DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
SÜLEYMAN KOCABAŞ
SÜLEYMAN KOCABAŞ
Giriş Tarihi : 12-05-2020 12:41

KAPKARA VE KASVETLİ BİR GÜN

TARİHE NOT DÜŞMEK

GÜNDEMDEN YANSIMALAR

Süleyman KOCABAŞ-Tarihçi Yazar

kocabassuleyman@gmail. com

 

Bugün 10 Mayıs 2020; benim için gerçekten kapkara ve kasvetli bir gün. Nasıl böyle olmasın ki, ikamet ettiğim Kayseri –Talas’ın caddelerinde,  yüzüme takılı masken,  ellerimde kolonya şişesi  ve ıslak mendil silahlarımla, düşmanım bana saldıracak, ben de kendimi nasıl savunacağım büyük korkusu içinde yalnız, garip ve öksüz olarak gezdim.

10 Mayıs tarihi itibariyle,  dünyanın tamı tamına  6 kıtası üzerine yayınmış, “Üzerinde Güneş Batmayan Korona Virüs İmparatorluğu” ndan bahsetmek istiyorum.

 Korona Virüs,  imparatorluğunu ilk defa 14 Aralık 2019’da Çin’in Vuhan şehrinde ilan etmişti. Bir imparator, 147 gün içinde (14 Aralık 2019 – 10 Mayıs 2020) bütün dünyayı nasıl olurda bu kadar kısa bir süre içinde “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk” haline getirirşaştım kaldım, doğrusu! Çünkü, tarihte ve dünyada bunun bir benzeri yok!... Tarihten bir örnek, üç kıtaya hakim hale gelmiş Osmanlı İmparatorluğu ancak 154 yıllık (1299 – 1453)uzun  bir süre içinde imparatorluk halini alabilmişti.

     İmparator Korona Virüs, bizim Türkiyemizi de teslim almak için  11 Mart 2020’de ülkemize çıkıp gelmişti. Ve de aldı. Şimdi biz de bu imparatorluğun bir “eyaleti” haline geldik. “Eyalet Valimiz” Recep Tayyip Erdoğan, bütün yurda ferman yayınladı: “Korona Virüs düşmanının kırımına uğramamak için için herkes kendisini evinde izole etsin, mecbur olmadıkça sokağa çıkmasın.”

    Erdoğan Valimiz, bizim gibi yaşı yetmiş işi bitmiş ihtiyarlar için de, düşmandan korunmak için daha etkili tedbirlerden olarak da 15 Mart 2020’de 65 yaş üstü  ve bizlere, “evlerden çıkmama yasağı” getirmişti. Getirilmişti ama, biz ihtiyarlar sokaksız, parksız yaşayamazdık. Çaresiz emir yukarıdan geldiği için uyduk ve kendimizi “zorunlu” olarak izole ettik. Bu “izole” de nereden çıktı? Doğrusu mizahi olarak bu kelime çok hoşuma gidiyor. İngilizce olan bu kelimenin karşılığı Arapça bir kelime olarak bizim dilimizde 1000 yıldan beri kullandığımız artık bizim kelimemiz olmuş “tecrit” dir. “Korona Virüs Bilim Kurulu”,  “izole” yerine “tecrit” i kullansa idi, özellikle dil konusunda daha milli ve yerli olurdu. Belki de düşmanı o zaman daha rahatlıkla yenebilirdik.   Bir de “sosyal mesafe” çıkardılar. Esası, düşmandan korunmak için herkes  birbirine üç metre mesafede olacak. Bu da yanlış, “fiziki” veya “biyolojik mesafe” dense idi daha iyi olurdu. Öyle sanıyorum ki, “Korona Virüs Bilim Kurulu” nda“Tıp Uzmanları” yanında bir de “Dil Uzmanı” olsa daha şık kaçardı.

     Kendimizi 15 Mart’tan itibaren bir daha çıkmamak üzere evimize hapsettik.  Mahkemesiz ve duruşmasız  olarak, garip doğrusu. Televizyonlarda hep “Ev Hayat Doludur” denilerek teselli verilmeye çalışılıyordu ama, biz yaşlılar için “bu cehennemden nasıl çıkacağız” kaygısı ve ümidiyle yaşamaya başlıyorduk.

 Derken çok şükür haber erken geldi. Eyalet valimiz 1 Mayıs günü televizyondan, biz 65 ve yukarıların 10 Mayıs 2010 Pazar günü saat 11- 15 arasında sokaklara ve parklara 4 saat süreyle çıkacağımızı ilanı yürüklerimize su serpti.

   10 mayıs  saat11’i dört gözle bekler olduk. Saati yaklaştıkça geri sayımımız başladı ve 1, 2, 3, 0 deyip kendimizi yukarıda  bahsettiğimi üç silahımızla savunmak için  sokağa attık. Kirişinden boşalmış yay gibi çıktık.  Çıktık  ama, içimizi  sevinç ve neşe bürüyeceği yerde, kara düşünceler ve kasvet bürüyüverdi.

     Nasıl bürümesin ki, caddelerimizde biz yaşlılar sürüsü,   I.Dünya Harbi ve İstiklal Harbimiz günlerindeki caddelerde gezer gibi gezmeye başladık ve hep bu izlenimle gezdik.

   Adı geçen harplerde, milletimizin bütün genç evlaları, neredeyse cephelerde bütünüyle kırılmışlar, telef olmuşlar (veya daha doğrusu şehit olmuşlar)  caddeler, sokaklar, meydanlar ve  parklar yalnızca babalarını kaybeden gözü yaşlı çocuklara, eşlerini yitiren ve ağlayan  kadınlara ve bizim gibi bir işe yaramaz yaşlılara kalmıştı. Gerçi bunlar yine de bir  işe yarıyorlar, ağlayan çocukları ve kadınları teselli etmeye çalışıyorlardı. Evlerine un yetiştirmek için boş kalan tarlaları yine bunlar bin bir zahmet ve güçlükle sürmeye devam ediyorlar, gencecik kızlar da gözleri yaşlı ve buruk olarak bunlara yardımcı oluyorlardı   vesselam.

I.Dünya Harbi ve İstiklal Harbimiz yıllarında genç erkeklerimizi kıranlar kim ve kimlerdi? Başta, “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk”un sahibi İngiltere olmak üzere, onun ortakları Fransızlar, İtalyanlar, Ruslar,  Yunanlılar, Siyonist Yahudiler ve Ermenilerdi. Gençlerimiz de kendilerini bunlara karşı  müttefikimiz Almanların yarı otomatik mavzer tüfekleri,  obüs vekrupp  topları (bunlarla biraz da Almanlar hesabına sanki “vekaleten” savaşıyorduk)  ile kendilerini korumaya, müdafaa etme çalışıyorlardı ama, nafile idi. Düşmanların asker ve silah üstünlüğü karşısında cephelerde hep kırıldılar. Beş milyon genç insanımızı şehit verdik. Bir bu kadar da yaralı, esir ve kayıp insanımız vardı.  Benim babam tarafımdan dedem Ahmet Efendi Sarıkamış’ta şehit olmuştu. Anne tarafından dedem Mustafa Efendi (Yazıcı)  Çanakkale Savaşı yaralısı ve gazisidir. 1950 doğumluyum, az-çok hatırlıyorum,1955’de ölmüştü. Sağ bacağı  dizkapağı altına şarapnel (top mermisi)  isabet ettiği için bacağı ağır yara almış, cansız ve dermansız gezerdi.

 I. Dünya Harbinde savayı kaybettik ama, İstiklal Savaşımızda kanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurduk.

    Günümüzde ise bu devlet, bütün şiddetiyle, “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk” dünyanın 6 kıtasına hakim Korona Virüs İmparatorluğunun tehdidi altında. Bu sefer, genç erkeklerimizi, kendilerini bu imparatorluğun katliamlarından korumak için I. Dünya Harbi ve  İstiklal Harbimiz yıllarında olduğu gibi, “açık cephe” ye sürmedik. Onları, evlerinde“kapalı cephe” ile kendilerini korumak ve müdafaa etmek için mevzilendirdik. İzole veya tecrit ettik. Adı geçen güçlü düşmana karşı sahip oldukları silahları çok basitten olarak, yüzlerine takılı maskeler, ellerinde kolonya şişeleri, ıslak mendiller, kağıt havlular ve birer alıp da katı sabunlar var. Bu basit silahlarla güçlü düşmana karşı nasıl mücadele edip zafer kazanacaklar  bilemiyoruz. Allah, günümüzdeki bu III. Dünya Harbinden  onları okurusun. I. Dünya Harbi yıllarında olduğu gibi toptan kırılmasınlar. Duamız bu vesselam.

      Biz yaşı yetmiş işibitmişler caddelerde sürüler halindegezerler ve parklarda öbek öbek otururlarken daha başka düşüncelere de kapıldık.  I. Dünya Harbinde bütün dünya birbirleriyle “İttifak” (lideri Büyük Britanya) ve “İtilaf” (lideri Büyük Almanya) blokları adı altında iki cephe halinde insanlar birbirleriyle kıran kırana dünyayı tek başlarına yağmalamak emelleriyle savaşıyorlardı. Bu savaşta tam 25 milyon insan ölmüştü.  Şimdiki III. Dünya Harbinde  ise, insanlar artık birbirleriyle savaşmayı bıraktılar, “Korona Virüs İttifak Bloğu” karşısında onu yenmek için tek blok halinde “İnsanlık Bloğu” olarak birleştiler. Bloklar arasında savaşı kim kazanacak pek kestiremiyoruz. Çünkü savaş 6 kıtada bütün şiddetiyle devama ediyor. Gelecek çok karanlık ve belirsiz. Umarız, biz “İnsanlık Bloğu” kazanırız ama, yüzümüze astığımız  yarım mendil kadar bir bez parçası basitin basiti  bir silahla bu kazanılabilir mi? Biz insanoğullarını kara kara düşündüren işte budur. “Aşı bulacağız, işi bitireceğiz” deniliyor. Hadi bulunamadı ne olacak? Dünyanın nüfusu 8 milyar insan bütünüyle ölecek mi? Dünyamız tekrar en başına dönerek, sular, taşlar, kayalar, bitkiler ve hayvanlardan ibaret hale mi gelecek? Dünyaya yeniden bir “Adem ve Hava” gelmeyeceğine, gönderilmeyeceğine  göre bu insanlık için tamı tamına bir “kıyamet” mi olacaktır?

     İşte,  Kayseri -Talas caddelerinde düşünceli düşünceli  gezerken  10 Mayıs için “Kara ve Kasvetli Bir Gün” demem bunlardan ileri geliyor.

   Dört saat süreyle caddelerde  aylak aylak gezerken izlenimlerin ve düşüncelerimden  olarak aklıma daha başka şeyler de  geldi:  Korona Virüs İmparatorluğu için mücadelede  dünyada mevcut 206 ülkeden 67’ sine askeri uçaklar dolusu, tulum, demet demet maske, şişe şişe kolonya, paket paket ıslak mendil, solunum cihazları vb. yardımlarında bunuyormuşuz. Hem de karşılıksız. Yardım ettiğimiz ülkeler arasında, Amerika, İngiltere gibi süper güçler de varmış. Hani şimdiye kadar hep onlar bize  yardım ederler, biz onlara hiç yardım edemezdik ya!.. Aklıma bunlar gelince, hemen “Aman Allah’ım nelere kadirsin!..” demek geldi içimden doğrusu. Eskiden bize yardım  edenlere (hem de yardımları mihnetli ve çoğu karşılıklı olduğu halde) şimdi biz karşılıksız yardımlarda bulunuyoruz onlara,  ortak düşmanımızı birlikte yenelim diye!..

    Üstelik de  bu düşmanla mücadelede biz onlardan daha başarılı imişiz. Eskiden onlar bize hep  “Hasta Adam” derlerdi, şimdi bizim lehimize onlar “Hasta Adam”, “Hasta Devletler ve Milletler” olmuşlar. Gerçi düşmanla mücadelede bizde de “aksamalarvar” deniliyor. Sebebi de düşmanımızla  “baş silahımız” denilen “maske”yi bir türlü dağıtamamamız ve herkese ulaştıramamamız oluyor. Bu da böyle olsun varsın. “Hata, günah kadı kızında da olur” derler. İşte  bu da öyle bir şey vesselam.

                                         Sonuç

     “Üzerinde Güneş Batmayan İngiliz İmparatorluğu” gibi, bir gün gelecek “Üzerinde Güneş Batmayan Korona Virüs İmparatorluğu” da yıkılacak, tarihin imparatorluklar mezarlığına gömülecektir. Çünkü, tarihte insanlar üzerine “zulüm, vahşet ve asalak düzenler” kuran imparatorluk rejimleri  hiçbir zaman ebedi olmamışlar, bir gün  gelip yıkılıp gitmişlerdir. “Son imparatorluk” da böyle yıkılacak, zafer elbet “İnsanoğlu  Bloğu”nunolacaktır vesselam.

    4 saatle sınırlı süreyle caddelerde gezerken boş durmadım. Caddelerde 65 yaşı ve  üzerlerinden  başka kimseler yoktu. . Cumartesi ve Pazar 26 ilde herkese sokağa çıkma yasağı konulmuş, dört saat süreyle bundan işi bitmişler, eleği asılmışlar  muaf tutulmuşlardı. Bunlar caddelerde biyolojik mesafeli toplu toplu  gezerken, “selamünaleyküm” deyip onları etrafıma toplayarak yukarıda  yazdıklarımı onlara da anlattım. “Bizi aydınlattığınız için size teşekkür ederiz” dediler. Bazıları da “herhalde siz İstanbul’dan gelmiş olmalısınız” sorusunu sordular.

Niçin dedim? Çünkü, sizin bu anlattıklarınızı  ancak İstanbul’dan gelen bilgili veya yazar birisi anlatır. Talas’ta böyle birisini bulmak zordur” dediler.

     En nihayet “sokak konferansımı” verdiklerime kendimi tanıttım. Talas’lı sayılırım 37 yıldır Talas’ta oturuyorum. 50 yıllık tarihçi yazarım. 90 kitap yazdım ve yayınladım. Kayseri  ve Türkiye’nin tanınmış yazarlarındanım” dedim.

 “Öyleyse şimdiye kadar sizi biz niye tanıyamadık?” diye sordular.

“Nasıltanıyabilirsiniz ki,  okuma alışkanlığınız yok, olsa tanırdınız” dedim.

     “Haklısınız” diyerek yanımdan ayrıldılar.

   İşte korona virüsten korinmak için  herkes “telekonferams” la buluşurlakner bende ona benzer “sokak konferans”, “park konferensa” la buluyarak halkımla temas kurdum ve  kimi “Bilim  Kurulu” Üyeleri gibi halkımızı aydınlatmaya çalıştım. Çok da teşekkür aldım.

      Son dileğim, biz yetmişlikler artık geldik gidiyoruz, hiç olmazsa gençlerimiz kendilerini iyi  korusunlar, Eyalet Valimiz Erdoğan emir vermeden evlerdeki gizli mevzileri- cepheleri terk etmesinler ve sokaklarda düşmanın “açık hedefi” haline gelmesinler.

Artık uyku saati geldi, herkese iyi uykular… Biliyorsunuz, 6 kıtamızı saran düşmanımızla etkili mücadele yollarından birisi de “düzenli ve yeterli uyku uyumak”tır. Bu arada “beslenmek” i de ihmal etmeyelim. “Dengeli” beslenelim, ellerimizi sıvı veya katı sabunla ovalayarak 20 saniye yıkayalım. Eşyalarımızı  ortak kullanmayalım…

    Uykunuza  fazla dalıp, sahura kalkmamazlık etmeyiniz. Biliyorsunuz mübarek Ramazan ayındayız.  Gelecek Ramazan bayramınızı  şimdiden kutlar, Virüs İmparatorluğunun mağlup edileceği günlerin Ramazan aylarına ulaşılmasını  Yüce Rabbinden dilerim, niyaz ederim.

   Bir Not: Tarihe Not Düştüğüm bugün 10 mayıs anneler günü. Eşime çiçek alamadım ama, her gün kahve içmeyi çok sevdiğindendaha rahat pişirip içmesi için 250 lira verip bir “kahve pişirme makinası” aldım ve verdim. Kendilerine elma şekeri verilen çocuklar gibi sevindi, teşekkür etti. Korona Virüs İmparatoru düşmanımızdan korunmak için  el sıkışamadık, birbirimize sarılamadık, üç metrelik “fiziki-biyolojik mesafe”yi koruduk. Anlayacağınız kendimizi kendi irademizle İngilizce olduğu için “izole” ettik demeyeceğim, dilde milliyetçi olduğumuz için Türkçesi  “tecrit” ettik. Sizlere de iyi “tecritler” dileğiyle Allah’a ısmarladık…

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
SÜLEYMAN KOCABAŞ

SÜLEYMAN KOCABAŞ

DİĞER YAZILARI MUSTAFA KEMȂL PAŞA’DAN KAMȂL ATATÜRK’E 21-07-2021 11:48 TÜRKÇE YILI MÜNASEBETİYLE I 11-07-2021 11:26 I.NAPOLYON’UN ÖLÜMÜNÜN 200. YILDÖNÜMÜ  MÜNASEBETİYLE ÇAR I.ALEKSANDR’LA  ARASINDA İSTANBUL VE BOĞAZLAR’I  PAYLAŞIM PAZARLIĞI 06-07-2021 11:25 SİYONİST YAHUDİLERLE TÜRKİYE’NİN 20 YILLIK DİPLOMATİK VE ASKERİ SAVAŞI 18-05-2021 23:59 TÜRKİYE’DE ADI KONULMAMIŞ HRİSTİYANLIK YAŞINIYOR AMA!.... 13-05-2021 12:29 “ŞÜYUU HAKİKATİNDEN BETERDİR” 12-05-2021 13:32 YUNANİSTAN’IN KURULUŞU VE TÜRKİYE ALEYHİNE 9 KERE BÜYÜMESİ 11-05-2021 19:29 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ BIRAK GAZETELERİN MAGAZİN EKLERİNE BAK!... 10-05-2021 16:17 TARİHTE YAHUDİLERİ KURTARAN MÜSLÜMANLAR ONLAR TARAFINDA BUGÜN NASIL YOKEDİLİYORLAR 09-05-2021 14:38 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ BIRAK GAZETELERİN MAGAZİN EKLERİNE BAK!... 08-05-2021 17:44 FETÖ İLE MÜCADELE McCARTHYCILIK’A MI DÖNÜŞMÜŞTÜR? 07-05-2021 22:42 “ŞÜYUU HAKİKATİNDEN BETERDİR” 06-05-2021 20:12 TÜRKİYE ENGELLENEMEZ 05-05-2021 01:27 OĞUZ ÇETİNOĞLU’ NUN SÜLEYMAN KOCABAŞ’LA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ RÖPORTAJI 30-04-2021 19:59 YUNANİSTAN’IN KURULUŞU VE TÜRKİYE ALEYHİNE 9 KERE BÜYÜMESİ 28-04-2021 09:53 TÜRKÇENİN İNGİLİZCE VE İNGİLİZCE  GRAMER  KAİDELERİ  İLE  İŞGALİ 27-04-2021 10:54 OSMANLI DEVLETİ MONDRÖSÜNDEN T.C. DEVLETİ MONDRÖSÜNE KISA TARİH 26-04-2021 10:16 AMERİKAN BAŞKANI JEO BİDEN’İN SATIR ARALARINDAN ÇIKARTILABİLECEK TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ YENİ EMELLERİ 25-04-2021 12:46 İNGİLTERE – AMERİKA’NIN İSTEDİĞİ KADAR ZENGİNLİK –MÜSLÜMANLIK VE COĞRAFYAYA SAHİP OLABİLDİK 24-04-2021 15:23  BAŞINIZA “CÜBBELİ  AMİRAL” KADAR  TAŞ MI DÜŞSÜN? 21-04-2021 10:34 OSMANLI DEVLETİNİN MONDRÖSÜ 17-04-2021 21:14 İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE GELEN SÜREÇ NASIL YAŞANDI? 15-04-2021 20:57 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN DERİN ANALİZİ I 06-04-2021 10:54 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE GİDEN YOL 02-04-2021 11:17 TÜRKİYE’DE AİLEYİ YIKMANIN ULUSLARARASI BOYUTLARI 23-03-2021 21:39 CUMHURİYETİMİZİN  100’ ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ ANMA VEYA HATIRA KİTABI  HAZIRLAMA PROJE TEKLİFİ 14-03-2021 12:46 OLMUYOR BEYLER OLMUYOR!... 1 10-03-2021 10:33 AMERİKA’NIN ÜSTÜN TOPU –TÜFEĞİ VARSA BİZİM DE KALEMİMİZ VARDIR. KALEM,  KILIÇTAN, TOP VE TÜFEKTEN DAHA KESKİNDİR. 06-03-2021 12:07 TARİHİMİZE DÜŞEN KARA LEKE 03-03-2021 23:04 YENİ DÜNYA DÜZENİNE STRATEJİK BİR BAKIŞ 24-02-2021 21:28 “BÜYÜK FELAKET” 21-02-2021 17:59 TARİH VE GÜNÜMÜZ PENCERESİNDEN ALINTILI YORUMSUZ TARİH BELGELERİ YAZI DİZİSİ I 20-02-2021 15:19 AK PARTİYE MANİFESTOM 16-02-2021 22:15 LAF EBESİ DEĞİL İŞ EBESİ İSTİYORUZ!... 14-02-2021 23:05 DİLİMİZİN YILLARDIR SAHİPSİZLİĞİ ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARININ İÇİNE DÜŞTÜKLERİ BÜYÜK HATA 12-02-2021 21:20 TÜRKİYE’DE SİYASİ PARTİLER 12-02-2021 09:43 OLMUYOR BEYLER OLMUYOR YAPAMIYORSUNUZ!... 10-02-2021 18:29 MİLLETİMİZE AÇIK MEKTUP 03-02-2021 22:41 DİL SORUNLARIMIZ I 30-01-2021 12:13 HAYRA ALȂMET DEĞİL!... 29-01-2021 09:48 DİL SORUNLARIMIZ I 22-01-2021 15:44 ANADOLU ELDEN GİDİYOR 10-01-2021 11:33 DİL BUHRANI VARLIĞIMIZIN  İZAHI 08-01-2021 13:06 DİLİN ÖNEMİ, TÜRKÇENİN ÜSTÜNLÜĞÜ VE BİR MİLLETİ YOK ETMEK İÇİN DİLİNİN YOK EDİLMESİNE YÖNELİK   ÖZDEYİŞLER VE GÖRÜŞLER 07-01-2021 10:36 ÜSTADIMIZ  MUHİTTİN NALBANTOĞLU’NU EBEDİYETE UĞURLADIK  06-01-2021 10:54 BİRAZ DA DİLİMİZİN TARİHİNİ  ÖĞRENELİM  31-12-2020 10:40 TALAS İLÇESİ NASIL BİR “İNGİLİZ İLÇESİ” HALİNE GETİRİLDİ ? 24-12-2020 09:40 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ’YE AÇIK MEKTUBUM 06-12-2020 13:05 TÜRKÇEYİ BOZMAK, YOZLAŞTIRMAK VE KİMLİK KAYBINA YÖNELİK 9 HATA 26-11-2020 21:17 KIBRIS MESELESİNDE AKLIN YOLU BİRDİR 20-11-2020 10:50 TÜRK HAVA YOLLAR MI İNGİLİZ HAVA YOLLARI MI? 08-11-2020 17:53 BİR PROTESTOM 24-10-2020 17:18 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE “TÜRKÇE MİSAK - I MİLLİSİ”-3 10-10-2020 13:46 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE   “TÜRKÇE MİSAK  - I MİLLİSİ”-2 08-10-2020 19:11 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE   “TÜRKÇE MİSAK  - I MİLLİSİ”-1 07-10-2020 19:28 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU? 05-10-2020 19:08 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU?-2 03-10-2020 14:52 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU? -1 29-09-2020 19:15 TÜRKÇE SEVDALISI OĞUZ ÇETİNOĞLU 27-09-2020 16:02 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-5 14-08-2020 11:20 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-4 13-08-2020 13:18 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-4 12-08-2020 13:42 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-3 12-08-2020 13:40 KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-2 10-08-2020 16:27 KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-1 09-08-2020 16:13 KORONAONDOKUZ  (COVID -19) Lakabı Namı VİRÜS İLE SÖYLEŞİ 25-07-2020 14:45 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-29 22-07-2020 12:04 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-28 21-07-2020 13:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-27 19-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-26 13-07-2020 13:56 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-25 12-07-2020 12:05 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-24 11-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-23 06-07-2020 10:54 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-22 05-07-2020 14:58 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-21 04-07-2020 11:37 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-21 28-06-2020 11:33 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-20 20-06-2020 11:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-19 14-06-2020 13:24 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-18 09-06-2020 12:10 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-17 02-06-2020 12:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-16 31-05-2020 12:00 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-15 30-05-2020 12:13 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-14 26-05-2020 10:49 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-13 25-05-2020 12:46 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI -12 24-05-2020 07:02 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-11 17-05-2020 12:32 KAPKARA VE KASVETLİ BİR GÜN 12-05-2020 12:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-10 11-05-2020 11:58 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-9 01-05-2020 13:49 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-8 24-04-2020 12:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-7 15-04-2020 15:53 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-6 06-04-2020 13:38 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-5 27-03-2020 11:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-4 23-03-2020 11:15 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-3 22-03-2020 13:56 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-2 20-03-2020 11:18 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-1 19-03-2020 11:14 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-8 07-02-2020 11:43 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-7 06-02-2020 11:35 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-6 05-02-2020 11:09 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-5 04-02-2020 11:03 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-4 03-02-2020 11:36 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-3 02-02-2020 14:26 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-2 31-01-2020 10:54 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-1 30-01-2020 10:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA