SİYASET
Giriş Tarihi : 08-09-2020 19:52   Güncelleme : 08-09-2020 19:52

TEMİZER: ŞEYTANİ  VE RAHMANİ SİYASETE DİKKAT!

TEMİZER: ŞEYTANİ  VE RAHMANİ SİYASETE DİKKAT!

Millet derneği başkanı Mustafa Temizer yazılı bir açıklama yaparak şu ifadelere yer verdi

Ayrı anlamlar içeren ama aynı anlamda kullanılan iki kelime politika ve siyaset.                            

Genel olarak devlet işlerini yürütmek için kullanılan yol,amaca ulaşmak için kişinin karşısındakinin duygularını okşaması, nabza göre şerbet vermesi, zaaflarını kullanması şeklinde ifade edilen politika, Yunancada çok yüzlülük anlamına gelmektedir.Politika, TDK sözlüğünde devlet işlerini yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayış olarak tanımlanmakta.

Mecazi anlamda; Kişinin hedefe ulaşmak için karşısındaki kişilerin zayıf yönlerinden faydalanması, onların duygularını okşaması ve benzeri yöntemler kullanmasına politika; bunu yapanlara da politikacı denmekte. Bu anlayışla yapılan sözde siyaset, siyaset değil politikadır. Aldatma şeytanın işidir. Politika, siyaset manasında kullanılıyorsa bu şeytani siyasettir.

Siyaset kelimesi Arapça kökenli “siyasa” kökünden yönetmek, eğitmek, yetiştirmek anlamına gelen bir kelimedir. “Siyaset iyiliği emretmek kötülükten men etmektir.” Osmanlı geleneğinde siyaset; bir yandan erdemli bir toplum oluşturmak için idare etme (yönetme), diğer yandansosyal problemlere “Çözüm bulma ilim ve sanatıdır.” Bu sanatla uğraşanlara siyasetçi, devlet adamı denir. Devlet adamlarının yaptığı da rahmani siyasettir.

Siyaset ilmi ve sanatı sadece siyasetçileri değil tüm insanları ilgilendirir. Siyasetin dışında kalmak; insanın kendisiyle ilgili alınacak karara katılmaması demektir. Hangi sebeple olursa olsun kendisiyle ilgili alınacak kararlara katılmamak daha baştan birilerine mahkum, yönetilen olmayı kabul etmek demektir. Bundan sonraki sözde seçimlerle kişi sadece yeni efendilerini belirler.

Siyasetin bir yönetme ve çözüm bulma sanatı olduğu, yöneticilerin şeytani siyaset mi rahmani siyaset mi yaptığı, politikacı mı siyasetçi mi olduğu sorunların ve çatışmaların çözüm sürecinde ortaya çıkar.

Günümüzde amaca ulaşmak için her şeyi mübâh gören siyasi anlayış, siyaseti değil politikayı çağrıştırmakta. Yöneticilerin kurnaz, zalim, verdiği sözde durmayan kişiler olduğunu işaret etmektedir. Liderler, verilen sözlerin tutulmayacağını, tutmak zorunda olunmadıklarını söz ve davranışlarıyla göstermektedir.

Örneğin; herkese farklı davranan, bir kişinin yanında a’yı savunurken bir diğerinin yanında aniden koyu bir b’ci olan veya her iki tarafa da hak verirmiş gibi konuşan, yalan, dolan, çalma çırpma… zafere ulaşmak için her şeyin meşru gören kişilere politik insan denmektedir. Yapılan iş aldatmadır, şeytanidir.

Parti başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapanların “Dün dündür bugün bugündür!” sözü, yapılan bir görüşme için duyulması haline bunu topluma izah edemeyiz uyarısına “ İnkar ederiz canım” demesi, dün ak dediklerine bugün kara demesi, dün vatan hain ilan ettiklerini bugün milli kahraman olarak görmeleri gibi birçok söz ve uygulamalar,yapılanın siyaset değil politika olduğunu gösteriyor. Siyaset deniyorsa bu rahmani değil şeytani siyasettir.

Siyasetçi devlet adamı; politikacı günün adamıdır. Sosyal problemler politikacılarla, günün adamlarıyla, onların izlediği şeytani siyasetle çözülmez. Siyasetçi, devlet adamlarının izlediği rahmani siyasetle çözülür.

Neden mi? Politikacılar; bir seçim sonrasını düşünür. Her türlü hile ve aldatma yoluna başvurur. Dinden kitaptan bahsetse de seçimi alabilmek için birçok ahlaki ilkeyi çiğnemeyi göze alır. “Harp hiledir.” mazeretiyle kitaba uymayan ahlaksız uygulamasını kitabına uydurur. Siyasetçi devlet adamları;Seçim sonrasını değil nesiller sonrasını düşünür. Aldanmamak ve aldatmamak için kılı kırk yarar. Mevki, makam, maddi çıkar için ilke ve prensiplerinden asla vazgeçmez.İlim ve yüksek ahlakı en önde tutar. Bir ahlâkî ilkeyi korumak için bin iktidarı feda eder. 

Politikacının amacı;Kitleleri yönetmek. Şuursuz kitleleri bir yığın halinde peşinden sürüklemek. Bunun içinher türlü yola başvurmaktır.                                                                                                     Siyasetçi devlet adamının amacı; Kitlelerden çok fikirleri yönetmek. Milleti bir yığın olmaktan kurtarıp teşkilatlı bir güç haline getirmek. Milletini tarihi misyonu doğrultusunda teşkilatlamaktır.

Politikacı; Kendini, nefsini öne çıkarır. Nefsine kul olmuştur. Sürekli konuşur. Topluma, yerine getiremeyeceği hususlar da bile sözler verir.  Siyasetçi ve devlet adamı; Kendini hiç öne çıkarmaz. Yapamayacağı şeyleri söylemez, Çoğu zaman toplumun önüne çıkıp konuşmaz. Aynı konuda dün başka bugün başka konuşmaz. İstikamet üzere olmak onun en önemli özelliğidir.

Politikacı; Sadece kazanmak psikolojisi ile yaşar ve rakiplerini yok hükmünde, hedefine varmak için ortadan kaldırılması gereken birer engel olarak görür.Siyasetçi; Topluma, tarihe ve Allah'a hesap verme korkusuyla yaşar.

Politikacı;Yaptıklarını anlatır, elde ettiklerine sevinir ve neden daha fazla kazanamadığıdüşünür.Siyasetçi;Yapamadıklarına üzülür. Mağdur ve mazlumlardan dolayı taşıdığı vebali ve sorumluluklarını düşünür

Politikacı; Başardığında gurur ve kibirle zafer çığlıkları atar.                                                                                  

Siyasetçi devlet adamı;Toplum hizmetlerini yerine getirememenin acısını yüreğinde hisseder.

Politikacı; Gücü ve gösterişi kutsar.                                                                                                                                       Siyasetçi devlet adamı;Adaletsizlik ve merhametsizlik yapmaktan korkar…..

Bizi kimler yönetiyor? Politikacı, şeytani siyasetçiler mi; rahmani siyaset anlayışına sahipolanlar mı?.. Mevcut siyasi anlayışlatüm sorunlarımızıçözebilir miyiz?..Rahmani siyasete evet! Şeytani siyasete hayır!

İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…