SİYASET
Giriş Tarihi : 22-09-2020 18:29   Güncelleme : 22-09-2020 18:29

ÜLKEYİ YABANCI AKIL MI   YÖNETİYOR?..

ÜLKEYİ YABANCI AKIL MI   YÖNETİYOR?..

Millet derneği başkanı Mustafa Temizer yazılı bir açıklama yaparak şu görüşlere yer verdi:                                                                                                                   

Ülkedeki gelişmeler bize, “ Bizi kim yönetiyor? Yabancı aklıyla mı yönetiliyoruz? ” sorusunu sorduruyor. Siyaset, karşılaşılan güçlük ve problemlere çözüm üretme, çözüm bulma ilim ve sanatıdır. Toplumsal sorunlar siyaset sanatçısı, devlet adamları tarafından çözülür.                                                                                                                                                                                                            Devlet adamı toplumsal problemlere çözüm bulacak bilgi birikimine, deneyim ve tecrübeye sahip olması gerekir. Ülkede problemler çözülemiyor, çözüm bekleyen meseleler her geçen gün daha da artıyorsa ülkeyi siyaset sanatçısı, devlet adamları yönetmiyor demektir. Yöneticiler siyaset sanatını icra edecek; devlet adamı olma, devlet yönetme ehliyetine sahip değil demektir.

Sanat sanatkârın elinde anlam kazanır. Ehil olmayanlar tarafından ortaya konan eser birileri tarafından beğenilse de sanat eseri olmaz.

Mevcut siyasi anlayışla sanat olan siyaset yapılmıyor. Yapılanın ne olduğunu siyasetin gerçek manasını bilen, olayları ve gelişmeleri grup ve parti taassubundan uzak, önyargısız değerlendiren herkes biliyor.

Bütün problemleri dış güçlere bağlayarak kendi ehliyetsizlik ve liyakatsizliklerini gizlemeye çalışanlara; kardeşim düşman düşmanlığını yapıyor. Siyasetçinin her türlü saldırıya karşı tedbir alması, dış güçlerin plan ve projelerine alternatif projeler üretmesi gerekmez mi?İç ve dış kaynaklı tüm problemlere çözüm üretmek, ülkesini ve insanlarını korumak siyasetçinin yapmak zorunda olduğu görev değil mi?

Sorunlara çözüm bulunmuyor, sorunlar devam ediyor, olaylar dış güçlerin istediği gibi gelişiyorsa yoksabizi kim yönetiyor?..Dış güçlerin plan ve projeleri doğrultusunda yabancı aklıyla mı yönetiliyoruz?sorularını soruyor.  

Bir taraftan sorunlar artarak devam ediyor. Diğer taraftansamimi eleştiri ve çözüm teklifleri düşmanlık olarak görülüyor ve cezalandırılıyor.

Parti içinde yanlış giden şeylerin eleştirilmesi suç sayılıyor ve cezalandırılıyor. Partiden ihraç ediliyor. Son örnekMhp’deki Cemal Enginyurt olayı.

Hükümetin yanlışlarını eleştirmek, çözüm yolları göstermek büyük suç sayılıyor. Ya “PKK” ya “FETÖ” ya da vatan haini olmakla suçlanıyor.

Sağlık sektörünün salgın karşısında nasıl çaresiz kaldığına, çalışanlarının ne kadar zor durumda olduğuna dikkat çekmeye çalışan Türkiye Tabipler Birliği suçlanıyor. Bütün olanlar bize, “Bizi kim yönetiyor? Yabancı aklıyla mı yönetiliyoruz? ” sorusunu sorduruyor.

Bir kurumun kapatılmayı gerektirecek suçlar işlediği biliniyorsa bugüne kadar neden engel olunmadı? Kurumların varsa yanlışları gerekli araştırma ve soruşturma yapılır. Hukukun gereği yapılır. Belli ki önemli olan suç işlemek değil eleştirmektir. Eleştirmediğiniz sürece işlediğiniz suç önemli değil. Eleştirdiğiniz an suçlusunuz. 

İnsanlara düşünme, konuşma, tartışma ve soru sorma imkânı vermeyen, insanları baskı altında tutan bir toplumun gelişmesi ve çağı yakalaması mümkün değildir.

İktidar ve muhalefete hakim olanlar, çözüm bulma ilim ve sanatı olansiyaset sanatını icra edecek bilgi birikimi, deneyim ve tecrübeye sahip değil. Aynı siyasi anlayışa sahip iktidar ve muhalefet ekonomiden eğitime, tarımdan hayvancılığa, bilim ve teknolojiden dış politikaya …yıllardır devem eden ülke sorunlarına çözüm bulamıyor. Yerli ve milli kadroların çözüm önerilerini - rakip olarak gördüğü için - dinlemiyor.

Siyasilerin tek kaygısı seçim.İktidar, iktidarda kalma,koltuğu koruma; muhalefet iktidar olmakoltuk kapma derdinde. Siyasilerin tek kaygısı iktidarda kalmak ve iktidar olmak olunca ülke sorunlarını çözemiyorlar.Yabancı aklına, yabancıların plan ve projelerine mahkum oluyorlar.Millik, dindarlık, demokratlık, özgürlük ve barış, gelecek, vefa adına bu projeleri ben daha iyi uygularım yarışına giriyorlar.

Çare:

Mevcut siyasi anlayışı terk etmek. Eskilerin devamı olanlara.Aynı siyasi anlayışta oldukları halde farklıymış gibi gözükenlere. Dün kara dediğine bugün ak diyenlere. Dün ak dediğine bugün kara diyenlere. Siyaset sanatını icra edecek ehliyete sahip olmayanlara itibar etmemek.

Elli yıldan beri doğrularından zerrece sapmayan, ülke meselelerine sürekli çözümler üretip iktidar ve muhalefeti uyaran, “ Milletim Uyan! Varlığın birliğin geleceğin tehlikede!”             “ İştirak etmediğimiz çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Haydin “Yeniden Milli Mücadele” çağrısında bulunan milli kadroların çağrısına kulak vermek. Milli mücadele ruhuyla el ele gönül gönüle vermek. Yeniden teşkilatlanmak. Siyaseti siyasetsanatkarlarına, gerçek milli kadrolara emanet etmek,hep birlikte ülkemizi Muhteşem Türkiye yapmaktır.  

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…