YEREL
Giriş Tarihi : 23-01-2021 11:45   Güncelleme : 23-01-2021 11:45

TARİHÇİ YAZAN SÜLEYMAN KOCABAŞ’IN KAYSERİ HAKİMİYET’ DEKİ DİL YAZILARI VE “DİL RAPORU” ETKİLERİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI

TARİHÇİ YAZAN SÜLEYMAN KOCABAŞ’IN KAYSERİ HAKİMİYET’ DEKİ DİL YAZILARI VE “DİL RAPORU” ETKİLERİNİ  GÖSTERMEYE BAŞLADI

 

“Tarihimizin sevdalısı” olmak yanında dilimizin de “sevdalısı” olarak isim yapan Kayseri Hakimiyet Gazetesi köşe ve dizi yazılar yazarlarından Tarihçi Yazar Süleyman Kocabaş’ın dilimizin sorunlarını dile getirmeye yönelik 2 Şubat 2020’de başlayan ve her gün devam eden köşe ve dizi yazıları yanında, 8 Ağustos 2020’de Cumhurbaşkanlığı makamına gönderdiği “Dil Raporu” ve ekleri etkilerini göstermeye başladı.

Kocabaş’ a CİMER’den gelen mesajlarda, “Dil Raporu” ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Kayseri Hakimiyet’ te yazdığı “Acık Mektubu” nun makama sunulduğu ve bilgi edinilmesi, gereğine yardımcı olunması için ilgili makamlara gönderildiği yer almıştır. Kocabaş raporunu ayrıca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de ekinde kendisine Kayseri Hakimiyet’ te yayınlanan “Açık Mektubu” da olduğu halde sunulmuş, rapor, Mecliste grubu bulunan parti genel başkanlarına da gönderilmiştir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, zaten öteden beri dil sorunlarımızı dile getiriyor ve özellikle de bunlardan olarak “caddelerimizdeki yabancı işleri isimlerinin temizlenmesi” üzerinde duruyordu. Bu cümleden en son olarak, 2020 yılı Kültür ve Sanat Ödülleri verilirken 20. 1. 2020’ de yaptığı konuşmada şunları söylemişti: “Dilimize sahip çıkmalıyız, dilimizi zenginleştirmeliyiz. Dilini zenginleştirmeyen ve diline sahip çıkmayan milletler, köksüz bir ağaç gibi en hafif bir rüzgarda devrilirler.

Caddelerimizdeki dükkanlarda ve marketlerde bizim dilimiz yok. Tabelalarda başka bir şey var.

Bizden öncekilerin hatalarından ve tecrübelerinden dersler alarak dilimizi zenginleştirmeliyiz.”

Tarihçi Yazar Süleyman Kocabaş’ın “Dil Raporu” nda dile getirdiği dil sorunlarımızın izlerini de taşıyan Sayın Erdoğan’ın bu beyanatı, dilimiz konusunda milletimizin yanmakta olan yüreğine su serpmiştir.

  1. almak için kendisine başvurduğumuz Kocabaş, “Raporum ve açık mektubum Sayın Cumhurbaşkanımızın arzularına da tercüman olduğu ve ona destek vermek için yazıldığından, onun bu son görüşleri daha da sevindirici olmuştur. Dileğim, bunların sözde kalmaması, tatbikatlarına yönelik yaptırımlarla içlerinin doldurulmasıdır. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın öndeliğinde başarılırsa, 1920’lerin “Vatan- Toprak Kurtarıcıları” nın tarihimize “Kahramanlar” olarak geçtikleri gibi, günümüzün tarihine de “Dilimizin Kurtarıcısı” olarak “Kahraman Lider” olarak geçecektir. Zira, toprağı kurtarmak yanında dilin de kurtarılması toprağın kurtarılması kadar önemlidir. Bir millet nasıl ki topraksız yaşayamazsa milli dilsiz de yaşayamaz. Çünkü milli dil, milleti meydana getiren en başta gelen kültür unsurlarından birisidir. Milli dil öldü mü, millet de ölür. Tarih, milli dilleri ölen “milletler mezarlığı” ile dolu olup, bugün itibariyle onların yalnızca isimleri bize ulaşmıştır” görüşlerine yer verdi.