DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET HABİL TECİMEN
MEHMET HABİL TECİMEN
Giriş Tarihi : 27-02-2021 22:49

Osmanlı toplumundan liberal Türk tabakalaşması düzenine giriş

 

Liberal aktivasyonun üçleme taktikselliğine dair

 

Türkiye’de geçmiş ile alakalı ciddi sözler söylemek birçok açıdan artık anlamını kaybetmiş görünüyor. Güncel süreç, o kadar yöneltici noktadaki…

 

Yeni bir evreleşme peşindeki dünyanın, yaşanan an-ın nesillerine bu anlamıyla kendi dönemini anlatma sorunu ile karşı karşıya olduğu muhakkaktır...

 

Hâlbuki Türkiye ile ilgili akademik makale yazma peşindeki birçok eşhasın dahi kavrayamadığı çok ince ayrıntı-lar vardır bizimle ilgili. Bunların başında (yaşanan sorunları) konuları yorumlama salahiyeti gelir. Yani öyle şeyler söylenmeli ki, söylemiş olmuşluğu bir değer nispetine -zaman içinde dahi olsun- anlatabilsin.

 

Şöyle ki, Türkiye toplumu tabakatü’ül ulya (hayalî gruplaşma) olmadan tabakat’ül hülya (hayalen gruplaşma) olmasına demîdar haliyle revan olurken ‘üç şehri İstanbul’un’ (Üç İstanbul) Mithat Cemal Kuntay’ı dahi, meseleyi üçleme üzerinden değerlendirme zahmeti ile bizi kendine musallî etmiştir. O da şudur ki, ‘Üç İstanbul’da’ üç tabaka vardır: Biri salahiyetli azimkârlar, diğeri salahiyeti olmayan namsızlar, öbürü salahiyeti olduğu halde namsızlarla iş tutan gamsızlar. Bu üçleme-li tahlili biz, neden mi yaptık? Şundan dolayı, liberal romanın nesidir üç İstanbul… Var mı öyle bir derdi? Çıbanlı Zehra nasıl liberal söz söyleme nasiplenişidir, romanda?

 

Osmanlı Türk toplumu tanımlaması, Türkiye’nin, 20.yy’da Türkleşmesine bir geçiş kavramı olarak akademinin diline düştüğünden beri, Osmanlıların 19. ve 20. yy’nin başında ne gaileler atlattığını anlamaktan maalesef uzağız. Uzak olduğumuz için anayasal kavramlar konusunda Sol –ideoloji- üzerinden anlamı muğlâk solculuk kavramları ile toplumun tarihi soru sorma hakkının elinden almışız. Liberal değerler bu ülkede soru sorma üzerinden değil devletin üretimden –özel finans hanedanlıkları adına- uzaklaştırılması üzerinden okunduğu için kuramsal liberallik devlet kavramını Birinci Umumî harp sonrasında -özel haliyle- devletçilik umdesinin yanında elimize bırakılıverdi. -Toscanalılar Akdeniz’de haydut yapanlara (korsanlığın bütün ırklarına) yeni bir ekonomik sistem için gelin demişti değil mi 14.yy’da? Evet…! Türklerin dışında ama..! Üçleme -1.

 

 

Konu bir yönüyle bu iken diğer yönüyle de inanılmaz bir gamsızlar güruhunun varlığı ile alakalı tarihi tespitlerdir. O da şöyledir: Birinci Umumî Harbin ötesinde ciddi bir Batılılaşma evresi yaşayan Osmanlı toplumunun Türkleşmekle mi, Ermenileşmekle mi, yoksa Kürtleşmekle mi, hemhal olacağına kayıt düşenlerin çoğunun bu üç ırk kavramsallaştırmasının dışında pagan merkezli Katolik -dünya- namlılarından dizilmiş olmasını Gregoryen Ermenilerin bile anlamamasına ve hatta Zerduşdî paganlığa özenen Kürdizm’in, -kendiyle ilgili- sorunsalını bu haliyle anlamsızlaştırmasına biz başka nasıl bakabiliriz? Modernist Grekleri saymadık mı? Hani ekalliyetin üçünden biri Anadolu’da daimen olacaktı! Üçleme çıban -2.

 

Dememiz odur ki, Türkiye’de kavramlar temel itibari ile kesinlikle Batılıdır, yedek-leri itibari ise –ne ki- ulusaldır. Milli Sosyalizm, ardından sözüm ona devleti dikkate alan liberalizm… Milli burjuvazi… (Burjuvazi nerede ulus içinde yaşadı, Batı’da?) Türk Demokrasisi..! 27 Mayıs nasıl bir demokrasi adına sandığa gitti, Ekim 1961’de…? Üçleme çıban -3.

 

Kökenselliğini Toscana merkezli yeni finans kimliğinden alan ‘Türkiye liberalizm entellektüelliği’ her halükarda yerli bir donanım ile önümüze çıkmak için bazen serbest teşebbüs ekonomisini (girişimci özgürlüğü) bazen Osmanlı toplumunun ekonomik hayatının ekalliyetciler tarafından yönetilir olma propagandasını (I.İktisat Kongresi Tutanakları) kullanırken ne halkçı bir devrimi ne inkılâpçı bir muhafazakârlığı öngörmeden yapacağını -model tuttuğu Fransız Aydınlanması- diplomasi diliyle bize aktardı.

 

Bunu yaparken souverainté, vassal, kapasite, burjuva entellektüelizmi kavramlarına Sol diyalektiği musallat ederek yıllarca akademinin üzerinden Türk-iyeli- Sağı’na ve elbette ki Türk –mental- kimliğine mesaj gönderdi ve onları yönetti.

 

Bu konuda üretilen bütün anayasan zemin hiçbir zaman tartışmaya –bugün dahi- yanaşmadığı ‘adlar-unvanlar silsilesi’ bizim tarafımızdan tamamen bu haliyle ‘açıklanabilir mi?’ Evet açıklanır..!

Liberalizm -sözüm ona ekalliyetin serbest olmaması adına- yerilirken bütün uzuvları ile hayatın içinde bizzat -çıbanlı Zehra unvanıyla- olması, hangi devletçi mantığın – aleni deşifrasyonu yapılabilecek- izahını kucaklayabilir?

‘Türkiye devletçiliği’ liberalizmin evresine niye bu kadar uyumlu başlattı ki kendi içindeki ekalliyet isyanını? (İzmir iktisat Kongresi) Durum bu kadar net idiyse devletlü liberallik için 1933 sularından sonra ipin ucu niye kaçtı ki?

 

Lakin şunu ifade etmekte hiç tereddüt göstermiyoruz ki, Türkiye entellektüel kimliğinin hakikati, Marksist diyalektiği kullanmayı akliyyet kabul eden İslamizm’i, devlet kimliği karşısında söz söyleme gücü habire indirgenirken bir diğer anlamıyla Türkçülüğe bırakılmış Türklerin ‘sahibiyyetçilik’ oyunu oynamasını ve elbette ki 1856 yılı sonrası liberal kaygıları state fanatizmine çevirmiş -irticalî- ‘yapıyı’ izlemekten, anlamaktan ve kavramaktan uzak değiliz. Tarih kendi içindeki mahrem süreçleriyle bu kadar net olamaz!

 

Bu manasıyla da, Osmanlı Türklüğü meselesini Türklüğün Osmanlısı olarak anlatmakla berdevamız. Bir noktayı son olarak ifade edelim: O da kemalî ile her halin kendi içinde kalması gerektiği kelamıdır. O dahi şudur: hiçbir anayasal yücelik tanımlaması Türk kimliğinin ötesinde tanımlanamaz, tanımlanmamalı. Keşke Turgut Özal II. İzmir İktisat Kongre kararlarını oluştururken yukarıdaki tanınmamazlığa olan iktizasını külliyyen tanımama adına –liberalizmi- bu kadar legal ‘kılmasa’ idi. Güzel olurdu öyle! Daha…

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
MEHMET HABİL TECİMEN

MEHMET HABİL TECİMEN

DİĞER YAZILARI Günahın metodik anlamsalı üzerine sözce 09-04-2021 15:24 Asyalı antikite kabiliyeti nedir duruşuna giriş 06-04-2021 14:04 Türk hâkimiyet yöntemi 30-03-2021 18:27 Aldanma üzerinden büyür aldatma 27-03-2021 19:39 Üç Tarz-ı Siyaset eksenli politik duruşun 20. yy eksenli eksantrik kabiliyetine cevabî giriş 15-03-2021 13:01 Marksizm’in uygulanabilir kavramları bağlamında kapitalist değerler 09-03-2021 11:14 Türkiye üzerinden aşklar koalisyonuna tazim 03-03-2021 12:52 İkircikli tekel kimliğine konuşma yazıtı 01-03-2021 14:04 Osmanlı toplumundan liberal Türk tabakalaşması düzenine giriş 27-02-2021 22:49 Laikçileşme üzerinden başlangıç 17-02-2021 12:46 Türk Edebiyatı’nda kadim-modern statükosu 16-02-2021 11:53 Bir gelişmecilik hikâyesi olarak modernité 09-02-2021 19:07 Üçlü politikaya karşı ‘Tek Tarz-ı Vahiy’ 07-02-2021 18:12 Türkiye siyasi kültüründe Fransa ihtilâl tarihi muhibliği  04-02-2021 13:03 Fikirdaşlara aşikâre ötelenmiş fikrî arkaplan 02-02-2021 17:28 Türk Edebiyatı’nda zamanın taharrûatına tavzih 31-01-2021 19:29 Medeniyetin öldürücü kültür kapsülü 28-01-2021 13:25 Üç kültür tekâmülü 27-01-2021 12:48 Hz. Muhyiddin’i anlama meselesine giriş 26-01-2021 14:46 Marksist felasifeye Türk dokunuşu 24-01-2021 17:45 Türk Medeniyeti Tarihi’ne Başlangıç Cümlesi 23-01-2021 18:20 Cemil Meriç meselesine giriş 22-01-2021 19:08 ‘Nurettin Topçu’ Meselesine Giriş 20-01-2021 09:23 Türk Edebiyatı’nı eleştirme kabiliyetine ilişkin… 19-01-2021 09:09 İsmet Özel eleştirisine ruk’a 17-01-2021 09:55 Metafiziği tanımlama kabiliyetine dair 16-01-2021 18:27 Marksizm’in beş eksiği beş fazlası 14-01-2021 17:42 Marksizm’in üretim kimliği, tüketim anlatımı 13-01-2021 13:19 İnanılmazlık üzerine metot teatisi 10-01-2021 15:04 Gidiş ve bir daha hiç gitmeyiş… 09-01-2021 17:17 Nice zaman ilinde bir şehir tesellisi… 05-01-2021 15:59 ‘Pazarın Sistematik Babaları’ (1) 03-01-2021 15:29 Marksizm neden küçümsenmemelidir zihniyetinin dikkatine… 02-01-2021 19:07 Market hükümleri üzerine kadim söz iklimi 23-12-2020 10:19 Kahvesiz kalmanın tatsızlığı… 22-12-2020 09:35 Dudak mimikleriyle gelişen tebessüm kimliğine dair… 19-12-2020 12:07 Are you love me neden demez İngilizce? 17-12-2020 09:34 BİR TEK METİNLE İNSANA NİZAM VERMENİN HİKÂYESİ 15-12-2020 13:41 BİR METEL AKŞAMINDA KAYSERİYYE 12-12-2020 11:20 TÜRKLÜĞÜNÜN DAS’ÜL EVRESI DAD-EL HÜKMÜ MEVT DEVRESI 10-12-2020 11:24 TÜRKİYE’NİN ZAFERLERİNE NASIL BIR GÖLGE TASAVVURU? SAĞ VE SOL TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR KAVRAM OLMALIDIR? 09-12-2020 10:48 TÜRKIYE TARİHİNDE FAİZİN ÜÇ EVRESİNE DAİR 08-12-2020 14:38
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA