YEREL
Giriş Tarihi : 04-01-2021 13:31   Güncelleme : 04-01-2021 13:31

SİS EKO TREKKİNG" FİDAN DİKME FAALİYETİ"

SİS EKO TREKKİNG

Bu gün Amarata 3. Seferimi yapamadım. Radyatör delinmiş. Motor conta yaktı. Yolda kaldım.
ÇAM DÜŞMANLIĞI ÜLKEMİZE ZARAR VERİR VE TELAFİSİ OLMAZ
ÇAM AĞACI SAĞLIKTIR (2. BÖLÜM).
Dağlardaki çam ormanları şehirlere sağlıklı, antiseptik etkisi olan ve insanları rahatlatan temiz hava gönderir. Şehirlerden kalkan tozu ve pis havayı emer.
***
Çam ağaçları direk, inşaat, kereste ve kâğıt endüstrilerinin temel malzemesidir. Fıstığı. Kabuğu (tanen). Katranı. Reçinesi. Poleni (balı). Trementi (bir oleorezindir %70 reçine; %30 uçucu yağdan oluşur. Nefes açar). Soymuğu (fotosentez ürünlerinin diğer organlara aktarılmasını sağlayan tabaka). Çırası. Odunu. Kozalağı. Esansı. Tomurcuğu. Yaprağı (Pinenler, kadinen, silvestren, bronil asetat ve trepinol gibi bileşikler taşır), kökleri, havaya, toprağa ve suya kattıkları son derece değerlidir.
Solunumu rahatlatır ve çok çeşitli ilaçların (solunum sistemi, kurşun zehirlenmesi, ağrı kesici, kan yapıcı, vücut direncini artırıcı… Saç dökülmesi) ya da endüstri ürünlerinin bileşenidir.
Bu nedenle çam ormanlarına yakın yerlerde yaşayan insanlarda stres olmaz.
Daha uzun yaşarlar, daha dayanıklı ve daha sağlıklı olurlar.
***
“Kuzey Türklerinde çam ile ilgili inançlar daha canlı bir şekilde yaşamaktadır. Sahalar, çamın aydınlık ağaç olduğuna ve Tanrı kutu taşıyan bu ağacın kutunun Saha insanına sindiğine inanırlar. Çam, eskiden Sahaların buğdayı (unu)’dır. Tanrı, insanların çam ağaçlarının bulunduğu yerlere yerleşmesini tasvip eder. Çam ağacına yakın oturanlara çamın kutu siner, bu sayede insan daha zinde, sevimli ve misafirperver olur. (Yıldırım, 2000, s. 416)”
***
“Kutsallığın olduğu yerde bereket olduğuna inanan Kazaklar, bunu, çevrelerinde de yaşamışlardır. Vaktiyle Karkara bölgesinde bir kuraklık olmuş. Yağmur yağmamış, bitkiler büyümemiş, kıtlık olmuş. Fakat bunların ortasında bulunan Karkara yaylasında hiçbir zaman kuraklık olmamış. Kuraklık zamanında bütün çevreye oradan otlar taşınmış. Halk bu durumu orada bulunan çamlara ve Hızır’ın makamına bağlamaktadır.” (Masenova, Kazaklar Arasındaki Kültler, 1997, s. 172-180)

ÇAMAĞACI YAĞIŞ GETİRİR:
Buluttan kar olarak düşmeye başlayan yağış kuru hava tabakası içerisinden geçerken buharlaşma ile yok olabilir. Nemli hava tabakasına düşen yağışsa buharlaşmaya maruz kalmaz ve yere ulaşabilir.
Bu durumda özellikle yükseklerin ormanlarla kaplı olması dağların daha çok yağış alabileceği anlamına gelir. Yükseklerde soğuk havalara, verimsiz topraklara ve kuraklığa dayana bilme özelliği çok üstün olan, bu şartlarda dahi geniş gövde verebilen çam ağaçları yetişebileceğine göre özellikle dağlarımızı çam ormanları ile kaplamalıyız.
Bu durumda dağlarımız çok yağış alır. Yağmur yağmaya başlayınca her taraf rutubetlenir ve diğer yerlere de yağmur yağar.
Hatta ormanların üzerindeki rutubetli havayı rüzgârlar başka yerlere sürükler ve o rutubetli havalar oralara gelen yağmur bulutlarının yağış şekline dönüşmesini sağlar.
Çam ağaçları konik yapıları itibarı ile çok fazla yağışları tutarlar. Gövdeleri, dalları ve yere döktükleri yaprakları ile yağışların toprağı aşındırmasına ve akışa geçmesine müsaade etmezler.
Çam ağaçları yer altına en çok su gönderen ağaçlardır. Çam ormanı olan yerlerde yer altı suları yükselir. Yaz boyu o doğal su kaynaklarından çıkan akarlar ovaları besler ve insanlar için içilebilir sular oluşur.
Ayrıca çam ormanları sayesinde dağlar çok kar alır ve kış turizmi yapılır…

ÜLKEMİZDE EN AZ 20 MİLYAR FİDAN DİKİLEBİLECEK YER VAR!
On köyde ağaçlandırma çalışması yaptım. Bu güne kadar 200 civarında köy gezdim. Köylerde kapı önleri, bahçeler ve bağlar boş. Yani. Yeterli kapalılık yok. Abartmıyorum köylerdeki bağ ve bahçelerin en az %50 kadarı ise tamamen terk edilmiş durumda… Buralar ulaşılabilir ve korunabilir yerler. Buralar el altında olan ve he an bakım yapılabilecek olan yerler. Buraları meyve ağaçları ile doldurduk mu ki dağlara sıra gelsin?
Buralardan sonra yine ulaşılabilir olan tarla kenarları var. Hem rüzgâr erozyonunu engellemek, hem zararlı böceklere karşı mücadele etmek ve hem de toprağın su tutma kapasitesi ile birlikte verimlilik değerini yükseltebilmek için buraları meyve ya da geniş yapraklı ağaçlarla doldurduk mu ki dağlara sıra gelsin?
Köylerimize köy meyvelikleri kurduk mu? Köy yollarımızın kenarlarını meyve ya da geniş yapraklı ağaçlarla doldurduk mu? Şehir kenarlarında meyve ağaçları ile birlikte geniş yapraklılardan yeşil çemberler oluşturduk mu? Parkları meyve ağaçları ile doldurduk mu? Vadilerimizin içerisini meyve ya da geniş yapraklı ağaçlarla doldurduk mu? Okul bahçeleri, cami bahçeleri beton mu yoksa meyve ağaçları ile doldurduk mu?
Baraj, gölet, göl, akar, ırmak ve ırmak kenarlarını meyve ya da geniş yapraklı ağaçlarla doldurduk mu? Bakımlarını yaptık mı? Gönüllü olarak gidip yapar mıyız? Hepsine tek cevap. HAYIR.
Öyleyse dağlarda susuz ve verimsiz koşullarda bakım istemeden kendi kendine büyüyebilen, yaşama ve ekonomiye her ağaçtan çok daha fazlaca katkı sağlayan çam ağaçlarından ne istiyoruz?
Hem! Sormazlar mı adama SİZİN AMACINIZ NE? Diye.
***
Meyve ağaç dikimine teşvik ve destek artırılırsa hiç endişemiz olmasın köylü verimli toprakların çok büyük bir bölümünü istemediğimiz kadar meyve ağaçları ile dolduracaktır.
Ayrıca. Hali vakti yerinde olanalar ve meyve ağacının önemine inana arkadaşlar. Lütfen. Araçlarımıza 20 şer tane meyve ağaçları yükleyelim ve herhangi bir köye giderek köylüye dağıtalım.
Ben yapıyorum ve biliyorum. Köylü meyve ağacına hasret.
Haydi! Kıpırdayalım ve duyarlılık yükselsin.

ORMAN YANGINLARI:
Maalesef orman yangınları kendiliğinden çıkmıyor. Bence ağırlıklı olarak “YANGINDAN FAYDA SAĞLAYANLAR VE MAKSATLI OLARAK ÇAM DÜŞMANLIĞI YAPANLAR TARAFINDAN ÇIKARILIYOR”.
Lütfen. Bakar mısınız? Endonezya ormanları aylarca yandı. Çin Halk Cumhuriyetinin ve Japonya’nın üzerini kara dumanlar bürüdü. Yazık Orada aylarca yanan ağaçların hiçbiri çam değildi.
Avustralya ormanları üç ay yandı ve orada yanan ağalar çam ağaçları değildi.
Orta Afrika da 600 den fazla yangın çıktı ve oradaki ağaçlar çam ağaçları değildi. Amazonlarda yangınlar çıktı. Oradakilerde çam değildi…
Dünyamızın en soğuk yeri olan Sibirya dan, dünyamızın en ıslak yeri olan Amazon ormanlarına kadar her yede yangınlar çıkıyor.
Maalesef. Yangınların bence tek nedeni var ve o nedenin de ağaçlarla hiçbir ilgisi yok.
Çünkü çam ormanlarındaki yangınlar tepeden kozalak fırlatarak yayılırken, geniş yapraklılardaki yangınlarda tabandan ve çok hızlı bir şekilde yayılır.
Sebebi ise geniş yapraklılar diplerinde ot büyümesine müsaade ederler. Otlar çok hızlı tutuşur. Ayrıca geniş yapraklıların yere dökülen yaprakları da çok hızlı bir şekilde tutuşur ve yayılır.
Öyleyse sebep ne? Sebep bence ormanları ağzından ateşler püsküren, eğitimsiz, duyarsız ve bencil canavarlar yakıyor.
Maalesef İNSAN kılığında gözüken ve dünyamıza insanlık öğretmeye çalışan CANAVARLAR VE ONLARIN UZANTILARI yakıyor / yaktırıyor.

ÖTE YANDAN;
Yürüyen bir ormanı engellemek ne demektir?
Erozyon demektir, susuzluk demektir, olumsuz iklim değişimi demektir, açlık demektir…
Küresel ısının büyük bir hızla artmakta olduğu günümüzde ölüm demektir.
Hayır! Bir ağaç bir günde yetişmiyor.
Mevcut olan bir çam ormanını geliştirmeyip (çam ormanları kendi kendine en hızlı genişleyen / yayılan ormanlardır. Çünkü onların tohumlarını rüzgârlar taşır ve tohumlarının diğer ağaçlara göre zararlısı yok hükmündedir), yerlerine yeni bir orman kurana kadar (bir deney) küresel ısı nedeni ile Anadolu da ne bir ağaç, ne bir damla su, ne de bir avuç toprak kalır.
Sonra nemi olur? Olacağı belli. Dağlarımız şantiyeye döner. Çocuklar sakat doğar ve acı kol gezer.

ÇAM ORMANLARI YAĞMUR ÇEKER:
Su pompasının çalışabilmesi için (deniz kenarlarından Anadolu’ya yağmur aktarılabilmesi için) en önemli ağaç çam ağacıdır.
Çünkü orman çam ormanı olunca birim alanda çok fazla ağaç olmaktadır ve çam ağaçlarının yaprak hacmi çok yüksektir.
Hal böyle olunca çam ormanlarında transpirasyon (bitkinin terleme yoluyla atmosfere su vermesidir), intersepisyon (ağaçların toprak üstü kısımlarında tutarak toprağa değmeden tekrar havaya gönderebildikleri su miktarıdır) ve infilitrasyon (bitkiler tarafından akışa geçmesi engellenen ve yerçekimi etkisiyle yer altı suyu olarak toprak altında biriktirilebilen su miktarıdır) çok daha verimli olmaktadır.
Özetle çam ağaçları havadaki rutubeti daha çok yoğunlaştırdığı için ve bununla birlikte fitopenler salgılayarak havadaki yağmur damlacıklarını ağırlaştırmaları nedeni ile bulutları yoğunlaştırarak yağmur bulutlarına dönüşmesini sağlar.