YEREL
Giriş Tarihi : 13-02-2021 21:49   Güncelleme : 13-02-2021 21:49

SİS EKO TREKKİNG "TOHUM EKME FAALİYETİ" 13.02.2021

SİS EKO TREKKİNG


Kızıl ırmak kenarı Amarat tohum ekme faaliyetimiz devam ediyor. Katılmak isteyen olursa sevinirim.
YAŞLI ÇAM AĞACI İLE SOHBET:
Tohum ekimine başlamadan önce doğru Yaşlı Çam Ağacının yanına yöneldim. Selam verdim. O da bana “hoş geldin bu gün erkencisin” dedi.
Yaşlı Çam Ağacına “evet. Çünkü bu gün senden öğrenmek istediğim çok şey var ve ben onların hepsini öğrenmek istiyorum". Dedim.
Yaşlı Çam Ağacı beni tepeden aşağı bir süzdü ve sonra cevap verdi.
-Bak Mustafa. Bilginin de yemek gibi ya da spor gibi toptanı olmaz. Bir haftalık yiyeceğini bir günde yersen ya da bir haftada yapman gereken sporu bir günde yapmaya kalkarsan hazmedemezsin. 
O yemekte, o spor da sana zarar verir. Yemeğini en sık günde üç öğün, sporunu ise yine en sık iki günde bir yapmalısın. Dedi ve ilave etti. Tabii. Hafif hareketlilikleri ve atıştırmaları saymıyorum. 
Bence akşam yemeğinden sonra atıştırma ya da spor yapma. Yani. Özellikle akşam 20 den sonra. 
Çünkü ekstra olarak açığa çıkacak olan metabolizma artıklarını vücudun temizleyemez. Bağışıklığın düşer. Gece uyurken vücut zorlanır. Terlersin ve kötü rüyalar sebep olur… 
Yaşlı Çam Ağacının öğütleri hoşuma gitmişti ve hemen sordum.
-Peki. Akşam yemeğinden sonra su içebilir miyim?
Yaşlı Çam ağacı hemen cevap verdi.
-Tabii. Yemekten iki saat sonra ve yatmadan önce su içmelisin. Akşam ve yatmadan önce vücudun sulanması gün boyu oluşmakta olan metabolizma atıklarının temizlenmesini kolaylaştırır ve kalbini rahatlatır.
Yaşlı Çam Ağacına teşekkür ettim ve yine ilk soruma döndüm.
-Yaşlı Çam Ağacı bana bu gün tohum diktiğimiz yerin (bölgenin) önemini, badem, karaçam ve sarıçamların ekim zamanlarını ve hayvancılığın etkisini anlatmanı istiyorum.
Yaşlı Çam Ağacı “kendi kendine “bu gün sadece mevkiyi, yani bölgeyi tartışalım dedi ve anlatmaya başladı.  
-Mustafa. Irmakların barajların ve su topluluklarının oldukları yerlerde buharlaşma yoğun olur. Bu buharlaşmanın tesiri ile fidanlar ve ağaçlar daha rahat büyürler. Ancak konu sadece bu değil. 
-Buharlaşma ile havanın kuruluk etkisi ortadan kalkar. Hal böyle olunca denizlerden gelen rutubetli hava kuru hava nedeni ile seyrelmez. Yani rutubet daha çok yoğunlaşırlar ve yağmur başlar.
-Tabii. Bir de ırmakların, barajların ve su topluluklarının kenarları ormanlarla kaplanırsa herşe çok daha mükemmel olur. Dedi ve noktayı koydu.
Ama ben tam olarak anlamamıştım ve merakla sordum.
-Yaşlı Çam Ağacı söyler misin? Tam olarak mükemmel olan ne?
Yaşlı Çam Ağacı tekrar konuşmaya başladı.
-Mustafa ağaçlar yerden aldıkları suyun büyük bölümünü atmosfere verirler. Dallarında biriktirdikleri suyu (sis, kırağı ve yağışlarla gelen suyu) atmosfere verirler. Gövdeleri ile kökleri ile yere döktükleri yaprakları ile yağan yağmurların akışa geçmesine engel olurlar. Yani yağış sularının da toprağın altına girmesini sağlarlar. Toprağın rutubeti artar ve toprak ta atmosfere su vermeye başlar.
-Hal böyle olunca topraktan kalkan rutubet, ağaçların atmosfere verdikleri rutubetler ve bölgedeki açık su topluluklarının atmosfere verdikleri rutubetler birleşerek kuru havayı tamamen rutubetlendirir.  Denizlerden gelen rutubetli hava böyle bir ortama girince daha da ağırlaşır. Sonuç. Yağmur yağar, kar yağar ve bereket olur.
Ağaçlar daha güzel büyür, tohumlar daha güzel yeşerir ve bolluk olur. Dedi ve ekledi. Şimdi anladın bölgenin önemini?
Yaşlı Çam Ağacına bakarak ”evet” dedim. “Evet. Anladım”.
Sessizlik oldu ve sonra Yaşlı Çam Ağacı üzgün bir şekilde konuşmaya başladı.
“Bak. Kızıl ırmağın karşı taraflarına bak (SON RESİM). Dağlar çırılçıplak”. Dedi ve devam etti.
Bir zamanlar bu dağlar ormanlarla kaplıydı. (Anadolu’nun %70 kadarı ormandı). Türlü çeşit hayvanlar vardı. Büyüklü küçüklü göller vardı. Anadolu’nun %6 kadarı göllerden oluşmaktaydı (şu an %2 kadarı) ve hayat çok güzeldi.
Çünkü hiçbir canlının su, gıda ve barınak sorunu yoktu. Dedi ve üzgün bir şekilde “ya şimdi” diyerek orta yere kocaman bir soru bıraktı.
Sesizlik oldu ve yaşlı çam ağacı “öce Anadolu’daki ırmakların kenarlarını çevreleyen dağları eski haline getirelim. Oralar orman olsun. Oralar Anadolu’nun yağmur yolları olsun. Sonra yüksek dağları, tepeleri derken Anadolu da ormanlarla birlikte sulak alanlar çoğalsın. Hayvan ve bitki çeşitliliği çoğalsın. Yaşam çoğalsın dedi ve noktayı koydu.  
***
Evet. Zararlı insan etkileri nedeni ile ormanları tükettik. Ardı sıra hayvan ve bitki çeşitliliği tükendi.  Çok geçmedi sulak alanlarımız bir, bir kuruyarak yok olmaya başladı.
Sorumsuz tüketim çılgınlığı, lüks, daha lüks, bencillik ve cehalet nedeni ile dünyamız artık kirliliği ve anormal tüketimi taşıyamayarak hayatta kalabilme mücadelesi vermeye başladı.
Evet. Son nesil inanlarız. Dünyamızı kurtarabilmek için çaba sarf etmesi gerekli olan son nesil insanlarız. Ya biz düzeltmeye başlarız ya da bizden sonrası tufan olacak.
Son sözüm. İçimizde birazcık insanlık kalmışsa onu güçlendirmeli ve doğaya güç vermeliyiz.
***
Üzülmüştüm. Yaşlı çam ağacına çok teşekkür ettim ve “tohum ekimizden sonra görüşmek üzere” diyerek ayrıldım. DEVAMI VAR.
Saygılarımla.