DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET HABİL TECİMEN
MEHMET HABİL TECİMEN
Giriş Tarihi : 17-12-2020 09:34

Are you love me neden demez İngilizce?

Hayat ne de acelecidir. Hiç bekleyeceği yoktur onun. Niye öyledir? Öyledir de ondan. Yıllar önce benim taraftarım olarak yaşayanlar ben gönderince onları, benden ayrılmayı nasıl da meziyet olarak düşündüler kendi aralarında… Hani dünyayı yazdıklarımızla ayağa kaldıracak edebiyat-cı grubu idik? Ben aslında onu seviyorum ama o beni sevmiyor bilgisi dahi ne menem bir savunmadır? Ey gurebâ; yapılmayan ‘yazın’ ihaneti kalmadı ki edebiyatın içinde. Şimdi neyi konuşursun dergi mevhibehanesinde… Dostlar, sırası geldi, kişi sevdiğiyle beraberdir kutlu emri üzerinde biraz durmak istiyorum. Bu emri Devr-i Saadette duyanlar belli bir süre sonra öyle bir inkılabı duruşla karşılaştılar ki, iman perdesi yeni bir halkayla coştu. Peygamberin sevgisi kabile sevgisinden (min hubbû kabileût tevbeât’ül resûlêût/) âlâdır, dendiğinde kabileyi her şeyleri zannedenler ‘Resûllullah’la (sv)’ ve onun nübüvvet iklimi ile bir kez daha karşılaştı-lar. Bu öyle bir şeydi ki idrakler bunu ilk etapta çözemedi. Ardından Efendimiz Aleyhissalatüvesselama mesele arz edildi. Dendi ki, Ya Resûlullah, bizim kabile sevgimiz artık ilga mı oldu? Nurû Nebi (sv.) buyurdu ki, Ey Ehibba, kavmini sevmek suçlama nedeni değildir, (hubb’ûl iman-el hubbûhû imanehû/). Bunun üzerine ciltler dolusu kalem oynatılabilir. Ama özeti budur. Biz deriz ki, imdi, aşk meselesi iletişimin gündemine bugünkü kadar neden gelmiştir ve dahi neden aşkın dışındaki her şey aşka mal edilerek aşkın bayağılaşmasının önü açılmıştır biliyor musunuz? (ülke sevgisinden nereye geldik?) Aceleci olmak bizim en büyük sorunumuzdur. Biline. Hâlbuki aşk bekler ve visali düşler hem de damıtır, inceltir ve öylesine ölümsüzleşir ki bunu yaparken. Yine de her yere gidiyoruz, herkesi seviyoruz, herkesle ilişkimiz var, herkesten bir şeyler bekliyoruz; aşka sadakatin adı neden şudur-budur denilerek yok edildi ki? Hiç kimse üzerinde kötülük görmüyor ama o kadar aşk adına kötü çoğaldı ki. Aşkın ölümsüz ruhuna söyleyecek herkesin bir tek lafı var: sadece bekliyor ve diyor ki zamanı öldürmeye değmez bulduğun herkes bir aşktır. Bak hele..! Hadi öyleyse denese ne! Bela nedir ki? Sonra kıvranacak sen neredesin ey aşkın ölümsüzlüğü diyeceksen mevtinde. Zavallılık bir garip –awhawk- aşk haykırışı olarak bunu anlamamızı bekleyebilecek mi? Yaratılışımız bekliyor ama aklımız hainliği ile ona aşkı tattırmıyor hem de. Tadanlar var mı? Aşkın tarihini okumayı unuttuk galiba. Şairdirler ve fena yazarlar, aşka hainliği ölümsüzlüğe ihanet olarak bırakırlar ama maşuk-cuk hiç farkına varmaz bunun, tarih, şairin kitabına aşk maddesini yazma emri vereli çok oldu!. Bil ki, “eşk/kor” bir yere gitmedi? Ey, falan falan…! Zamanımızı dolduralım ‘aşkla’ ama nasıl?. Aşka sadık değiliz sadece, değilsin-iniz! Aşkın bize neler öğrettiğinin farkında hiç değil-sin-iz. Aşkla nelere kucak açtığımızın hiç ama hiç farkında değil-sin-iz. Biz niye böyleyiz? Cevaplarımız hiç te özel değil. Şundan dolayı o kadar bayağı niyetlerle aşka merhaba demeye getiriyoruz ki kendimizi. Bundan dolayı da araya giriyor ve mahvoluyoruz. Zamanımızı dolduralım, aman öleceğiz da, acelemiz var.. Dizi film oyuncuyuz sanki. Yani evimiz, aşka değil, girlfriend-boyfriend’e açılmalı ki, aşkı yaşamış olalım! Bu korkunç ivmenin içinde bugün itibarı ile toplumun çoğunluğunun konsensüs içinde olduğunu görmemiz de nedir? Zavallıca-lık-tır. Öyledir maalesef..! Başka bir mesele daha var: herkes kendine âşık arıyor ama aşkına sadakat edeni gördüğünde çıldırmış gibi onun sadıklarına saldırmayı kendi egemenlik sahası olarak görüp çirkefleşiyor. Bizler aşkın ruhuna şiir dizenleri görünce seviyor ama onu kendi yanımıza anında ç-almaya çalışıyoruz… Aşka sadakat başlı başına bir şiir edebi değil mi? Benim olsun aman onun almasın… Elma pazarlığı bu! Bilinmeli ki, bu metin bir pendname değildir, öyle de tasarlanmamıştır. Ama mesele bu yöne kaydıysa sorun metnin ritminde değil! Yaşayanların kendi içindeki şıpsevdi tarzlarındadır. Gelin ey aşûku sadıklar’ı ben çok dinledim herhalde, bu anlamıyla kendimi talihli görürüm. Kendinde gördüğü ‘hastalıklı doğuramama’ meselesini her gün bir boyfriend’e dokunarak aşk lafzına gark olacağını –free olduğunu- zannedenlerin cemiyetine merhaba demek elem verici… Biz niye sevdik ki, oyun oynamak varken. Duyuyoruz, görüyoruz; neymiş, çocuk sahibi olamayacaksam sadakatte yokmuş, rahmin senin aşk yeminine giden yolu mu tıkadı Bayan, (moviestar) hani kalbin vardı? Biliyor musunuz, Amerika’da en çok neyi merak ederdim, gece kulüplerinin önünde –okulumun bir kıdım ötesi- ihanete o kadar odaklıydı ki herkes, İngilizcenin ederi hiç beklenmeden -İngilizce kuralı anında doğranarak hatta- sorarlardı birbirlerine: You love me? Cevabı anında alırdı: Yeah! Are you love me’ye vakti yoktu kimsenin değil mi fellis!? Niye tanrının ona bahşettiği aşkı beklesindi? (vienne aryan..)? Genç oğlanlar kolleksiyonu varken, kızcağızın..!

NELER SÖYLENDİ?
@
MEHMET HABİL TECİMEN

MEHMET HABİL TECİMEN

DİĞER YAZILARI Günahın metodik anlamsalı üzerine sözce 09-04-2021 15:24 Asyalı antikite kabiliyeti nedir duruşuna giriş 06-04-2021 14:04 Türk hâkimiyet yöntemi 30-03-2021 18:27 Aldanma üzerinden büyür aldatma 27-03-2021 19:39 Üç Tarz-ı Siyaset eksenli politik duruşun 20. yy eksenli eksantrik kabiliyetine cevabî giriş 15-03-2021 13:01 Marksizm’in uygulanabilir kavramları bağlamında kapitalist değerler 09-03-2021 11:14 Türkiye üzerinden aşklar koalisyonuna tazim 03-03-2021 12:52 İkircikli tekel kimliğine konuşma yazıtı 01-03-2021 14:04 Osmanlı toplumundan liberal Türk tabakalaşması düzenine giriş 27-02-2021 22:49 Laikçileşme üzerinden başlangıç 17-02-2021 12:46 Türk Edebiyatı’nda kadim-modern statükosu 16-02-2021 11:53 Bir gelişmecilik hikâyesi olarak modernité 09-02-2021 19:07 Üçlü politikaya karşı ‘Tek Tarz-ı Vahiy’ 07-02-2021 18:12 Türkiye siyasi kültüründe Fransa ihtilâl tarihi muhibliği  04-02-2021 13:03 Fikirdaşlara aşikâre ötelenmiş fikrî arkaplan 02-02-2021 17:28 Türk Edebiyatı’nda zamanın taharrûatına tavzih 31-01-2021 19:29 Medeniyetin öldürücü kültür kapsülü 28-01-2021 13:25 Üç kültür tekâmülü 27-01-2021 12:48 Hz. Muhyiddin’i anlama meselesine giriş 26-01-2021 14:46 Marksist felasifeye Türk dokunuşu 24-01-2021 17:45 Türk Medeniyeti Tarihi’ne Başlangıç Cümlesi 23-01-2021 18:20 Cemil Meriç meselesine giriş 22-01-2021 19:08 ‘Nurettin Topçu’ Meselesine Giriş 20-01-2021 09:23 Türk Edebiyatı’nı eleştirme kabiliyetine ilişkin… 19-01-2021 09:09 İsmet Özel eleştirisine ruk’a 17-01-2021 09:55 Metafiziği tanımlama kabiliyetine dair 16-01-2021 18:27 Marksizm’in beş eksiği beş fazlası 14-01-2021 17:42 Marksizm’in üretim kimliği, tüketim anlatımı 13-01-2021 13:19 İnanılmazlık üzerine metot teatisi 10-01-2021 15:04 Gidiş ve bir daha hiç gitmeyiş… 09-01-2021 17:17 Nice zaman ilinde bir şehir tesellisi… 05-01-2021 15:59 ‘Pazarın Sistematik Babaları’ (1) 03-01-2021 15:29 Marksizm neden küçümsenmemelidir zihniyetinin dikkatine… 02-01-2021 19:07 Market hükümleri üzerine kadim söz iklimi 23-12-2020 10:19 Kahvesiz kalmanın tatsızlığı… 22-12-2020 09:35 Dudak mimikleriyle gelişen tebessüm kimliğine dair… 19-12-2020 12:07 Are you love me neden demez İngilizce? 17-12-2020 09:34 BİR TEK METİNLE İNSANA NİZAM VERMENİN HİKÂYESİ 15-12-2020 13:41 BİR METEL AKŞAMINDA KAYSERİYYE 12-12-2020 11:20 TÜRKLÜĞÜNÜN DAS’ÜL EVRESI DAD-EL HÜKMÜ MEVT DEVRESI 10-12-2020 11:24 TÜRKİYE’NİN ZAFERLERİNE NASIL BIR GÖLGE TASAVVURU? SAĞ VE SOL TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR KAVRAM OLMALIDIR? 09-12-2020 10:48 TÜRKIYE TARİHİNDE FAİZİN ÜÇ EVRESİNE DAİR 08-12-2020 14:38
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA