DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
SÜLEYMAN KOCABAŞ
SÜLEYMAN KOCABAŞ
Giriş Tarihi : 11-07-2020 12:10

KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-24

“KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”

“Savaşta bir ülkenin başkenti düştü mü o ülke düşer” denilir. Genelde doğrudur. Çünkü, başkentler,  ülkeyi yöneten en küçüğünden  en büyüğüne (imparatorlar, krallar, devlet başkaları vb.) bürokrasinin ikamet ettiği, bütün ülkenin buradan  yönetildiği “yönetim merkezleri” dir. Türkiye’nin başkenti Ankara için, herkesin dilinde “Ankara bir bürokrasi şehridir” tabirinin kullanılması, burasının  ülke yönetiminde bürokrasinin yoğun olarak bulunduğu “merkezi yönetim şehri” olmasındandır.

Osmanlı Devletinin başkenti, Bizans İmparatorluğunun da başkenti olarak burasını Fatih Sultan Mehmet tarafından 1453’de fethettiğinde  “Konstantinopolis” (Bizans imparatorlarından Hristiyanlığı ilkin kabul eden İmparator Konstantin’in adına izafeden bu şehre Konstantinopolis (Konstantin’in şehri) anlamında  isim verilmişti) adıyla anılan bu başkente fethinden sonra    İslamlaştırmaya yönelik olarak “İslamol” denildi ve bu zamanla giderek “İstanbul” olarak kullanılmaya başlandı.  

Anadolu’da İstanbul’dan sonra ikinci başkentimiz Ankara oldu.  Osmanlı Devletinin yıkıldıktan sonra onun yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başkenti olarak 13 ekim 1923’de Ankara başkent olarak ilan edildi.

Ankara  başkent ilan edildikten sonra, işin esasına  bakılırsa, önceki başkent İstanbul öneminden fazla bir şey kaybetmedi. Burası bir nevi  Türkiye’nin “ekonomik, ticari ve kültürel başkenti, resmi olmayan başkenti” yapılanmasında kalkmaya devam etti. Başkent ilan edildiğinde neredeyse büyük bir kasaba görünümünde ve Anadolu’nun ortasında bulunan Ankara, yalnızca yönetimin, yönetimin başı “bürokrasinin başkenti, resmi başkenti” oldu.

Bir millet veya devlet, düşmanı olarak gördüğü bir millet veya devletle topyekun olarak savaşırken, askerleriyle sınırlarına girdikten sona, öncelikle ve ivedilikle başkentini ele geçirmeye çalışır. Zira, savaşın da yönetiminin başı başkent düşerse  bir nevi bütün ülke düşmüş sayılır.

Osmanlı Devleti I.Dünya Harbi’ne girdiğimizde, düşmanı devletler İtilaf Devletleri İngiltere ve Fransa’nın daha savaşın başında Aralık 1914’ün sonlarında  ülke topraklarımızdan  olarak öncelikle  başkent İstanbul’u alma planları yapmaları boşuna değildi. Zira, daha harbin başında  başkent İstanbul düşerse Osmanlı Devleti düşmüş olacaktı. 18 Mart 1915’de  İstanbul’u işgal için donanmalarını Çanakkale boğazından geçirememeleri, savaşın iki yılda bitecekken 4 yılda bitmesine sebep oldu ve sonunda İstanbul, Kasım 1918’de  işgal edilip düşünüce “Osmanlı Devleti düştü” ve ardından “tarihin devletler mezarlığına gömüldü” denildi.

İstiklal Harbimizin artık İstanbul’dan değil Ankara’dan idare edilir günlere geldiğimizde, düşmanımız Yunan ordularının  15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgalinin ardından, 1922 yazı başlarında  Ankara’nın varoşu sayılabilecek tâ Polatlı’ya kadar gelmeleri,  “Ankara’yı düşürmek” içindi. Bunu bir tedbir olarak “direniş” i başka bir şehirde yapmak için başkent Ankara’dan  Kayseri’ye taşınmaya başlanmıştı. İstiklal Harbimiz zaferi bizde kalınca, Yunanlılar Anadolu’dan çekilip gittiler ve Ankara 13 Ekim 1923’de resmen başkent ilan edildi.

İşte, yakın tarihimizde “Başkent düşerse  ülke de düşer” in en güzel tarih örnekleri bizde böyle yaşanmıştır.

Günümüz Türkiyesi’ ne geldiğimizde “Başkent düşerse Türkiye düşer!...”i İngilizce tabiriyle “sendromu” nu (hastalık belirtileri) zamanımız itibariyle nasıl yaşıyoruz? Buna bakmalıyız. Düne nazaran bugün yaşanan farklılık şudur: 1920’lerdeki başkentlerimiz İstanbul ve Ankara’yı (başlangıcında İstiklal Harbimizin yönetim merkezi haline getirilen Ankara henüz resmen başkent ilan edilmemişti ama, yeni kurulacak devletin başkenti yapılanmasında başkenti özelliği gösteriyordu) düşmanlarımız devletler ülkemizi düşürmek için öncelikle başkentleri düşünmeye yönelik olarak askerleriyle İstanbul ve Ankara hedeflerine yönelmişler, “askeri işgalleri” ile işlerini bitirme cihetine gitmişlerdi. Savaşın zaferi milletimizde  kalmış, “İstanbul düştü!...” nün sonucu Osmanlı’nın düşmesini getirdiği için bu devlet tarihin “devletler mezarlığı” na gömülmüş ama, Ankara sonuna kadar direndiğinden zaferi kazanmış, milletimize,  anavatan  Anadolu’muzda ilelebet  varlığını ve bağımsızlığını sürdürerek yaşamaya devam etmesini göstermişti.

Buradan, düne nazaran bugün itibariyle “işgal farklılıkları” ndan olarak şuraya geleceğiz: Düşmanlarımızın ülkemizi işgal yapılandırmalarından olarak günümüzde, gayri resmi olarak İstanbul başkentimizin, resmi olarak Ankara başkentimizin işgal edilmesi durumu nedir? Hemen cevabını verelim ki durum hiç iç açıcı değildir. Dünün Türkiyesinde başkentlerimizi “askeri işgalleri” ile düşürerek teslim almak isteyen düşmanlarımız, bugün itibariyle bu işgalden daha da tehlikeli, hem de bu işi direkt olarak kendileri yapmadıkları halde, yıllar içinde yaptıkları ve geliştirdikleri hainane “algı operasyonları” ile kendi insanlarımızın beyinlerini kendileri lehine yıkamaları suretiyle, milletimize  yabancılaşma ve kimlik kaybına yönelik olarak “kelimeler ve kültürel işgalleri” ni  kendi insanlarımıza yaptırıyorlar. Yani, İngilizlerin  askeri işgalleriyle  sömürgeleştirerek esaretlerine aldıkları sömürge ülkelerde kendilerinin yaptıklarını, bizim “bağımsız ülkemiz” de kendi insanlarımıza yaptırıyorlar.  

“İstanbul Düştü!...”

Bunu söylerken yerden göğe kadar haklıyız. Osmanlı döneminde   Batı medeniyeti ve ülkelerinin milletimize yabancı kelimeleri ve kültürlerinin ilk işgalleri, başkent İstanbul’dan başlamıştı. “Batı medeniyetine giriş için eşiğinden ilk adımımızı attığımız” denilen 1850’lerin “Tanzimat Devri” yılları, bu işgalin ilk başlangıç yılları olmuş, İstanbul’da buna Osmanlı devletinin gayri Müslim vatandaşlarının oturduğu, Batılı emperyalist devletlerin büyükelçiliklerinin  ve konsolosluklarının bulunduğu Beyoğlu – Pera semti öncülük etmiş, Avrupa kültürlerinin ülkemize “giriş kapısı” bu semt olmuştu. Avrupa’nın her türlü melaneti, misyoner yuvaları, mason locaları, meyhaneleri,  kerhaneleri  bilmem daha neler neler “şerhaneleri”, gençliği görsel olarak etkileyen tiyatroları, sinemaları vb. ile ülkemize hep Pera’dan girmişti. İstanbul’un muhafazakar Müslüman Türk halkı, “Pera’nın şerlerinden” diyerek gençlerini buraya gitmekten hep alıkoyarlardı. Osmanlı şehzadeleri sık sık buraya giderek hanedanlarına ve milletlerine burada yabancılaştırılırlar, Osmanlı “mürekkep yalamışları” da bundan nasiplerini fazlasıyla alırlardı.  (Devam Edecek)

NELER SÖYLENDİ?
@
SÜLEYMAN KOCABAŞ

SÜLEYMAN KOCABAŞ

DİĞER YAZILARI KORONAONDOKUZ  (COVID -19) Lakabı Namı VİRÜS İLE SÖYLEŞİ 25-07-2020 14:45 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-29 22-07-2020 12:04 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-28 21-07-2020 13:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-27 19-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-26 13-07-2020 13:56 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-25 12-07-2020 12:05 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-24 11-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-23 06-07-2020 10:54 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-22 05-07-2020 14:58 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-21 04-07-2020 11:37 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-21 28-06-2020 11:33 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-20 20-06-2020 11:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-19 14-06-2020 13:24 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-18 09-06-2020 12:10 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-17 02-06-2020 12:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-16 31-05-2020 12:00 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-15 30-05-2020 12:13 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-14 26-05-2020 10:49 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-13 25-05-2020 12:46 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI -12 24-05-2020 07:02 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-11 17-05-2020 12:32 KAPKARA VE KASVETLİ BİR GÜN 12-05-2020 12:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-10 11-05-2020 11:58 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-9 01-05-2020 13:49 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-8 24-04-2020 12:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-7 15-04-2020 15:53 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-6 06-04-2020 13:38 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-5 27-03-2020 11:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-4 23-03-2020 11:15 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-3 22-03-2020 13:56 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-2 20-03-2020 11:18 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-1 19-03-2020 11:14 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-8 07-02-2020 11:43 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-7 06-02-2020 11:35 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-6 05-02-2020 11:09 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-5 04-02-2020 11:03 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-4 03-02-2020 11:36 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-3 02-02-2020 14:26 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-2 31-01-2020 10:54 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-1 30-01-2020 10:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA