DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
AHMET KARASLAN
AHMET KARASLAN
Giriş Tarihi : 17-01-2020 11:53

GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-12

ABDULLAH TÜRKÖZ

Araştırma sırasında Gömürgen’in sözlü kültürünü Abdullah Türköz’den öğrenebileceğimi hemen herkesten duydum. “Kasabanın sözel kültürünün bu şahısta toplandığını” söylüyorlardı. Doğrudan kendisinden bir şeyler alabileceğim için çok sevindim. Bugün çok sayıda derleme ile dönecektim...

Abdullah Türköz, bize çok yakın akraba olur. Annesi, babamın halası kızıdır.

 1995 yılının eylül ayı içinde Amcamoğlu İsmail Karaaslan ile Tatarderesin’deki yeni taşınmış olduğu evine gittik. Üzerinde iş önlüğü ile bizi karşıladı. Önce iş atölyesine girdik. Çok tertipli ve düzenliydi. İş örneklerini inceledik. Sonra evine aldı. Ev, atölye kadar tertipli değildi. Oturma odasında gözüme çarpan ilk şey, bir dolaptaki kitaplardı. İsmail, rasgele saçılmış kitaplardan bir kucak dolusu önümüze indirdi. Doğrusu bu kitapların sahibi, Abdullah Türköz’ün çocukları diye düşünmüştüm. Kitaplar kendisine aitmiş. Şiire, tarihe, kahramanlık hikâyelerine, dinî bilgilere çok meraklı olduğunu söyledi. Zaten kitaplara bakınca neyden hoşlandığını anlıyordum.

İsmail, okulun müdürüydü. Diplomaları incelemiş, “1945 yılındaki fotoğrafıyla şimdiki hâlinde pek değişiklik olmadığını” söyleyince, Abdullah, o tarihteki diploma üzerindeki bütün yazıyı bir solukta ezbere okudu. Elli yıl sonra, noktasını dahi unutmadan hafızasında tutması gerçekten müthiş bir şeydi. Bunu da duyunca, kendisinden yararlanacağım hususunda umutlarım daha da kuvvetlenmişti.

Teybimi kayda hazırladım. Hikâye, masal, bilmece, deyim, mani, atasözü, türkü, şiir, kelime... Ne biliyorsa söylemesini rica ettim.

Aldığım cevap, beni şaşırttı! Dört bilmece söyledi. Dört tane türkü (Üçü Cafer Tayyar’dan, birisi Âşık Meydanî’nin babası Hürmüz Eroğlu’ndan) okudu. Bir şiir, Rahmetli Ahmet Usta’dan olduğunu belirterek okudu. Kendi ürünü olduğunu söylediği bir monologa başladı. Biraz sonra, bunun da kendi ürünü olamayacağını anladım. Okul yıllarından hafızasında kalmış olmalıydı. Bunu yüzüne söylemek olmazdı.

Arkasından 1955-1956 yıllarında Cumhurbaşkanı sayın Celâl Bayar’ın muhafızlığını yaptığı yıllarda eline geçen bir aşk mektubunu okudu.

Başka da hiçbir şey bilmediğini söyledi.

Abdullah Türköz’ün okuma merakı, okuduklarından bazı şeyleri de sohbetlerde topluma aktarması, onun Gömürgen’in sözlü kültüründe bir otorite olduğu kanısını güçlendirmiş olmalıydı...

Benim ürünüm diye takdim ettiği monologu bir fikir vermesi bakımından aşağıya almayı uygun buluyorum.

“Efendim, pek çok bilet aldım. Ortak falan derken, yılbaşına yedi çeyrek bilet hazırladım. Biletler çoğaldıhça da benim hayal kazanı gaynayıp, daşmaya başladı.

Hele şu mübarek beş yüz bini, yedi biletimin birinin alnında yapışmış görüyordum. Bunda zerrece şüphem yohtu. Beni Avrupa’ya gadar götüreceğini ayırdıhtan sonra geri galanı da doğrudan doğruya pangaya yatıracahtım. Avrupa’ya gidecek tahsilimi tamamlayacah, yabancı imzalarla dolu bir diploma ile dönecektim. Memlekette ne olur, ne olmaz diye anneciğimi de birlikte götürecektim. Evlenmeyi de ahlımdan geçirmiyor değildim. Tek başıma har vurup, harman savurmanın da dadı olmayacahdı. Sizler buna ne dersiniz?

Elveda artık Hacı Ali’nin han odasına. Gumcu Hüseyin’in gara zeytinlerine. Aşçı İdris’in geçi eti gızartmasına...

Benim de evim-barkım, çorbama limon sıkanım olmayacah mıydı?..

Fakat olmadı beyler, olmadı. Bizim bilete de para vurmadı. Bizim arap daha uyanmamış olacah!..”

 

ASKERİN AŞK MEKTUBU

Sevgilim,

Evvela galben şükranlarımı beyan ve ifade ederim. Fani ellerimin değdiği şu mektubumda gendimi size bir daha hatırlatmahla bahtiyarım. Önceden çok uzayan sonsuz selâmlarımı sunarah,  hâl ve hatırınızı sormahla mükellefim hayatımın iksiri, ömür fabrikası sevgilim.

Sevgilim,

Mektubunda yine gaza basıyorsun. Halbuki sizin için yanan galbimin avansı, fazla verilmiş. Dört motorlu bir traktör gibi vınlıyordu.

Sevgilim,

Geçen gün evinizin önünden geçerken, nezleye tutulmuş gornaya benzeyen sesinizle şarkı söylüyordunuz. O anda heyecanımdan öyle şaşırdım ki, yokuş aşağı inerken frenim patladı! Debriyajım yandı. Direksiyonum elimden gaçtı. Tutunamayarak tamirhaneye gendimi zor attım. Şimdi tamire çekilmiş 1936 model ford gamyon gibi, ben de serviste yatıyorum.

Sevgilim,

Ford makası yaprağına benzeyen galem gaşlarınız, maskeli fara benzeyen mercan gözleriniz, nikelajdan yapılmış inciye benzeyen dişleriniz bir an bile gözlerimin önünden gitmiyordu.

Sevgilim,

Senin aşkın kalbime öyle bir tampon hasıl etti ki, 1935 model chavrolet gamyonu gibi ben de hasara uğradım. Eğer servis harici olsaydım, senin aşkın beni yaşatmaya kafi gelirdi.

Sevgilim,

Gusura bahma. Daha yazacahdım ama, mürekkebim bitti. Otomatik arıza yaptı. Garbüratör mürekkep çekmiyo. Zaten mürekkep de belediyenin verdiği benzine benziyor. Onun için daha fazla yazamıyom.

Burada mektubuma değil, satırlarıma istemeyerek son verirken, yüz seksen beş derece yanan bir hasretle gözlerinde öperim.”

 

ÂŞIK MAHRUMİ

Zeki Yıldırım, 1946 yılında Gömürgen’de doğmuştur.  Babası, “Kürt Uşağı” kabilesinden Sabit, annesi Melek Hanım’dır. Zeki, daha altı aylıkken annesi vefat eder.

İlkokulu köyünde bitirdikten sonra, eli az-çok iş tutunca çiftçilik ve çobanlık yapmaya başlar. Delikanlılık çağına gelince çiftçiliği bırakarak, çobanlığa devam eder. Koyun ve kuzuların peşinde  kaval ile gönlünü eğlemeye çalışır. O zamandan, geleceği ile ilgili sinyaller vermiştir. Bu arada babası da ölünce, iki taraflı öksüz olmuştur. Fakirliğin, gurbetin bir de öksüzlüğün verdiği hüzün, onun ruhunda fırtınalar koparır. Bunlara bir de o çağın sevdası eklenince olaylara türküler, ölümlere ağıtlar, aşk ve sevdalara hasret şiirleri söyler...

Uzunyayla köylerinden Çukuryur’ta çobanken, bir güzele gönlünü kaptırır. İşte o zamandan bu yana uzun sürecek âşıklık yoluna çıkar.

Gönlünü kaptırdığı güzelle evlilik hayali suya düşer. 1966 yılında askere gider. Askerde “oyun ekip başı” olur. Askerlik dönüşü mesleğe devam, çobanlık...

1970 yılında Samur Mutlu’nun kızıyla evlenir. Bir yıl sonra Birlik Mensucat Fabrikası’na işçi olarak girer. Bu yüzden evini Kayseri’ye getirmek zorunda kalır.

Evini yüklerken, kimseden yardım görmez. Bundan çok hüzünlenen Zeki, köyden ayrılırken, gözleri yaşarır. Kamyonun üzerinde Kayseri’ye doğru yol alırken, önce kalbine dolan ilham, diline akmaya başlar.

Aşağıdaki sitemi Gömürgen’e yollar.

 

Anamı, babamı elimden aldın!

Beni de gurbete saldın Gömürgen.

Zaten neyin vardı, bana ne verdin?

Senin olsun yurdun-yuvan Gömürgen...

 

Çok oynattın yoksulluğun maçında,

Hep bulundum öksüzlerin göçünde.

Bir göz samanlığım kaldı içinde,

Onu da al, bitsin derdin Gömürgen...

 

Ben de senin nüfusunda kayıtlı,

Yedirmedin lokmam bir ağzım tatlı.

Beni yaya koydun ellerse atlı,

Kırkıma değmeden yordun Gömürgen...

 

Attın beni Kayseri’nin düzüne,

Hasret koydun pınarların gözüne!

Gönül verdim bir vefasız kızına,

Onu da ellere verdin Gömürgen...

 

Gelmem sana ama var Gıdık Ahmet

Mustafa, Şaban, bir Emin Memet...

Bir gün benim ile etmedin sohbet,

Genç yaşta kalbimi kırdın Gömürgen...

 

Zamanında yaylaların aşarken,

Kokulardım süt, kaymağın pişerken.

Hayalinde gurbet elde yaşarken,

Neden Mahrumi’yi yerdin Gömürgen...

Gömürgen’e bu sitemi yolladığında henüz bir mahlası yoktur. Kayseri’de oturmuş olduğu “Mahrumlar” mahallesinden çağrışım yapılarak kendisine önerilen “Mahrumî” mahlasını kullanmaya başlar.

1994 yılında fabrikadan emekli olur. Bundan sonra yerel televizyon ve radyolarda çalıp, söyler. Kayseri İli içindeki ve yakın illerdeki festivallere katılmakta, televizyon ve radyolarda sanatını icraya devam etmektedir.

Düğünlerin neşesi, toplantıların coşkusudur.

Gömürgen’e sitemi, kendi bestesiyle yerel sanatçı Hikmet Durak’ın çıkardığı kasette yer almıştır.(SON)

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
AHMET KARASLAN

AHMET KARASLAN

DİĞER YAZILARI KÖYÜME (GÖMÜRGEN) 28-11-2020 15:57 İLKBAHARDA 21-11-2020 12:31 BAYRAMLAŞMA 14-11-2020 17:46 YENİ YOĞURT 07-11-2020 14:05 UTANIN!.. 31-10-2020 16:47 GARADAĞ’DAN GÖRÜNEN YERLE 24-10-2020 13:53 GÖMÜRGEN 17-10-2020 14:27 GÖMÜRGEN 03-10-2020 14:54 DEĞİL Mİ?.. 20-09-2020 18:29 KÖYÜME (GÖMÜRGEN) 14-09-2020 19:52 YAYLADA 05-09-2020 15:08 DEĞİL Mİ? 28-08-2020 11:27 GÖMÜRGEN 14-08-2020 11:19 VAR 07-08-2020 11:32 AHMET KARAARSLAN-ŞİİRLER 01-08-2020 10:55 ŞAH İSMAİL 29-07-2020 11:01 ÇOCUKLUĞUM 24-07-2020 11:44 GÖMÜRGEN 22-07-2020 12:03 YARALI MAHMUT 20-07-2020 12:51 GOÇ MUSTAFA 14-07-2020 12:15 KEDİNİN TEK OYUNU 01-07-2020 12:05 HİKAYELER... AH ADEM BABA AH!.. 29-06-2020 13:58 TOPRAK ANA VE MEVSİMLER 26-06-2020 12:02 CIRCIR BÖCEĞİ (Cırlayık) 22-06-2020 11:13 GÜVERCİN TİLKİ VE LEYLEK 13-06-2020 13:33 LANET OLSUN… 10-06-2020 13:35 DEVECİ İLE YILAN 08-06-2020 14:01 KÖSE DAĞI MASALI 01-06-2020 13:33 ÇİLKEKLİK VE DAĞ KUŞU 30-05-2020 12:15 TİLKİ İLE ÜZÜMLER 27-05-2020 14:24 KARGA İLE YILAN 26-05-2020 10:46 KAZAN ÖLDÜ!.. 25-05-2020 12:51 BİR KEMİK AT DA GÖR! 24-05-2020 07:01 GİDEYİM Mİ DAHA DA? 18-05-2020 13:15 VAAZ 16-05-2020 12:16 KONUŞAN KAVAL 07-05-2020 12:33 TARLA KUŞU 29-04-2020 16:33 AĞUSTOS BÖCEĞİ VE KARINCA 24-04-2020 12:25 KARGA İLE YILAN 21-04-2020 13:18 ANADOLU EFSANESİ 19-04-2020 11:20 KONUŞAN KAVAL 11-04-2020 14:16 KAZAN ÖLDÜ!.. 10-04-2020 15:37 AĞAM İSTANBUL’U MESKEN Mİ DUTTUN? 20-03-2020 11:18 GÖMÜRGENDEN İNANIŞLAR-3 13-03-2020 11:41 GÖMÜRGENDEN İNANIŞLAR-2 06-03-2020 13:45 GÖMÜRGENDEN İNANIŞLAR-1 28-02-2020 11:48 EZOP MASALLARINDAN 21-02-2020 11:01 BİR TÜRKMEN DÜĞÜNÜ... 14-02-2020 11:23 ÖKÜZÜ KESİN 07-02-2020 11:42 NASRETTİN HOCA FIKRALARINDAN ŞİİRLER 31-01-2020 10:53 ODUNCUNUN DİLEĞİ 24-01-2020 11:11 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-12 17-01-2020 11:53 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-11 10-01-2020 11:49 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-10 03-01-2020 11:18 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-9 27-12-2019 11:30 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-8 20-12-2019 11:15 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-7 13-12-2019 11:57 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-6 06-12-2019 11:41 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-5 29-11-2019 11:09 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-4 22-11-2019 10:59 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-3 15-11-2019 11:28 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-2 08-11-2019 12:06 GÖMÜRGEN’DE İZ BIRAKANLAR-1 01-11-2019 11:20 HABİB KARAASLAN-10 25-10-2019 11:34 İLK TEDRİSATA ARZUHAL 18-10-2019 11:26 HABİB KARAASLAN-8 11-10-2019 12:05 HABİB KARAASLAN-7 04-10-2019 10:57 HABİB KARAASLAN-6 27-09-2019 11:55 HABİB KARAASLAN-5 20-09-2019 11:02 HABİB KARAASLAN-4 ŞAİRLİK 13-09-2019 14:02 HABİB KARAASLAN-3 06-09-2019 11:34 HABİB KARAASLAN-2 30-08-2019 12:06 HABİB KARAASLAN-1 23-08-2019 11:45 GÖMÜRGEN’DE SAYIŞMA VE TEKERLEMELERİMİZ 16-08-2019 11:49 KONUŞAN KAVAL 09-08-2019 11:37
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş2044
  • 2Galatasaray2039
  • 3Fenerbahçe1939
  • 4Gaziantep FK2035
  • 5Trabzonspor2033
  • 6Hatayspor2032
  • 7Alanyaspor1931
  • 8Fatih Karagümrük2030
  • 9Yeni Malatyaspor2027
  • 10Antalyaspor2026
  • 11Göztepe2025
  • 12Çaykur Rizespor2025
  • 13Sivasspor1924
  • 14Başakşehir FK2024
  • 15Konyaspor2023
  • 16Kasımpaşa1922
  • 17Kayserispor1919
  • 18Gençlerbirliği2019
  • 19MKE Ankaragücü1918
  • 20BB Erzurumspor2017
  • 21Denizlispor2014
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA