menşei artık Türk akademisinin elinde değildir, bizzat onu inkâr eden veya ondan uzak duranların elindedir. Akademi kendi kendini tüketmiştir. Bu anlamıyla ilim, aranmadığı dünyayı terk edip kendi mağarasında kendini koruma altına almıştır.

Modernité, bu anlamıyla bizim iç işlerimize müdahaleyi üniversite üzerinden değil, özel alanlardan yapmaya başladı. Yani artık üniversiteler ilim anlamında kelepçelendi, konu ilmin mahiyetini aştı. Şimdi, biz Atlantik saray üniversitelerinde ilim üretenlerle 11. yy’da ilim için ölümü göze almış âlimler arasında kala kaldık. Öyleyse ilmi artık üniversitenin dışında düşünmek gerekiyor. Eğer din âlimi kisvesi, İslam Aydınlanması peşinde koşuyorsa Fransız Aydınlanması kapasitesi artık onun olmuş demektir. Bu, kadar nettir. Kavram bilmeyeni kendi kavramında daim tutarlar. (boğarlar.) Adamın derdi hakikat planı değil, rasyonalité  ise, öyle din adamın kimliğine (ilahiyat) iyi saatler dilemek gerekir. Modernité, bu anlamıyla bizim için eleştirilecektir. Olay budur.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
HAYVANLAR ALEMİ
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
HAYVANLAR ALEMİ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA