DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
SÜLEYMAN KOCABAŞ
SÜLEYMAN KOCABAŞ
Giriş Tarihi : 27-09-2020 16:02
Güncelleme : 27-09-2020 17:07

TÜRKÇE SEVDALISI OĞUZ ÇETİNOĞLU

Ömrü boyunca   milletimizin meselelerinin milli ve yerli boyutlarda  çözümlenmesine çalışmış, milli kültürümüze katkı için bu uğurda 20 değerli eser vermiş  Oğuz Çetinoğlu’nun yeni eseri  “Ses Bayrağımız Türkçe” ismini taşıyor. Öteden beri kendisini “Türkçe sevdalısı” olarak da tanıdığımız Çetinoğlu bu kitabında, Türkçemizin dünden bugüne, içine yuvarlandığı büyük problemleri, hem toplumumuzun ve hem de hükümetlerimizin  çözmede gösterdikleri duyarsızlıkları dile getirmesi, bizim de sevdalısı olduğumuz Türkçemizin Cumhuriyet döneminde karşı karşıya geldiği iki büyük “Dil Yol Kazası” na geniş boyutlarıyla yer veriyor. 

 Türkçenin problemlerini inceleyen kitaplarımda bu iki büyük dil yol kazasını şöyle dile getirmiştim: 

 1-1932 – 1980 döneminde yaşanan   “Birinci Büyük Dil Yol Kazası”  kendisini “Dil Devrimi ile ile dilimizin devrilmesi” sürecinde göstermişti. Milletlerin  hayatında, süreklilik arzeden bir kültün unsuru olduğu için üzerinde “Devrim” yapılamayacak dilimiz,  birinci yol kazasına 1932’de başlatılan “Dil Devrimi” sebep olmuş, sanki  dünyadaki bütün diller “saf dil” imiş gibi, Türkçenin de “yabancı” kelimelerden, bunların yüzde yüz tasfiyesi ile arındırılarak adına, “arı dil, özleştirme” denilen “ilk hastalık” a yakalanan dilimizde ne kadar Arapça ve Farsça kelime varsa  bütünüyle atılarak yerlerine Türkçe karşılıkları olanların konulması veya bu karşılıklar bulunamaz, bulunanlar tutmazsa, dilcilerin masa başında, üstelik de Türkçenin imlası ve gramerine (dil bilgisi) aykırı eklerle “uydurukça kelimeler” uydurmalarıyla gelen, babayı oğuldan, milletimizi  mazisinde kopmaya yönelik “Uydurukça Dil” salgını kendisini 1980- 1983 12 Eylül Darbesi ve Rejimi yıllarına kadar  göstermişti. Adı geçen darbe ve rejimin  milletimizin  “hayrına” girişimlerinden olarak ehliyetsiz ve liyakatsiz kimselerin elinde “Birinci Büyük Dil Yol Kazası” na sürekli merkezlik teşkil etmiş Türk Dil Kurumunun geleneksel yapılanmasını değiştirerek, “devletleştirmek” suretiyle, dil işimizi ehliyetli ve liyakatli ellere teslimiyle birlikte “Uydurukça dil hastalığı” mız tavsamıştı ama, bunun yerini bu seferde: 

       2-  Evveliyatı 1950’li yıllara kadar indirilmesine rağmen yoğun olarak  1980 ’li yılların başında  iyice ortaya çıkmaya başlayan  “İkinci Büyük Dil Yol Kazası”  ise, bu sefer de dilimiz, dünyada “dillerin katili dil” unvanını almış İngilizcenin dilimizi işgaliyle kendisini göstermeye başlamıştır.  Bu ikinci  büyük dil yol kazasının boyutlarını ortaya koymak için “1920’ lerde  vatanımızı işgalci askerleriyle işgal edemeyen İngilizler (ve diğer müttefikleri) günümüzde milletimizi millet yapana dilimizi kelimeleri ve kültürleriyle işgal etmek suretiyle (ve hatta bu birçok yazarımız  tarafından “yeni bir çeşit Haçlı Seferi” olarak da nitelendirildiği halde) milletimiz bu “Kültürel Haçlı Seferi” ile Anadolu’da yok edilmeye çalışılmaktadır. Bunun önlemesi için bugün itibariyle dilimizin ana problemi “Yabancı dillerin istilası” ndan kurtarılması, her vatanseverin canla başla ve “Yeni bir İstiklal Harbi ruhu” ile işe sarılmasıyla başarılacaktır. 

      Sayın Çetinoğlu, “Birinci Büyük Dil Yol Kazası” nı kitabında şu ifadeleriyle dile getirmiştir: 

          “Dilde sadeleştirme  hareketi, 1932’ de tasfiyeye dönüştürüldü. 1934 vazgeçildi ise de  1938 – 1950 (İnönü döneminde) arasında dilimizde büyük tahribat yapıldı.  1960 yılında, on yıllık kesintinin (1950 – 1960 Menderes döneminde) sözde kayıpları telafi edilmek maksadıyla  yeni ve daha yıkıcı bir çalışma başlatıldı.”   

    Çetinoğlu, dilimizin bu haliyle  kaideleri ve  gramerine uymayan “uydurukça kelimeler” salgını ile  iyice nasıl zayıflatıldığı yanında, özellikle de dilimizin konuşma ve yazı dillerinde nasıl yanlış kulanıdığnın izahlarını da geniş olarak yapmış, bunu vurgularken de, “    “Türkçe demek  Türk demektir. Çünkü Türk olmanın en belirgin göstergesi Türkçe konuşmaktır… Türkçe konuşmak yetmez. Türkçeyi doğru ve güzel konuşmamız gerekir… Türkçemizin karşısında bulunduğu büyük tehlikelerin ikincisi, (birincisi, dilimizin gramerine uymayan  uydurukça kelimeler ve yabancı kelimelerin istilası olduğu halde)  ifade bozukluğu ve yanlış kelime kullanılmasıdır” haklı görüşlerine yer vermiştir. 

     Dilimizin “İkinci Büyük Dil Yol Kazası” na uğramasına da kitabında geniş yer veren Çetinoğlu, yabancı dillerin ve özellikle de İngilizcenin dilimizi işgal yollarını şöyle sıralamıştır:    

   “Türkçemiz  4 türlü tehdit altındadır: 

     1-Yabancı dille eğitim,

     2-Yabancı kelime istilası,

     3-Türk dil bilgisi kaidelerine aykırı olarak uydurulan kelimeler,

     4-İnternet Türkçesi…”

      İki büyük dil yol kazasını kitabında geniş boyutlarıyla anlatan Çetinoğlu’nun “altı çizilmesi”  gereken görüşlerinden bir demet şöyledir: 

    “Türkçenin korunması  görevini farz- ı ayn olarak benimsemeli ve uygulamalıdır.”

   “Dilini geliştirip zenginleştiremeyen, yabancı dillerin istilalarından  koruyamayan milletler, ne milli bir kültür politikası oluşturabilirler,  ne de oluşmuş kültürlerini koruyabilirler.  Yozlaşma ve yabancılaşma dille sınırlı kalmayarak, zamanla bütün değerlerin  yok olmasına  ve milli birliğin telafisi imkansız  zararlar görmesine sebep olur. “

    “Türk dilinin bozulma ve yabancılaşmasının önemli sebeplerinden birisi olarak  yabancı dille eğitime son verilmelidir… Yeryüzünde bazı sömürgeler dışında, yabancı dille eğitim yapan bağımsız bir ülke sayısı yok denecek kadar azdır.”

     “Bu konular (Türkçeyi doğru ve güzel kullanmak ve  uydurukça kelimelerle kirletmemek) Türk milliyetçilerinin ana meseleleridir. Ulusalcılar bu konularla ilgilenmezler. Onlara göre millete ait değerler, çağdaşlaşmayı engeller. Dilimize, batıdan ne kadar kelime alırsak o kadar batılılaşırız.”

    “Türkçemize işkence ediliyor: Türkçemiz azap içerisinde. Feryadını duyan yok… Dilimiz Türkçe alabildiğine kirletilmiştir.  Kirletilmeye devam edilmektedir. Çürütülmek, yok edilmek için elden gelenin yapıldığı görülüyor. 

   Halbuki Dilimizin korunması, vatan müdafaası hükmündedir.”

     “Dilde inkılâp, devrim ve kökten değişim olmaz.  Yapılması gereken zihniyet değişikliğidir.  Dilimizi, batıdan kelimelere açık tutun zihniyetin felaket getirdiğini idrak etmeli ve bu zihniyeti değiştirmeliyiz.” 

     “Akademisyenlerimiz yabancı dil imtihanına tâbi tutuluyorlar da Türkçeyi ne ölçüde bildiklerine bakılmıyor.” (Benin görüşüm: Akademik unvanlar alacaklar, önce Türkçe yeterlilik sınavından geçirilme, bunu kazananlar ancak yabancı dillerden yeterlilik sınavına alınmalıdır.)

     “Türkçemiz, kasıtlı tecâvüzlerin  tehdidi altındadır.  Onu ancak kanunla ve  kanunun düzenleyeceği  hükümlerle koruyabiliriz.”

     “Türkçemiz, yanlış üretilen kelimeler sebebiyle hayatına kast edilen tehditler altındadır. Tehditler, dilin millet hayatındaki  yerini ve ehemmiyetini  idrak edemeyen sorumsuz kişilerden gelmektedir.  Bu kişilerin tahribatını önleyecek dil akademisi yoktur… Yaşayan, doğru ve güzel Türkçenin dökümünün / listesinin çıkartılması önemli bir çözüm olarak düşünülmelidir.”

    “Her dil, yabancı dillerden ihtiyaca göre kelime alabilir. Fakat kaide alamaz.  Çünkü dilin yapısını oluşturan kelimeler değil,  kaidelerdir. Yabancı dilden alınan kaideler, Türkçeyi önce yozlaştırır, sonra da eritir yok eder.”

      “Yabancı dillerden  yeni kelimeler alma alışkanlığı  önlenemezse, Türkçemiz istilaya maruz kalır.  Vatan topraklarının istila edilmesinden  daha kötü bir durumdur.  İstilacıya savaş açıp kovmak mülkündür.  Türkçemizi istila  eden kelimeleri kovmak ise zordur.  Bu şuur meselesidir.  Şuurlu insanlar esasen dilimizin istilasına  izin vermezler.  İstiladan sonra şuur oluşturmak ise sosyoloji ilmi açısından  imkansızlık ölçüsünde zordur.”

    “Hangi şartlar altında  olursa olsun, ana dillerini  konuşmayan, yabancı  milletlerin dillerini günlük hayatta kullanan milletlerin devletleri de   günün birinde tarih sahnesinden silinmiştir.” (Benim görüşüm:  Tarihte Anadolu topraklarında dört millet yaşamıştır: Sümerler, Hitiler, Urartular ve Frigyalılar. Bu milletler anadillerini  konuşmayı terk ettikleri için tarihin milletler mezarlığına gömülmüşlerdi. Günümüz itibariyle Anadolu toprakları üzerinde yaşamaya devam eden Türk milleti de yabancı milletlerin dillerini artarak konuşmaya ve yazmaya devam ederse, adı geçen dört milletten sonra Anadolu’da yok olmaya aday beşinci millet olacaktır. Zaten, geçmişten günümüze  iç ve dış ihanet odaklarının emeli  budur. Cephede mağlup edemedikleri milletimizi milli değerlerini yok etmek suretiyle tarihten silmeye çalışmaktadırlar. Bunu veciz bir şekilde filozof Aristo şöyle dile getirmiştir:           

     “Bir milletin ruhunu ve değerlerini yok etmek istiyorsanız, diline, hukukuna ve musikisine dokununuz.”

      “Benim kelimelerim ve kültürümün girdiği bir ülkeye askerlerimi sokmaya lüzum yoktur”  sözleri de Fransız İmparatoru I. Napolyon’a aittir

     “İnsan topluluklarını millet haline getiren en önemli iki unsurdan biri, belki de birincisi  dil, ikincisi dindir.  Çünkü dinin öğrenilmesi, öğretilmesi  için dil gereklidir.”

    “Atasözlerinde,  deyimlerde,  terimlerde, şarkı ve türkülerde, mâniler ve ninnilerde  kullanılan ne kadar kelime varsa,  bir tanesini bile hesap dışı bırakmak, dilimize ihanettir.”

     “Türk’e, Türk kültürüne ait maddi ve manevi değerleri kemirerek aşındıran, yok etmeye çalışan arsız kemirgenler, günümüzde, geçmiş dönemlere göre daha fazla sayıdadırlar ve daha etkilidirler.  Yazılı, sesli ve sesli-görüntülü medyamızın büyük bir bölümü  bunlara fahrî tanıtım desteği veriyor. Kim ki Türk’e ait değerleri  yıpratmaya çalışıyor, o kişi göklere  çıkartılıyor. Kültürel değerlerimize  sahip çıkanların  gözden düşürülmesi için  kampanyalar düzenleniyor.” 

     “Türkiye’de Türk çocuklarına, dinlerini öğretmenin dışında, Türkçeyi öğretmekten  daha üstün, daha önemli ve daha şerefli hiçbir hizmet yoktur.”

   “Türkçe karşılığı olduğu halde, yabancı kelime kullanmak,  Türkçemizin karşı karşıya bulunduğu problemlerden birisidir.”

   “Türkçenin en büyük hususiyeti, söylendiği gibi yazılmasıdır.  Batıdan ‘çekap’ kelimesini aldık. Onu  check –up  şeklinde yazmak, Türkçemize ihanettir.”

    “Türkçe dil bilgisi kurallarına göre, isim tamamlamasında yardımcı kelime  başta, ana kelime sonda olur.  Kanal İstanbul, Borsa İstanbul isimlendirmeleriyle  hatada ısrar ediliyor… Boğaziçi Köprüsü, Atatürk Bulvarı, Dolmabahçe Camii, Fatih İlçesi  söylenişleri örnek alınmalıydı.”

      Çetinoğlu’nun dilimizde yaşanan buhranları dile getiren  yabancı iki bilim adamından aktardığı iki görüş:  

    “Prof. Neumark, vergi sistemimizi düzenleyen  bir Alman’dır.  Aynen şunları söylemişti: “Otuz sene içinde, Türkiye’ye onar yıl ara ile  üç defa geldim.  Öğrendiğim Türkçe’nin  hiçbir kelimesini unutmadığım halde, her gelişimde yazı dili olarak  Türkçeyi yeniden öğrenmek zorunda kaldım.”

     “Prof. Lewis,  dil reformunun, asıl maksadının dili  Farsça –Arapça kelime ve dil bilgisine uygun  yapılardan  arındırmaktan ibaret olmadığını, yeni bir dille birlikte, yeni bir millet inşası olduğunu anlatıyor.” (Benim görüşüm: “Geçmişi ile geleceği arasında köprü kuramayan milletlerin geleceği olmaz” denilir. Bu köprüyü kuran en önemli kültür unsuru milli dildir. Dilin sık sık değiştirilmesi ve hele “yeni bir millet yaratmak” için milletin halihazır konuştuğu yaşayan Türkçenin topyekun tasfiyeye  çalışılması, milletimizin geleceğini karartacağı için vatana ve millete yapılan en büyük ihanettir. Maalesef böyle uygulamanın bir örneği, tarihte ve günümüzde bizim dışımızda hiçbir millet bünyesinde yaşanmamıştır.)

      Sayın Çetinoğlu, kitabının başlığı altına “Dilimizi Kaybettiğimizde, Candan Aziz Vatan Toprakları Dahil, Kaybedecek Bir Değerimiz Kalmamış Demektir” beylik sözünü yazması yerinde ve kitabının vermek istediği  ana fikri bir cümleyle özetleyen ifade olmuştur.

      Türkçemizi iki büyük dil yol kazası dönemlerinde, verdikleri mücadelenin  esası,  Türk milletini korumak ve yaşatmak uğrunda onu millet yapan  dilimizi korumak için cansiperane çalışan nice kahramanlar gelip geçmiştir. Bu uğurda ilk çağrışımda hatırlayacağımız hepsi bu dünyadan göçmüş   kahraman isimler İsmail  Habip Sevük, Peyami Safa,   Faruk Kadri Timurtaş, Necmettin Hacıeminoğlu, Mehmet Kaplan, Nihat Sami Banarlı, Osman Turan, Burhan Felek, Cemil Meriç,  Adnan Ötüken, Ahmet Kabaklı, Oktay Sinanoğlu ve daha birçok kahraman isimlerdir.  

       Günümüz itibariyle ise, dilimiz İngilizcenin hayatımızı her alanda işgali yanında, caddelerimizi  de İngilizce kelimelerden işyeri isimleri vermenin artarak  devam ettiği ve bu haliyle bunlar birer Türk caddesi olmaktan çıkıp birer “İngiliz caddeleri” görünümüne büründüğü halde, 1920’ lerde  caddelerimizi, şehirlerimizi İngiliz askerinin işgalinden, onları İstiklal Harbimizle atarak vatanımız, milli varlığımız ve istiklalimizi koruduğumuz halde, aradan 100 yıl sonra  2020 yılı itibariyle  ise  caddelerimiz ve şehirlerimizin İngiliz askerleri yerine İngilizce kelimelerin işgali karşısında “Yeni Bir İstiklal Harbi” vermek gereğini duyacak  dünün İstiklal Harbi ve Türkçenin korunması mücadelesi kahramanlarını milletimiz bugünde  bekler olmuştur. 

         Üstadımız ve ağabeyimiz  Oğuz Çetinoğlu, yaşının ilerlemesine rağmen, “Ses Bayrağımız Türkçe” isimli kitabıyla “beklenen kahramanlık örneği” ni göstermesi sebebiyle kendisini kutluyor, bütün “dil sevdalıları” na mücadelelerinde  başarılar diliyor, milletimizin  millet  olarak Anadolu toprakları üzerinde ilelebet yaşayabilmesi için bu mücadelenin de 1920’ lerdeki  İstiklal Harbimizin  başarılması  gibi başarılması gerektiğine inanıyoruz.    

NELER SÖYLENDİ?
@
SÜLEYMAN KOCABAŞ

SÜLEYMAN KOCABAŞ

DİĞER YAZILARI TÜRKÇENİN İŞGALİ VE “TÜRKÇE MİSAK - I MİLLİSİ”-3 10-10-2020 13:46 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE   “TÜRKÇE MİSAK  - I MİLLİSİ”-2 08-10-2020 19:11 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE   “TÜRKÇE MİSAK  - I MİLLİSİ”-1 07-10-2020 19:28 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU? 05-10-2020 19:08 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU?-2 03-10-2020 14:52 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU? -1 29-09-2020 19:15 TÜRKÇE SEVDALISI OĞUZ ÇETİNOĞLU 27-09-2020 16:02 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-5 14-08-2020 11:20 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-4 13-08-2020 13:18 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-4 12-08-2020 13:42 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-3 12-08-2020 13:40 KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-2 10-08-2020 16:27 KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-1 09-08-2020 16:13 KORONAONDOKUZ  (COVID -19) Lakabı Namı VİRÜS İLE SÖYLEŞİ 25-07-2020 14:45 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-29 22-07-2020 12:04 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-28 21-07-2020 13:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-27 19-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-26 13-07-2020 13:56 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-25 12-07-2020 12:05 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-24 11-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-23 06-07-2020 10:54 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-22 05-07-2020 14:58 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-21 04-07-2020 11:37 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-21 28-06-2020 11:33 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-20 20-06-2020 11:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-19 14-06-2020 13:24 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-18 09-06-2020 12:10 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-17 02-06-2020 12:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-16 31-05-2020 12:00 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-15 30-05-2020 12:13 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-14 26-05-2020 10:49 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-13 25-05-2020 12:46 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI -12 24-05-2020 07:02 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-11 17-05-2020 12:32 KAPKARA VE KASVETLİ BİR GÜN 12-05-2020 12:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-10 11-05-2020 11:58 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-9 01-05-2020 13:49 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-8 24-04-2020 12:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-7 15-04-2020 15:53 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-6 06-04-2020 13:38 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-5 27-03-2020 11:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-4 23-03-2020 11:15 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-3 22-03-2020 13:56 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-2 20-03-2020 11:18 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-1 19-03-2020 11:14 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-8 07-02-2020 11:43 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-7 06-02-2020 11:35 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-6 05-02-2020 11:09 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-5 04-02-2020 11:03 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-4 03-02-2020 11:36 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-3 02-02-2020 14:26 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-2 31-01-2020 10:54 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-1 30-01-2020 10:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor513
  • 2Fenerbahçe511
  • 3Fatih Karagümrük58
  • 4Antalyaspor58
  • 5BB Erzurumspor47
  • 6Galatasaray57
  • 7Sivasspor47
  • 8Kasımpaşa57
  • 9Hatayspor47
  • 10Göztepe56
  • 11Konyaspor46
  • 12Kayserispor56
  • 13Çaykur Rizespor55
  • 14Trabzonspor55
  • 15Yeni Malatyaspor55
  • 16Denizlispor55
  • 17Gaziantep FK54
  • 18Beşiktaş44
  • 19Gençlerbirliği44
  • 20Başakşehir FK54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA