DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ABDULLAH AYATA
ABDULLAH AYATA
Giriş Tarihi : 02-02-2020 14:26

 ALTI ADET TUĞLA

 

Danişmentlerin üçüncü hükümdarı Melik Mehmet Gazi 1135 yılında Kayseri’yi merkez yapınca hemen şehrin imar çalışmasına başlar. Türk’ün geleneğinde olan fethettiği toprakları koruma, güzelleştirme ve yaşanılır bir belde haline getirme çalışmasına hız verir. İlk olarak insanların ibadetlerini rahatça yapabilmeleri için büyükçe bir cami yapımını planlar. Şehrin merkezi yerlerinden birsinde bulunan araziyi bu yapı için ayırır. Bu ibadethanenin yapılış maksadı ve giderlerini iyice hesapladıktan sonra tüm masraflarını şahsi servetinden karşılamayı kararlaştırır. Böylece kimseye ve devlet bütçesine yük getirmeyecek, külliye olarak düşündüğü binaları yaptırmanın huzur ve mutluluğunu yaşayacaktır.

Mimarları, ustaları huzuruna çağırıp durumu bildirir. Maharetli mimarlar kısa zamanda yapılacak külliyenin projesini hazırlayıp Mehmet Gazi’ye sunarlar. Çalışmaları beğenen Bey vakit geçirilmeden inşaatın başlamasını emreder. Bu işte görev alacak tüm çalışanları bir araya topladıktan sonra;

“Maharetli mimarlarım, ustalarım işçilerim, yakında kutsal bir mekânın yapımına başlıyoruz. Mutlaka bu külliyenin tamamlanmasında en büyük emek ve maharet sizlere ait olacak. İleriki nesillerimiz bu yapıda emeğiniz bulunduğu için sizlere dua edecekler. Acizane masraflarını, sizlerin ücretleriniz de dahil olmak üzere şahsım karşılayacağım. Devlet bütçesinden bir dirhem katkı olmayacak. Ayrıca hiç kimseden ayni ve nakdi yardım kabul edilmeyecek. Bu böyle biline, böyle uygulana. Haydi Allah işinizi rast getirsin.”   Sözleriyle bu günkü Camii Kebir( Ulu Cami) nin yapımına başlanır.

Mimarların denetiminde yapılan iş dağılımı çalışanlar tarafında titizlikle uygulanarak, maharetli taş ustaları, gayretli işçiler şevkle çalışmaya başlarlar. Kısa zaman sonra caminin duvarları yükselmeye, çevrede yaşayanların dikkatin çekmeye başlar. Zira yapımına başlanırken gösterişli tören ve temel atma olmamış, emir üzerine inşaat başlamıştır. Yapılmakta olan binanın amacını öğrenen şehrin Müslüman Türk ahalisi çok sevinir, meliklerine dua etmeye başlarlar. Hiç kimseden yardım kabul edilmeyişini de takdirle karşılarlar. Aradan belirli bir zaman geçip duvarlar iyice yükselmeye başlayınca yaşlı bir kadın inşaat çalışanlarının yanına gelerek selam veriri, hâl hatır sorar. Onlar da yaşlı teyzenin hatırını sorup gönlünü almak isterler. Cami inşaatı konusunda sorup merak ettiklerine yetkileri ölçüsünde cevap vermeye çalışırlar. Onları dinleyen kadın;

“Evlatlarım, sizden bir isteğim var.”

“Buyur Teyze, nedir bizlerden isteğin?”

“Ben yaşlı, fakir bir kadınım. Lakin kimseye de muhtaçlığım yoktur. Kimim kimsem yok. Kendi halimde geçinip gider, şükrederim. Emirimize, dürüst olan herkese dualar ederim.”

“Allah dualarını kabul etsin, sizin gibi hatun analarımızı başımızdan eksik etmesi.” Diye karşılık verirler.

“İsteğim şudur ki; ben de bu kutsal mekânın yapımına küçük de olsa bir katkı yapmak isterim.”

“Anlamadık, nasıl bir katkı?” diye sorar bir işçi.

“Evladım, söyledim ya fakirim. Gücüm ancak altı adet tuğla satın almaya yetti. Şu gördüğünüz çıkının içerisinde altı tuğla var. Hayrıma bu tuğlaları minarenin bir tarafına koyuverseniz olmaz mı?” diyerek yanında taşıdığı bohçayı gösterir. Durumdan haberdar olan işçi ve ustalar yaşlı teyzenin etrafın sarıp birbirlerinin gözüne bakmaya başlarlar. Bu sırada mimarları da gelip olaya şahit olur. Nazik bir dille;

“Teyzem, canım teyzem… melik Mehmet Gazi’nin kesin emri var. Hiç kimseden miktarı ne olursa olsun kesin olarak yardım alınmayacak. Emirimiz masrafların tamamını karşılayacak. Kusura bakma.”

“Şimdi benim bütün paramı vererek aldığım bu tuğlaları kabul etmiyor musunuz?”

“Ne yazık ki öyle, güzel teyzem.”

Yaşlı kadın çaresiz boynunu büker, çok üzülmüştür. Belli etmek istemez. Çalışanlara yüzünden eksik olmayan gülümsemesiyle, hayırlı işler dileyerek sözünü bitirir. Zorlanarak inşaat alanına getirdiği, içinde altı adet tuğlanın bulunduğu bohçayı alarak geri dönerek evinin yolunu tutar. Onun bu şekilde gidişine bakan çalışanlar da çok üzülürler ama yapacakları bir şey yoktur. Kendilerine verilen emir kesindir.

Ertesi gün yaşlı teyze yine inşaata gelir. Bu defa çalışanlara soğuk ayran getirip ikram eder. Ertesi gün su getirir. Çeşitli bahanelerle sıklıkla çalışanları ziyaret eder. Bazen onlardan caminin bölümleriyle ilgili bilgiler alır. Kadın, tuğla lafını çoktan unutmuştur. Belirli bir süre sonra teyzeyi anneleri gibi sevmeye başlarlar. Gelmediği veya geciktiği günler merakla yokunu beklemeye başlarlar. Sonunda kadıncağızın saflığına iyi niyetine dayanamazlar. Aralarında, ‘bu teyzenin isteğini yerine getirmeliyiz,’ fikri oluşur.  Sorumlu mimar çalışanları toplayıp;

“Arkadaşlar, teyzemizin durumuna çok üzülüyorum. Eğer aramızda söz verip kimseye duyurmazsak tuğlalarını minarenin duvarına koyabiliriz. Mehmet Gazi’nin nereden haberi olacak. Kadıncağızın hem gönlünü hem de duasını almış oluruz.” Der.

Zaten herkesin beklediği durum budur. Sevinçle kabul edip kendi aralarında sözleşerek kimseye duyurmayacaklarına dair söz verirler. Son gelişinde yaşlı teyzeye durumu anlatıp, tuğlalarını getirmesini, uygun yere koyacaklarını, bu durumu da kimseye söylemesini tembihlerler. Kadıncağız sevinerek evine gidip tuğlalarını getirir. Ustalar gelen tuğlaları uygun gördükleri yere yerleştirirler. Durumdan herkes memnundur. Artık yaşlı, güler yüzlü kadını hepsi anne olarak kabul etmektedir.

Caminin yapım işi hızla devam ederek belirtilen zamandan önce biter. Tam ibadete açılacağı günün önceki gecesinde Melik Mehmet Gazi’nin rüyasına bir melek gelir. Ona;

“Yapmış olduğunuz hayır Allah tarafından kabul gördü. Ortağınıza da cennetten bir köşk ayrıldı.” Der.

Sabah uyandığında rüyasının etkisinde kalan Mehmet Gazi şaşkındır. Ayrıca öfkelenmiştir. Önce isyan etmemek için defalarca tövbe eder. ‘Bu külliyeyi tamamen kendi helal paramla yaptırdım. Nasıl olur da ortağım olabilir. Kimse katkı yapmadı. Hiçbir masraftan çekinmedim. Tüm çalışanların alın terlerinin karşılığını fazlasıyla ödemeye çalıştım. Herkesi memnun ettim… diye düşünür. Kafası iyice karışmıştır. Ertesi gün inşaatta çalışa herkesi toplayıp sinirli, sert bir şekilde;

“Kimden cami için yardım aldınız? Emirlerime neden uymadınız? Eğer doğruyu söylemezseniz hepinizi en ağır şekilde cezalandıracağım bilmiş olasınız!” diyerek uyarır.

Şaşkın işçiler şaşkınlık ve korku içinde birbirlerinin gözlerine bakarlar. İçlerinden hiç kimsenin olanları Mehmet Gazi’ye bildirebileceğine ihtimal vermemektedirler. Bir süre sessizce bekleyip başlarını yere eğerler. Sonunda cesaretlenen mimarları her şeyi göze alarak olanları anlatır.

Durumu öğrenen Mehmet Gazi davranışlarından dolayı pişman olur. Çalışanlarına; “En doğrusunu yapmışsınız.” Diyerek cevap verir. Gururuna yenik düştüğü kanaatine varır. Başı yere düşer.

“O yaşlı teyzemizin evini biliyor musunuz?” diye sorar.

Sevinerek kadının evinin yerini tarif ederler. Atından inen melik yürüyerek hayırsever teyzenin kapısına varıp izin isteyerek içeri girer. Özür dileyip teyzenin ellerinden öperek ondan helallik alır.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
ABDULLAH AYATA

ABDULLAH AYATA

DİĞER YAZILARI AZERBAYCAN UYUYAN DEVİ UYANDIRDI 21-05-2021 10:48 KAYSERİ’NİN BAŞKENTİ TOMARZA 15-02-2021 23:34 MİSAFİR 27-04-2020 11:34 KAYSERİ’DE BİR CENNET KÖŞESİ: ŞIHBARAK 18-04-2020 10:52 MİMARSİNAN   PARKI 22-03-2020 13:56 UMRE-3 17-03-2020 10:58 UMRE-2 16-03-2020 10:57 UMRE-1 15-03-2020 12:51 SINIRSIZ  ZENGİNLİK 23-02-2020 13:59 KLEOPATRA-4 19-02-2020 11:18 KLEOPATRA-3 18-02-2020 11:05 KLEOPATRA-2 17-02-2020 11:55 KLEOPATRA-1 15-02-2020 17:50 TAHSİN-2 10-02-2020 12:17 TAHSİN-1 09-02-2020 13:27  ALTI ADET TUĞLA 02-02-2020 14:26 İÇERİ GİRİYORUM HASAN, DIŞARI ÇIKIYORUM HASAN 26-01-2020 14:29 DEDE KORKUTUN OĞLU-2 13-01-2020 12:13 DEDE KORKUTUN OĞLU-1 12-01-2020 14:26 TREN GARINDA GECE 05-01-2020 14:17 SINIRSIZ ZENGİNLİK 29-12-2019 14:22 TREN GARINDA GECE-2 23-12-2019 11:13 TREN GARINDA GECE-1 22-12-2019 14:21 AKÇADAĞLI OLMAK AYRICALIKTIR -3 17-12-2019 11:54 AKÇADAĞLI OLMAK AYRICALIKTIR-2 16-12-2019 11:15 AKÇADAĞLI OLMAK AYRICALIKTIR-1 15-12-2019 14:32 EN BÜYÜK ZENGİNLİK-3 10-12-2019 11:14 EN BÜYÜK ZENGİNLİK-2 09-12-2019 12:08 EN BÜYÜK ZENGİNLİK-1 08-12-2019 14:46 ZARGANA 01-12-2019 14:44 ACAR EMMİ-2 25-11-2019 11:09 AŞTİ’ DE SABAH-2 18-11-2019 11:51 AŞTİ’ DE SABAH-1 17-11-2019 14:04 KÖMÜŞ MEHMET-2 11-11-2019 11:27 KÖMÜŞ MEHMET-1 09-11-2019 16:52 BABASI YAPILI 03-11-2019 15:02 HABİP  KÖPRÜSÜ-5 31-10-2019 11:28 HABİP  KÖPRÜSÜ-4 30-10-2019 12:11 HABİP   KÖPRÜSÜ-3 29-10-2019 11:16 HABİP   KÖPRÜSÜ-2 28-10-2019 11:31 HABİP   KÖPRÜSÜ-1 27-10-2019 13:29 EN ACIMASIZ TÖRE-3 22-10-2019 10:58 EN ACIMASIZ TÖRE-2 21-10-2019 11:41 EN ACIMASIZ TÖRE-1 19-10-2019 16:42
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş513
  • 2Trabzonspor513
  • 3Fatih Karagümrük510
  • 4Fenerbahçe410
  • 5Konyaspor410
  • 6Altay59
  • 7Galatasaray48
  • 8Hatayspor47
  • 9Kayserispor47
  • 10Yeni Malatyaspor56
  • 11Alanyaspor46
  • 12Göztepe55
  • 13Gaziantep FK55
  • 14Kasımpaşa55
  • 15Adana Demirspor55
  • 16Antalyaspor54
  • 17Sivasspor53
  • 18Çaykur Rizespor51
  • 19Başakşehir FK40
  • 20Giresunspor40
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA