DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET HABİL TECİMEN
MEHMET HABİL TECİMEN
Giriş Tarihi : 06-04-2021 14:04

Asyalı antikite kabiliyeti nedir duruşuna giriş

Kendi halinde özel anlatı-

 

İlk gün: Tanrı yaratma amacını ruhlara deklare etti. İkinci gün: Yaratılma başladı. Üçüncü Gün: Tanrının kimliğine değgin beden-ruh bilgilendirildi. Dördüncü Gün: Tanrı kendi isteği ile kullarının yekûnunu tasnif etti. Beşinci Gün: Âdem Aleyhisselam (prophéties) ilk kez varlığın nurunu (1) fark etti. Altıncı Gün: Varlık tasnifi tamamlandı. Yedinci Gün: Dünya-cı kimliğinde mevcudat külliyen yaratıldı. Perspektivité (buydu) budur; Niyet tasarımı (willfully) ve onun bütüncül kabiliyeti. Durum: -cidden bu anlamıyla varlığın ontolojik basamağı; böyledir. Neden böyledir? İzahın ilk hali budur: Başka hal var mıdır? Vardır,..: –kendiliğindenlik-, kendiliğinden oluş, yaratım-yaratılış:-. /ontoloji. (2)

Antikite’nin, ne olduğuna dair hiç bir şey ifade edilmiş olmasa, sadece korku denilmiş olsa, korkunun bütün alt katmanları ile (infial-inkâr-münkiriyet) insan merkezli muhtevanın içinde yaşaması yeterlidir, hatta sevme ihtiyacının bile bu anlamda bir nispeti vardır. Çünkü korku bir perspektiftir, -idi, (görüntü-derinlik) aynen sevgi veya sevmeme de olduğu gibi. Konu aynı zamanda, binlerce farklı perspektivité boyutunun içinde biriken bir niyeti de (intentionniste) barındırır. Belirtmek yerinde olur ki, insan ve eşya arasında ilişkiyi yoğuran –korku/-dur; doğanın anlık davranışları üzerine gözlemler, -ki kendi içinde yaşar hatta doğanın anlık davranışları kendi âleminde sorunsalıyla bir olur; dipten gelen metodumuz, budur-. (kadim olanın bir metot öngörüsü yoktur, mesele bizim taleplerimizle düğümlenmiştir, antikite okuma metodolojisi bizim meseleye bakış açı-ları-mızın karmaşasıdır.) Bu mesele doğrudan ruhu doğuran asayişe (order) çarpar ve kendine gelir. Antikite, sorunu doğuran ve sorunun çözümü için insan gözlemini, ölüm korkusunu, yaşam beklentisini kendi çaprazı üzerinden tasnif eden bir alanın içendedir ve bütün âlemi böyle okuma yöntemini –soi disant- ontolojik her değere anlatır. (Burada ki ontoloji kullanımı tamamen izafidir.) Bu konunun ilk hali olarak insanın vahiyle donandığı başlangıçtan son merhaleye kadar devam etmesi meselesidir de... Taraflar,(3) o dönemde de vardı, bugün de olduğu gibi… Kimdir onlar? Taraflar, vahyin anlattığı dünya ile vahyin anlatmaktan içtinap ettiği düşlerin tezekküründe olan -kendincelikli- rüya anlatımlarıdır. (metodoloji tercihi)

Gözlemin (…insan ilkin -apriorism (6)- tahlihat yapar.) tanımlama yeteneğinin doğurduğu canını saklama saiki,(*) düşünmeyi tetiklemiş, ardından da, kendi varlık görüntüsünde yoğrulmasıyla doğan -hayatı koruma üzerine diklenen- paranoyalarının yansımaları olarak antikite’nin muhtevasını oluşturmuştur. Bu kesinlikle gözlemle (korku izlenimleri) kazanılmıştır ve bütünüyle doğadır, -konu; doğanın ilk hali meselesine vahyin tanımları ile insanın bakış açısı arasındaki muhteva (4) görsel ve dil-bilgi-sel kabiliyetin de başlangıcıdır. Tanrı fikrinin doğumu eşyanın kendi içinde insanı etkileme çabası olarak öne çık-tı-ar. Bütün bu anlamlar, meselenin bir boyutu olarak kayda girebilecekken diğer konu araya girer ve kendini daha farklı sunar; -der ki,-insan organizması zamanla güneş, ay, yıldız, toprak, yağmur, ölüm, kıskançlık, kadın, dağ, gök, yontu pergelinde ilk olmanın hevesinde –doğacı kurallaşmalara- gitmiştir. (-İlkel hukuk-, conservationniste kabiliyet) Bunu yaparken varlığın dışsal boyutunu inkâr edicilere karşı tanrısal yaratılma kurallarının doğal (hakim) kimliğini yani ilahi nizam meselesini -her topluma hatta her klana göre değişen bir iklim dilini- kendi arasında sistemleştirmiştir. Sistemleştirme şudur yani, söylenen ve bilinenin ötesine-berisine meseleyi taşımamaktadır. –Ata- deyicinin, (ancêtre) kimliğine bürünmektir. Bu anlamıyla antik kabiliyet insan ruhunun dünyanın diğer yaratıkları ile ilk buluşmasının her türlü isyan ve delilik paranoyasını içinde barındırır ve uğradığı en -saf akıl- (rasyonel akıl değil) kimliğinin vahiy düzgecinde paralanmasıyla belli bir ehlîleşme yaşar. Vahiy ve antikite’nin bağdaşmazlığı/bağlanmazlığı bu anlamıyla bir yanılsama değildir. Nedir o, kılcal farklılaşma yaratımı, insanın korkularına karşı çok ciddi frekanslar çağıran içsel mırmırları, sırlı kimlikleri, bilge gözetmenleri doğurması;-dır; ve, -doğdu-. Bu doğuş kesin ve seçilmiş bir kavimden diğerlerine değgin açıldı.-yayıldı-: tebliğ anlatımı. Ama ifade edelim, bu seçilmişler (kavmî öncül), hiç tanımadan âlemîn nedenseline karşı savaşma/mücadele istidadı gösteren milletlerden doğmuştur; -olmuştur bu. Türk budunudur, buChoniates (: -Yol ve yer bilgisi. (la géographie-governe) Asya kavimleri bu anlamıyla bu maksattan milletlerdir.

Bizlerin onca iklim (mana) darlığına rağmen MÖ: 220’de devlet veya teşkilat kimliğine kavuşmamız antikite mücadelemizin içtenlikli bir zaferidir.

Türklerin antikite dönemini Asya kabiliyetiyle Akdeniz merkezli antik insan kimliğine doğru hareket-lendir-mesi, -korku kabiliyetini-, ilk yenen olarak öne çıkması ile alakalıdır, ki bu başarı olarak ilk kadim ata bağıdır. –T-Ö-R-E-: Boy-Klan.

Lakin, antikite sadece Asya toplumlarından ibaret değildir. Bugünkü cari antikite kimliği (modernite) söz konusu bu alt yapının vahiy toplumu ile karşılaşması ve farklı safhalarla-da- günümüze gelmesi ardından, bunun modernité tarafından kabulü ile günümüzün antik kimlik vasatını - ki özlemle yad edilen - kültürel zeminini doğurmuştur. Burada tam bir döngüsellik (5) vardır. -İnsan aynı kimlikler etrafında kendini oyalar-. Kadim oyun;-dur, bu.

Antikite’nin hermenötik boyutu destansı korkuların ve küçük boyutlu azmanlığın hatta düşsel-dışsal azabın, kendi içinde komploları veya tarihi kişiliklerin allegrasyonu üzerinden yürütülmüştür. İdris Aleyhisselamın hermes’leşmesi veya canavar-ca uçucuların tanrılaşması bu kabilden zihinsel çarpımlarla insanlığın bilimden önceki görsel aklı (tekrar ediyorum bilimden önceki) haline gelmiştir; bu dahi, son tahlilde din bilgisi ile izah edilmeye yeltenilen bir muhteva ile felsefi değerlerin folklorik unsuru olarak -karşılıklı- (niye ise!) onanmıştır. Din, bilimi tetkik eder ama bilim dini onaylama cür’etinde bulunamaz. Öyle.

 

 

----------------------------------------------------------

  1. Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil’âlemîn (Ahzâb: 7)
  2. Ontoloji meselesini bizi okuyanlar bilir, onlarca kez izah etmiştik daha önce; olay ilkin şudur, eğer vahyi bir değere inanıyor ve meseleyi ontolojik olarak açıklıyorsan vahiyle ontoloji arasındaki farkı bilmiyorsun demektir iki: bunu, bile bile karıştırıyorsundur, üç: vahiy kimliği ile ontoloji bağdaştırmaya çalıyorsan; (mesele başka tabi…) bunların üçü de fasit bir tavırdır. Ontoloji eşittir varlık bilimi veya varlığın tarihi gibi safsatalarda- hâlâ kalem oynatıyorsan size diyeceğimiz şudur: Ontoloji bir varlık bilimi olmaktan ziyade bir varlıksallaşma bilimidir, bunu kendi tanımsalı içinde yayar; şöyle ki, varlık tanrının belalı bir malıdır ama bu bela onu tatmin etmiştir yoksa, varlığı yaratım derecesinde bir dahli olamaz; kimin olamaz, tanrının diyeceksiniz değil mi? Hayır ontoloji sorduğu bu soruya tanrı diyemez (hatta bir başka vahiy kabilî, Allah inancı hele hiç diyemez) Bunu, ontoloji neden diyemez? Çünkü ontoloji inanmama üzerine (vahyin kabiliyeti dışında varlık tanımcısı) oturmuş vahiy karşıtı yapının yapıtaşıdır. İnandım deyip ontolojiyi varlığın izahında kullandığın-ız-da hermenötik devreye girer. Bu öylesine kutlu bir uğraştır ki, bizim için yıllardır Türkiye’de, düşünce akımları içinde ontoloji ayıklamaya veya onu kullanıyorsa onunla hemhal ol demeye kadar meseleyi götürmemize rağmen hâlâ en baba düşünce dergilerinde ontoloji nutukları atan sözüm ona vahye iman ettiğini ikrar eden –o tekrardaki- zatlara diyeceğimiz şudur; yazdıklarımızı –nedensiz- almayın, sadece anlayın.-, Tekrar özetle: ontoloji bir pagan içeriktir, hem de kökü itibarı ile de öyledir, ….ontolojik varsalını biz varlık bilimi üzerinden anlayacaksak vay halimize, değil mi ama?
  3. Taraflar: ikimiz de; …ubi una nocte uterque vidimus somnium praesagum futurorum (Genesis 41.11) Bir gece ikimiz de rüya gördük. Rüyalarımız efanin anlamlara takaddüm ediyordu.
  4. Muhteva sadece saikler değildir, onun kendi içinde özel anlamlardan oluşan yapısına vahyin dili kendi tanımları ile açıklamalar yapar.
  5. Döngüsellik şudur: vahiy onu kendi içinde tekrarladığı halde insan yeni olarak onu algılamaya meyyaldir. O da nedir? Lâikrahelehûddin: tamamlanmış din…
  6. Apriorism kendi tecrübesini aktarma sahası ilk olmadır.

 

(*) …varlık korkunç tahlillerden geçmiş kendin canını koruma saikı ile inanılması güç taktikler yapmıştır.

Choniates (: Ey şehrî Bizantiyum yıllığı, Niketas Choniates, Harry-J-Magoulias, Wayne State University Press, Detroit, 1984

NELER SÖYLENDİ?
@
MEHMET HABİL TECİMEN

MEHMET HABİL TECİMEN

DİĞER YAZILARI Günahın metodik anlamsalı üzerine sözce Türk hâkimiyet yöntemi Aldanma üzerinden büyür aldatma Üç Tarz-ı Siyaset eksenli politik duruşun 20. yy eksenli eksantrik kabiliyetine cevabî giriş Marksizm’in uygulanabilir kavramları bağlamında kapitalist değerler Türkiye üzerinden aşklar koalisyonuna tazim İkircikli tekel kimliğine konuşma yazıtı Osmanlı toplumundan liberal Türk tabakalaşması düzenine giriş Laikçileşme üzerinden başlangıç Türk Edebiyatı’nda kadim-modern statükosu Bir gelişmecilik hikâyesi olarak modernité Üçlü politikaya karşı ‘Tek Tarz-ı Vahiy’ Türkiye siyasi kültüründe Fransa ihtilâl tarihi muhibliği  Fikirdaşlara aşikâre ötelenmiş fikrî arkaplan Türk Edebiyatı’nda zamanın taharrûatına tavzih Medeniyetin öldürücü kültür kapsülü Üç kültür tekâmülü Hz. Muhyiddin’i anlama meselesine giriş Marksist felasifeye Türk dokunuşu Türk Medeniyeti Tarihi’ne Başlangıç Cümlesi Cemil Meriç meselesine giriş ‘Nurettin Topçu’ Meselesine Giriş Türk Edebiyatı’nı eleştirme kabiliyetine ilişkin… İsmet Özel eleştirisine ruk’a Metafiziği tanımlama kabiliyetine dair Marksizm’in beş eksiği beş fazlası Marksizm’in üretim kimliği, tüketim anlatımı İnanılmazlık üzerine metot teatisi Gidiş ve bir daha hiç gitmeyiş… Nice zaman ilinde bir şehir tesellisi… ‘Pazarın Sistematik Babaları’ (1) Marksizm neden küçümsenmemelidir zihniyetinin dikkatine… Market hükümleri üzerine kadim söz iklimi Kahvesiz kalmanın tatsızlığı… Dudak mimikleriyle gelişen tebessüm kimliğine dair… Are you love me neden demez İngilizce? BİR TEK METİNLE İNSANA NİZAM VERMENİN HİKÂYESİ BİR METEL AKŞAMINDA KAYSERİYYE TÜRKLÜĞÜNÜN DAS’ÜL EVRESI DAD-EL HÜKMÜ MEVT DEVRESI TÜRKİYE’NİN ZAFERLERİNE NASIL BIR GÖLGE TASAVVURU? SAĞ VE SOL TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR KAVRAM OLMALIDIR? TÜRKIYE TARİHİNDE FAİZİN ÜÇ EVRESİNE DAİR
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
HAYVANLAR ALEMİ
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
HAYVANLAR ALEMİ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA