DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MUSTAFA ACAR
MUSTAFA ACAR
Giriş Tarihi : 05-07-2020 16:20

ÖTE YÜZ

Kaportası yer, yer ezik, boyası solmuş, kısmen dökülmüş, eski model burunlu köy otobüsü "sövegen" bayırından , köyün mezarlığının da bulunduğu güney tarafına doğru uzanan yoldan salına, salına inerken, bünyesinde yer alan, bakımsız eski motoru da nefeslenme fırsatı bulmuştu.

Bu minval üzere yaklaşık yüz metre daha ilerleyince,ulaştığı köy meydanında durdu. Hem de tozlu yolu tam ortalayarak. Böylesi normaldi, hakkıydı hem de. Zira hem karşı yönden , hem de arkalarından bir başka vasıtanın gelme ihtimali çok düşüktü. Bırakın "Renault u, Tofaş ı , Anadol" dahi (montaj ağırlıklı bile olsa) üretilmemişti henüz.

Altmışlı yılların ilk başlarıydı.Henüz , ihtilalin ürettiği , bu yoksul halkın omuzlarına çökmüş yılgınlık, çaresizlik ve dolayısı ile ürkekliğin izleri, çocuk yaştakiler fark etmese bile, yetişkinlerin simalarından oldukça berraklığı ile okunuyordu.

Otobüs yeniden hareket edip, bir kaç yüz metre ilerlediğinde, açık olan toz kaplanmış kirli camlardan, söğüt dallarının çıkarttığı hışırtı sesleri, beraberinde, mevcut Temmuz sıcağına efelenen, kafa tutan "Zamantı" nın serinliğini taşıyordu yorgun bir gayretle.

Irmağı ters yönden takiple önce doğuya sonra kuzey istikametine doğru kıvrım ve büklümler çizerek, bu arada serinliğin oldukça tadı çıkarılarak ulaşılan "Bostanlık" köyü eteklerinde yolcu indirmek için durduğunda, otobüsün sağ taraf camlarından,bir resim tablosu gibi "Toroslar" görünüyordu, tüm ihtişamı ile. Tam karşıda yeşilin bir çok tonu ile bezenmiş, ağaç kümeleri arasına sinmiş, saklanmış hissi veren,evlerinin çok az bölümleri ancak görülebilen köyü biliyordu. Kendisi doğmadan uzun yıllar önce vefat etmiş dolayısıyla görme, tanıma fırsatı bulamadığı, başını bir kez dahi okşamamış dedesinin köyü idi.

Çocukluk bu ya; İlkokul üçten dörde geçtiği senenin Temmuz sıcağı başına geçmiş olmalı ki; bir karış toprağının olmadığını bile bile , inatla hırsla bu köye "Benim köyüm,dede yurdum" diye sahipleniyordu içten içe, dillendirmeye cesareti yetmese bile.

..................

Köylüler " Öte yüz" diyorlardı Toros un arka tarafına.

Oradakiler ne yer, ne içer, nasıl yürür, nasıl konuşur ? bilinmez ki . Ancak merak edilirdi. Eskiden , kıtlık zamanı, köyün gücü kuvveti yerinde olanlarının kış, güz demeden, yaya olarak, kafile halinde , Toklar bucağını geçerek, Berçin yaylası üzerinden, Gez belini aşarak öte yüze yani Çukur ovaya gittiklerini, hatta çığ altında hayatını kaybedenlerin bile olduğunu, açık olan penceresine yaslanarak kulak misafiri olduğu köy kahvesinde duymuş merakı bir kat daha artmıştı.

O topraklarda hüküm süren "toprak ağalığı" ndan habersiz, " belki de o tarafta yaşayan çocukların daha çok oyuncağı vardır," veya "Doyasıya kavun karpuz yiyebiliyorlardır" diye hayalliyordu. Kendi gördüğü bildiği,ince telden daire şeklinde bükülerek yapılan " tel araba" ile ayçiçeğinin sapından direksiyon ve dingil pancardan ise tekerlekleri yapılmış oyuncak kağnı idi... 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA