DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
SÜLEYMAN KOCABAŞ
SÜLEYMAN KOCABAŞ
Giriş Tarihi : 31-12-2020 10:40

BİRAZ DA DİLİMİZİN TARİHİNİ  ÖĞRENELİM 

TARİHE  NOT DÜŞMEK                               

                                                                      

     “Atatürk’ün kültür İnkılaplarından” denilen, önderliğini yine Atatürk’ün yaptığı  “Dil Devrimi”, 1932’de Türk Dil Kurumu’nun kurulmasıyla başlamıştı. Bu devriminin ilk başlangıcı  kendisini, 1000 yıldan beri kullandığımız  bütün Arapça ve Farsça kelimelerin, sanki dünyada “saf dil” varmış gibi (olmadığı ve bütün diller birbirlerinden  tabii olarak etkilendikleri  ve ihtiyaçlarına göre kelimeler  aldıkları halde)  “Bunlar dilimizde  yabancı işgalci kelimelerdir” mantığından hareketle,   “Dilimizi öz Türkceleştirmek  ve arı dil haline getirmek” amacıyla, bu kelimelerin  “Topyekun tasfiyesi” ne yönelik olarak, atılan bunların yerine, Anadolu  ve  Orta Asya Türkçesinden  Türkçe kelimeleri  koymak veya bu olmaz ise, masa başında “uydurukça kelimeler” üretmek suretiyle yapılması şeklinde göstermişti. Bu iş yapılırken,  genelde Türkçe karşılıkları bulunamadığı için veya bulunsa bile kabul görmediğinden  “uydurukça dil salgını” kendisini göstermişti ki, bu dilden hiç kimse bir şey anlamıyor, Atatürk’ün ve çevresinin  tabiriyle de bu zaten bunun  “bir deneme ve tecrübe ” kabilinden  yapıldığı, tutmaz ise bundan dönüleceği  dile getiriliyordu. 

       Uydurukça  dil salgını, “topyekun tasfiyecilik” ten olarak kişi isimlerine de yansıtıldı. Arapça ve Farsça olan isim kelimeleri terk edilerek yerlerine   Türkçeleri veya uydurukça dilden isim kelimeleri konulmaya başlandı. 

       Bunun öncülüğünü de  yine Mustafa Kemâl Paşa yaptı. İsmindeki Mustafa, Peygamberimizin isimlerinden  birisi ve Arapça olduğu için  isminden  önce bunu çıkardı. “Kemâl Paşa” oldu. Sofrasının müdavimleri, “kemâl” ın   “olgunluk, pişkinlik”  anlamında  Arapça bir isim kelimesi olduğunu söyleyerek bunu da değiştirmesini  istediler.. Paşa, bunu kabul edince  ona,  kemâl kelimesinden  bozma ve kullanılınca onun çağrışımını da  yaptıracak şekilde yalnızca e harfini değiştirmek suretiyle “Kamâl” ı buldular. Bu kelimenin Orta Asya Türkçesinden Çağatayca’dan alınan ve   “kale” anlamına geldiğinden bahsediliyordu. (Prof. Dr. Abdülkadir  İnan, Dil ve Atatürk,  Türk Dili İçin, C. V, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayanları, Ankara, 1972, s. 52). Haziran 1934’ de çıkarılan “Soyadı  ve Bazı  Lakap ve Unvanların Kullanılamayacağına Dair Kanun” gereği TBMM’nin kararıyla da “Atatürk”  soy ismi verilince son ismi “Kamâl Atatürk” olmuştu.  . Yeni nüfus cüzdanına ve kartvizitlerine bu isim yazıldı. (Cemal Granda, Atatürk’ün Uşağı İdim, Haz..,  T. Gürkan, Hürriyet Yayınları, İstanbul, 1973, s. 33 - 39). Yazışmalarda, basın ve yayında  hep bu isim kullanılmaya başlandı. O yıllarda çıkan ve Atatürk’ü  anlatan kitapların  isimlerinde  de  “Kamâl”, “Kamâlizm” kelimeleri  yer aldı.

      Yabancı bir yazar, Hanri Laporte’nin,  Kamâl Atatürk’ün yaptıklarından övgü ile bahseden kitabı 1936’da  “Kamâl Atatürk’ün Memleketinde” ismiyle yayınlandı. Yine 1936’ da İttihat ve Terakki  Cemiyeti –Partisi geleneğinden gelme o dönemde “Türkçülük, Turancılığın mucitlerinden” denilen  Tekin Alp takma adlı Yahudi Moiz Kohen’in “Kemalizm”, Edirne Mebusu  Şeref Aykut’un “Kamâlizm”, 1938’de  Atatürk döneminin Kültür Bakanlarından   Mehmet Saffet’in  üç ciltlik “Kemalizm İnkılabının Prensipleri” isimli kitapları çıktı. Bu kitaplarda, Kamâl Atatürk’ün yaptıklarını   doktrin ve ideoloji  kalıplarına  dökmeye yönelik sistematik izahlar yapıldı. Kitaplarda ana fikir olarak, Kamâlizm veya Kemalizm’in  İslamiyet ve Kur’an ahkamı demek olan “Şeriat” a karşı bir “alternatif” olarak çıktığı ileri sürülerek,  bunların tasfiyesi sonucu, Kamâlizm’in milletimizin  “yeni  dini olduğu” nu  ihsasa yönelik görüşlere yer verildi. Bunun böyle olduğunu, Şeref Aykut kitabında açık açık yazdı. Kitabının önsözünde  “Kamâlizm,… yaşamak dinini aşılayan ve bütün prensiplerini  ekonomik temeller üzerine kuran bir dindir” görüşlerine yer verdikten sonra, konu anlatımlı  iç sayfalarının “Gençlik” bahsinde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevinin gençliği bu dine inananlar  ve müminleri haline getirmek olduğuna dair o yılların uydurukça  dilini de kullanarak  şunları yazdı: “Bu sebeptendir ki, onu (gençliği) Kamâlizm dininin hiç şaşmayan, şaşırmayan orunçlu ve coşkun  tapkanı, onun  bu kutsal, ulusal ve kurtarıcı dini olanca derinliği ve inceliği ile  oydamlamak ister. Tâ ki, Kamâlizm dinine inanı artsın. İşte disiplin altına alınan gençlik  böyle olacaktır.  Parti bunu amaçlamış, hazırlamıştır. “Edirne  Saylavı (Milletvekili)  Şeref Aykut, Kamâlizm (C.H Partisi  Programının İzahı),  Muallim Ahmet Halit Kitabevi, İstanbul, 1936, s. 79)

        Kemalizm’in bir “din” olduğu, Türk Dil Kurumu’ nun  1945 ve 1957 ’de yayınladığı “Türkçe Sözlük” lere de yansıtıldı. “Kemalizm: Türk milletinin dini” denildi. Bu tanım, 1960’ dan sonra basılan sözlüklerden çıkarıldı. Yerini “Kemalizm :Atatürkçülük” aldı.  

       Atatürk hayatta iken, yaptıklarını hiçbir zaman   bir doktrin ve ideoloji kalıbına sokmadı. “Taassup ve doğmalar” a karşı idi. Yaptığı işler. “değişken programlar” dan ibaret  siyasi işlerdi.  “Şimdi bunları yapıyoruz ama, yarın ihtiyacımıza göre değiştirebiliriz” derdi. . İslamiyet hakkında, “Bizim dinimiz….”  diyerek onun hakkında  birçok olumlu görüşler serdederdi. Kamâl, Kamâlizm, Kemalizm’ i onun çevresi uydurdu. Daha doğrusu,  Atatürk’ü istismara yönelik, yaptıklarını  kendi Sabatayist (bunların yoğun olarak yaşadığı şehir Edirne’li  Şeref Aykut ve Kıbrıs göçmeni  Mehmet  Saffet hakkında  dönem - Yahudi dönmeleri olabilecekleri  spekülasyonları  ve şayiaları vardır), Siyonist ( Moiz Kohen zaten bir Siyonist’ti, Dünya Siyonist Kongrelerine katılırdı) ve Masonizm -Masonluk (ateist ve tek bir dünya devleti kurmak emeli),  Oryantalist (Batı Kapitalist sömürgeciliğinin ileri karakolu) görüş ve emellerine  göre  dizayn ederek, bunların milletimize  zararlı olan emellerini “Atatürk’ün emelleri” imiş gibi lanse ettiler. Tabii ki, bunlar çoğu zaman tutmadı, kısa bir süreyle  “sınırlı” kalsa da en sonunda  geri tepti.    

        Uydurukça dilde kişi  ismi koymaya,   üst düzey diğer bir kısım bürokratlar da dahil oldular.  Yukarıda ismi geçen Şeref Aykut’un ismi başında önceden, Arapça “Muhammed” den dilimize uyarlanarak gelme “Mehmet” isim kelimesi  vardı. Bunu silerek soy ismi ile birlikte  “Şeref Aykut”  ismini aldı. Yine yukarıda ismi  geçen Mehmet Saffet de ismini  “Arın Engin” olarak  değiştirdi. Vatandaşlarımızdan da bu modaya uyanlar görüldü. Mahkeme kararlarıyla, ismi  Ahmet olanların bunu “Yılmaz”,  Mehmet olanların “Doğan” yaparak vb. bunları   nüfuz cüzdanlarına işlettikleri haberleri, o yılların Ulus  ve Cumhuriyet gazetelerinde sık sık yer aldı.

      Çocuklara isimler vermekten olarak, Orta Asya Türk dillerinden  isimler verme geleneğinin başlaması da kendisini gösterdi. Bunlardan  Atilla, Alp,  Timur, Teoman, Tekin, Mete, Çengiz, Alptekin vb.  isimleri konuldu. TBMM Başkanı, Garp Cephesi Komutanlarında Kâzım Özalp oğlunun ismini Teoman koymuştu. 

      Uydurukça dil isimlerinden  de çocuklarına isimler koyanlar oldu. Bu cümleden olarak Başbakan İsmet İnönü, kızının ismini  “Özden”  oğlunun ismini “Erdal” koydu. Bu tip isimlere, yerli  ve yabancı kültürlerin  karışımı geleneğinden olarak “arabeks isimler” (arabeks kimlik gösterisi)   dendi.  Muhafazakâr  aileler, İslami isimlere saygıları ve onları  aziz bilmeleri  sebebiyle  çocuklarına  gelenekten olarak Mehmet, Ahmet, Ayşe , Fatma vb.  isimleri koymaya devam ettiler.   

      Kamâl Atatürk ismindeki Kamâl ismi tutmadı. Atatürk hayatta  olduğu sürece yaşadı ve o öldükten sonra  kabul görmeyerek terk edildi.  Anlamını hiç kimsenin bilmediği  “kaba” bir kelime muamelesi gördü. Yeniden Kemal Atatürk ve Mustafa Kemal Atatürk denilmeye  başlandı.

    Yazımızın başında Atatürk’ün “Dil Devrimi” konusunda yaptıklarının “Bir deneme ve tecrübeden” ibaret olduğunu yazmıştık. İçinde hiçbir Arapça ve Farsça kelimeler  olmayacak şekilde uydurukça  dilin denemeleri, gazetelerde ve Atatürk’ün sofrasında yapılmaya başlandı. Bu uygulama ile Türkçe, dillerin en ilkel şekli “kabile dili” ne dönüştürülmüş, bu “yapay” veya  “suni” dilden hiç kimse bir  şey anlamadığı, Atatürk’ün kendisinin bile anlamadığını dile getirmek için  “Birbirimizi anlayamaz hale geldik” diyerek “deneme ve tecrübe” nin olumsuz sonuçlarını görmesi  üzerine  bundan vazgeçtiği bilinen bir gerçektir. Atatürk bu vazgeçişinin hikayesini, dil konusunda   en yakın çalışma elemanları Hikmet Bayur, Falih Rıfkı Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Cevat Emre,   Abdülkadir İnan, İsmail Habip Sevük yazdıkları hatıralarında, onun kendilerine söyledikleriyle birlikte   detaylı olarak anlatmışlar,  Emre’nin bir özetlemesinden olarak  “Atatürk’ün  ‘dilde ve musikide inkılap olmaz’ diyeceği günler  çok  yakındı” (Ahmet Cevat Emre, İki Neslin Tarihi, Hilmi Kitabevi, İstanbul, 1960, s. 334 ) tecellisini 1936’dan itibaren göstermiş, Atatürk ömrünün son yıllarında uydurukça dilden vazgeçmiş, dünyada “saf dil” olamayacağı ve bulunmadığından  (İngilizce, Fransızca, Almancanın vb. % 60 – 70 Grekçe - Eski Yunanca ve Latince kelimelerden ibarettir) Arapça ve Farsça  kelimelerin  kullanılmasına  geri dönülmüştü.  30  Aralık 2020    

 

NELER SÖYLENDİ?
@
SÜLEYMAN KOCABAŞ

SÜLEYMAN KOCABAŞ

DİĞER YAZILARI İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN DERİN ANALİZİ I 06-04-2021 10:54 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE GİDEN YOL 02-04-2021 11:17 TÜRKİYE’DE AİLEYİ YIKMANIN ULUSLARARASI BOYUTLARI 23-03-2021 21:39 CUMHURİYETİMİZİN  100’ ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ ANMA VEYA HATIRA KİTABI  HAZIRLAMA PROJE TEKLİFİ 14-03-2021 12:46 OLMUYOR BEYLER OLMUYOR!... 1 10-03-2021 10:33 AMERİKA’NIN ÜSTÜN TOPU –TÜFEĞİ VARSA BİZİM DE KALEMİMİZ VARDIR. KALEM,  KILIÇTAN, TOP VE TÜFEKTEN DAHA KESKİNDİR. 06-03-2021 12:07 TARİHİMİZE DÜŞEN KARA LEKE 03-03-2021 23:04 YENİ DÜNYA DÜZENİNE STRATEJİK BİR BAKIŞ 24-02-2021 21:28 “BÜYÜK FELAKET” 21-02-2021 17:59 TARİH VE GÜNÜMÜZ PENCERESİNDEN ALINTILI YORUMSUZ TARİH BELGELERİ YAZI DİZİSİ I 20-02-2021 15:19 AK PARTİYE MANİFESTOM 16-02-2021 22:15 LAF EBESİ DEĞİL İŞ EBESİ İSTİYORUZ!... 14-02-2021 23:05 DİLİMİZİN YILLARDIR SAHİPSİZLİĞİ ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARININ İÇİNE DÜŞTÜKLERİ BÜYÜK HATA 12-02-2021 21:20 TÜRKİYE’DE SİYASİ PARTİLER 12-02-2021 09:43 OLMUYOR BEYLER OLMUYOR YAPAMIYORSUNUZ!... 10-02-2021 18:29 MİLLETİMİZE AÇIK MEKTUP 03-02-2021 22:41 DİL SORUNLARIMIZ I 30-01-2021 12:13 HAYRA ALȂMET DEĞİL!... 29-01-2021 09:48 DİL SORUNLARIMIZ I 22-01-2021 15:44 ANADOLU ELDEN GİDİYOR 10-01-2021 11:33 DİL BUHRANI VARLIĞIMIZIN  İZAHI 08-01-2021 13:06 DİLİN ÖNEMİ, TÜRKÇENİN ÜSTÜNLÜĞÜ VE BİR MİLLETİ YOK ETMEK İÇİN DİLİNİN YOK EDİLMESİNE YÖNELİK   ÖZDEYİŞLER VE GÖRÜŞLER 07-01-2021 10:36 ÜSTADIMIZ  MUHİTTİN NALBANTOĞLU’NU EBEDİYETE UĞURLADIK  06-01-2021 10:54 BİRAZ DA DİLİMİZİN TARİHİNİ  ÖĞRENELİM  31-12-2020 10:40 TALAS İLÇESİ NASIL BİR “İNGİLİZ İLÇESİ” HALİNE GETİRİLDİ ? 24-12-2020 09:40 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ’YE AÇIK MEKTUBUM 06-12-2020 13:05 TÜRKÇEYİ BOZMAK, YOZLAŞTIRMAK VE KİMLİK KAYBINA YÖNELİK 9 HATA 26-11-2020 21:17 KIBRIS MESELESİNDE AKLIN YOLU BİRDİR 20-11-2020 10:50 TÜRK HAVA YOLLAR MI İNGİLİZ HAVA YOLLARI MI? 08-11-2020 17:53 BİR PROTESTOM 24-10-2020 17:18 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE “TÜRKÇE MİSAK - I MİLLİSİ”-3 10-10-2020 13:46 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE   “TÜRKÇE MİSAK  - I MİLLİSİ”-2 08-10-2020 19:11 TÜRKÇENİN İŞGALİ VE   “TÜRKÇE MİSAK  - I MİLLİSİ”-1 07-10-2020 19:28 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU? 05-10-2020 19:08 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU?-2 03-10-2020 14:52 ANADOLU ELDEN GİDİYOR MU? -1 29-09-2020 19:15 TÜRKÇE SEVDALISI OĞUZ ÇETİNOĞLU 27-09-2020 16:02 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-5 14-08-2020 11:20 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-4 13-08-2020 13:18 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-4 12-08-2020 13:42 SENARYO-KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-3 12-08-2020 13:40 KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-2 10-08-2020 16:27 KORONA ONDOKUZ (VİRÜS)’ LE SÖYLEŞİ-1 09-08-2020 16:13 KORONAONDOKUZ  (COVID -19) Lakabı Namı VİRÜS İLE SÖYLEŞİ 25-07-2020 14:45 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-29 22-07-2020 12:04 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-28 21-07-2020 13:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-27 19-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-26 13-07-2020 13:56 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-25 12-07-2020 12:05 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-24 11-07-2020 12:10 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-23 06-07-2020 10:54 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-22 05-07-2020 14:58 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-21 04-07-2020 11:37 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-21 28-06-2020 11:33 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI-20 20-06-2020 11:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-19 14-06-2020 13:24 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-18 09-06-2020 12:10 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-17 02-06-2020 12:09 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-16 31-05-2020 12:00 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-15 30-05-2020 12:13 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-14 26-05-2020 10:49 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-13 25-05-2020 12:46 KAYSERİ’DE YABANCILAŞMA VE KİMLİK KAYBI -12 24-05-2020 07:02 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-11 17-05-2020 12:32 KAPKARA VE KASVETLİ BİR GÜN 12-05-2020 12:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-10 11-05-2020 11:58 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-9 01-05-2020 13:49 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-8 24-04-2020 12:27 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-7 15-04-2020 15:53 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-6 06-04-2020 13:38 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-5 27-03-2020 11:41 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-4 23-03-2020 11:15 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-3 22-03-2020 13:56 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI “KASSERİA…” –“THE KAYSERİ…”-2 20-03-2020 11:18 KAYSERİ’DE  YABANCILAŞMA  VE KİMLİK KAYBI-1 19-03-2020 11:14 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-8 07-02-2020 11:43 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-7 06-02-2020 11:35 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-6 05-02-2020 11:09 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-5 04-02-2020 11:03 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-4 03-02-2020 11:36 “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-3 02-02-2020 14:26 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-2 31-01-2020 10:54 YENİ BİR BİLGE KAĞAN MESAJI VE ÇAĞRISI “EY TÜRK KENDİNE DÖN!...”-1 30-01-2020 10:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA