DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ÇINAR CAN ÖZYÜREK
ÇINAR CAN ÖZYÜREK
Giriş Tarihi : 25-03-2021 23:44

Huzur mu ? Huzursuzluk mu?

 

Gece hazırlıklara başlamıştım. Çantamda tüm ekipmanlarım hazırdı. çayımı, şekerimi kontrol ettim. Güzel bir trekking rotası ile buluşmaya saatler kalmıştı. Aslında böyle anlarda bir sabırsızlık duygusu kaplar beni, bu saatler, uyku öncesi bir eziyet gibi hissedilse de sonrası yatakta doğanın hayali ile canlanan bir yürüyüşün provasına döner. Belki toplamı 5 hadi bilemediniz 6 saatlik bir etkinlik olsa da, ruhta bıraktığı o etki, tarif edilemez güzelliktedir. Saat 5:30 kalkış ve yarım saatlik hazırlık sonrasında 6 gibi yola çıkılır, önceden planladığımız rotanın başladığı yere doğru araçlarla gideriz. O saatler günün ilk ışıklarıdır. Huzurun başladığı anlardır. Her yer sessiz ,araç trafiğinin minimum seviyede olduğu ,gürültüsüz harika diyebileceğim kısa bir seyahattir bizimkisi ,hatta yürüyüş rotamız eğer Lifos ise, Kayseri merkezde başlayan yolculuğumuz,Lifos güzergahında bulunan Hisarcık mahallesi meydanındaki bir kahvehanede kısa bir molaya dönüşür. Kahvehane erkencidir lezzetli çaylar demlenmiş hazırdır servise. Bu arada kahvehane biraz yüksektedir, manzarası hiçte küçümsenmeyecek kadar güzelliktedir. Hemen servis edilen ilk çaylar yudumlanır ,çayın rengi kadar güzeldir , dostlarla yapılan muhabbet. Muhabbet koyulaştıkça biten çayın yerini yenisi alır. Ortam çok güzeldir, ancak asıl çıkış amacımız olan yürüyüş organizasyonumuzda tüm heyecanı ile yanı başımızda bizi beklemektedir .Yürüyüşümüze fazla gecikmemek için ,molada içtiğimiz çayların hesapları ödenir ve bu lezzetli duraktan ayrınılır ve Lifosa yolculuk, kaldığı yerden devam eder.

Saat, takribi 7:30 Lifos dağı yürüyüşü başlamıştır.

En büyük dost yanımızdadır artık. Bizi kuş sesleri , yaprak hışırtıları ile karşılar büyük dost. Yürüdükçe insan hafiflediğini hisseder bu doğal terapi atmosferinde.Doğanın dinlendiriciliği ile başbaşa kalırsınız. Mola da içilen lezzetli çayın yerini ,kendi demleyeceğimiz doğa ile harmanlanmış çay alacaktır. Doğada içilen çayın tadı belki hiçbir çayda yoktur sevgili okurlarım. Bize bu nimetleri sunan Tanrıya binlerce şükürler olsun. Aslında doğa bir terapi aracıdır ve doğada yaptığımız tüm etkinlikler şehir hayatının keşmekeşinden bizleri soyutlayarak ,gerçek benliğimizi hissetmemizi sağlamaktadır.

Şimdi buraya kadar her şey normal, bize sunulan bu mükemmel yapıyı, biraz olsun yaşadıklarımla sentezleyerek sizlerle paylaşmaya çalıştım. Peki müsaadenizle sizlere bir soru sormak istiyorum.

Betonlaşmış manzaradan biraz olsun uzaklaşmak, hırslardan, hırsların yaratısı olan savaşlardan biraz olsun kaçmak için, kendimizi doğanın eşsiz güzelliğine bırakalım mı? ne dersiniz? Dünyadaki keşmekeşin bir parçası olarak yaşamakta olan insanlara sormak istiyorum. Huzur belki hiç tatmadığınız ,sesini hiç duymadığınız belki de duymak istemediğimiz yegane dost olan doğadır. Doğa ile tanışmış insanlar, hayatı en anlamlı yaşamaya çalışan topluluklar olduklarını düşünmekteyim. Ve gerçek mutluluğun, huzurun doğanın bir dostu olmaktan geçtiğine inanmaktayım.

Lifos ta veya başka yürüyüş etkinliklerinde, inanın hırslar, savaşlar yok ,boğucu hale getirdiğimiz ,nefes almakta zorlandığımız ortamlarda yok, yalnızca sağlık var huzur var.

Peki Müsaadenizle size son bir soru; Huzur mu ? Huzursuzluk mu?

SAĞLICAKLA KALIN,

SEVGİLERİMLE

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA