DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET HABİL TECİMEN
MEHMET HABİL TECİMEN
Giriş Tarihi : 16-02-2021 11:53

Türk Edebiyatı’nda kadim-modern statükosu

Modernizm sadece sosyal kavramlara kendi kurallarını açmaz, ısrarcı alaycılığı ile edebiyatın içinde de biteviye gezinir. Popüler şiir kuşağında şimdi öyle yaptığı gibidir endazesi. Herkese antik bir -yalancı tat- vericidir. Kadim olanın savunması ise -maalesef- hep kendinden menkul “değerler” ezberi üzerinden gider ve sözüm ona her olasılıkta yenilir. Bu hep böyle midir? Hayır, değildir. 

Edebiyatın sistemi içinde kimlerin önde ( veya edebiyat tarihi içinde) olacağı -dahası olmuşluğu- meselesi bizim acımızdan öylesine –kendiliğindenlik- harcını uğraşa uğraşa karan bir sırdır ki... İflah olmaz alın teri şeyhliği içinde ısrarcıdır, bu sır. Kimse bu konuda kalem oynatmak istemez. Konuyla ilgili olan şairliğimizle biz deriz ki, bizim edebiyattan anladığımız, kişioğlunun zihinsel kabiliyetini mısranın –özel- anlamına işlemesidir. Lakin bunu yaparken edebiyatın başkaları tarafından geliştirilmiş sistemlerine de uyarsın (uymalısın belki de) veya asla uymazsın; eğer uymayarak şair olmak derdin de isen, değer-ler-den kaynaklı özelliği ile yazdıkların, “ilk olmak” zorunda-dır. Hem ilk olacak kabiliyetin yok hem de, edebiyatın sistematiğini ihlal ediyorsan mesele senin için hiç iyi değildir, sadece heveskâr olur çıkarsın, o kadar…

Türk Edebiyatı’nın çığır açıcıları (novateur) ya meseleye böyle bakmış ya da ilk olmak hevesini sistematize (systematize) etmiştir. Uyak (rime) meselesi ve -a/b/a/b- kafiyelenmesi böyle bir şeydir. Kişisel değerlendirmem odur ki, kafiye kendi içinde uyumlu bir ses düzeninde yeri sabitlenmeden gezebilmelidir, -ki kendi şiiriyetim budur. Çünkü kafiyede yer belirlemek şaire ilhamın dışında yük yüklemek veya söyleyeceğini hapsetme angaryası taşıtm-ıştır-aktır, -ki, mısranın ilhamını kelepçeler (serbestiyetini engeller.) Bu vartaya çoğu şair düştüğü gibi düşmeyen nadideler de vardır. (N.Fazıl) Kafiye arayışı mı, ilhamın bizzat kendimi? İlhamın bizzat kendi diyenler ki şiir de öteye müthiş bir “dengeleme” gönderir. Bütün bu söylenenler edebiyatın özel alanı için ne ifade eder? Bu dengeleme esrarı nedir? ‘Edebiyatın özel alanı,’ şairin bizzat kendisinin ilham dağarcığıdır. Kimse bu alana müdahale etmez, etmek de istemez. Ama bu müdahale edilemezlik içten içe edebiyatın –dışına- onun çıkmasına neden olabilir. (Mef’ûmûnfail-,)

Edebiyatın, Sağ-çı veya Sol-cu oluşu on yıllarca serbestiyet ölçeğinde geleneği rencide edici boyutu ile ilerlemişken şimdi aynı tartışmaların etrafında zamana yenik söylemlerle saf tutmak hiç hoş değil. Dememiz o ki, Batıyı (özellikle 60’lı yıllar sonrası Sovyet kabiliyetini) geleneği susturmak için kullanmak isteyenlerle binlerce yıllık geleneği taklit ederek şiirin süreğenliğini besleyeceğini düşünenler arasından gerçek şiir sıyrılır, çıkar, ayrılır, kendi yoluna gider. Şiir bu anlamıyla, ne Sağ’a ne Sol’a bir şey söyleme taraftarı değildir. Şiir, Sol adına ve Sağ adına (söylenmez) yapılmaz. Ama yapılıyor ve bal gibi de oluyor diyorsanız, buyurun o noktada kendinizi -bitirin.-

Bu anlamıyla, edebiyatın kalıcılık ilkesi öyle şiir sesleri tüketmiştir ki, anlaması bile on yıllar (yüzyıllar) almıştır. İtirafnamemdir ki, bu manasıyla Fuzuli’nin benim için sevgili olduğunu kimseye söylemem çünkü o, çığır açmış ve kalıcılık kutbunun çoktan pîri olmuştur. Bende ise sadece mısralarının rytme ile yaşar.

Şiir öyle bir şeydir ki, akl-ı selim sahibi kimse cüret etmez ona ama o öyle kolay gelir ki çoğunsala sadece banar ve çıkarlar cahillikleri ile. Şiire cüret edip de başarısızlığın aşikâre olduğunda fikri mücadelende de ortadan kalkar. Yok, hükmüne geçer. Şiirini kendi ideolojin adına kullanırsan o şiir senden uzaklaşır. İdeolojinle birlikte seni terk eder. (N.Pakdil) Ama şiir damarın gürül gürül akıyorsa tarih ve siyasi plandaki tahlillerinde zaman içinde onu tanımayanlar (anlamayanlar) için yerine oturur, gelişir ve büyür. Fuzuli siyasi mücadele mi verdi Sultan’a karşı demeyin sosyalistler gibi? Bu sorunun nedenselliği sizi yanıltır, onları yanılttığı gibi.

Nice şairler vardır, şiiri ölü doğmuş olduğu için mesneviyata dönmüşlerdir. (C. Meriç) Ama birçokları ikisinde de başarısızlıklarını örtmek için onca arkalayıcı çabaya rağmen edebiyatın acımasız –çöplüğünde- yerini almıştır. (S.Birsel). Niceleri de dergi arkalamalarına rağmen aynı yoldadır. Modernlik bu ülkede ‘ölü doğucudur.’ Şiir sadece şairin kutbunda yaşanır.

NELER SÖYLENDİ?
@
MEHMET HABİL TECİMEN

MEHMET HABİL TECİMEN

DİĞER YAZILARI Günahın metodik anlamsalı üzerine sözce 09-04-2021 15:24 Asyalı antikite kabiliyeti nedir duruşuna giriş 06-04-2021 14:04 Türk hâkimiyet yöntemi 30-03-2021 18:27 Aldanma üzerinden büyür aldatma 27-03-2021 19:39 Üç Tarz-ı Siyaset eksenli politik duruşun 20. yy eksenli eksantrik kabiliyetine cevabî giriş 15-03-2021 13:01 Marksizm’in uygulanabilir kavramları bağlamında kapitalist değerler 09-03-2021 11:14 Türkiye üzerinden aşklar koalisyonuna tazim 03-03-2021 12:52 İkircikli tekel kimliğine konuşma yazıtı 01-03-2021 14:04 Osmanlı toplumundan liberal Türk tabakalaşması düzenine giriş 27-02-2021 22:49 Laikçileşme üzerinden başlangıç 17-02-2021 12:46 Türk Edebiyatı’nda kadim-modern statükosu 16-02-2021 11:53 Bir gelişmecilik hikâyesi olarak modernité 09-02-2021 19:07 Üçlü politikaya karşı ‘Tek Tarz-ı Vahiy’ 07-02-2021 18:12 Türkiye siyasi kültüründe Fransa ihtilâl tarihi muhibliği  04-02-2021 13:03 Fikirdaşlara aşikâre ötelenmiş fikrî arkaplan 02-02-2021 17:28 Türk Edebiyatı’nda zamanın taharrûatına tavzih 31-01-2021 19:29 Medeniyetin öldürücü kültür kapsülü 28-01-2021 13:25 Üç kültür tekâmülü 27-01-2021 12:48 Hz. Muhyiddin’i anlama meselesine giriş 26-01-2021 14:46 Marksist felasifeye Türk dokunuşu 24-01-2021 17:45 Türk Medeniyeti Tarihi’ne Başlangıç Cümlesi 23-01-2021 18:20 Cemil Meriç meselesine giriş 22-01-2021 19:08 ‘Nurettin Topçu’ Meselesine Giriş 20-01-2021 09:23 Türk Edebiyatı’nı eleştirme kabiliyetine ilişkin… 19-01-2021 09:09 İsmet Özel eleştirisine ruk’a 17-01-2021 09:55 Metafiziği tanımlama kabiliyetine dair 16-01-2021 18:27 Marksizm’in beş eksiği beş fazlası 14-01-2021 17:42 Marksizm’in üretim kimliği, tüketim anlatımı 13-01-2021 13:19 İnanılmazlık üzerine metot teatisi 10-01-2021 15:04 Gidiş ve bir daha hiç gitmeyiş… 09-01-2021 17:17 Nice zaman ilinde bir şehir tesellisi… 05-01-2021 15:59 ‘Pazarın Sistematik Babaları’ (1) 03-01-2021 15:29 Marksizm neden küçümsenmemelidir zihniyetinin dikkatine… 02-01-2021 19:07 Market hükümleri üzerine kadim söz iklimi 23-12-2020 10:19 Kahvesiz kalmanın tatsızlığı… 22-12-2020 09:35 Dudak mimikleriyle gelişen tebessüm kimliğine dair… 19-12-2020 12:07 Are you love me neden demez İngilizce? 17-12-2020 09:34 BİR TEK METİNLE İNSANA NİZAM VERMENİN HİKÂYESİ 15-12-2020 13:41 BİR METEL AKŞAMINDA KAYSERİYYE 12-12-2020 11:20 TÜRKLÜĞÜNÜN DAS’ÜL EVRESI DAD-EL HÜKMÜ MEVT DEVRESI 10-12-2020 11:24 TÜRKİYE’NİN ZAFERLERİNE NASIL BIR GÖLGE TASAVVURU? SAĞ VE SOL TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR KAVRAM OLMALIDIR? 09-12-2020 10:48 TÜRKIYE TARİHİNDE FAİZİN ÜÇ EVRESİNE DAİR 08-12-2020 14:38
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA