YEREL
Giriş Tarihi : 07-03-2021 11:28   Güncelleme : 07-03-2021 11:33

ÖZER'DEN BASIN AÇIKLAMASI

ÖZER'DEN BASIN AÇIKLAMASI

AKP Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki, katıldığı bir televizyon programında Ankara seçimlerinin ardından psikolojisinin ne kadar bozulduğunu bir kez daha tüm kamuoyu önünde sergilemiş oldu.

Siyasetinin idolü Hitler’in propaganda bakanı Dr. Paul Joseph Goebbels olan Özhaseki, yalanı bir yaşam tarzı haline getirerek Goebbels’in tahtını bile sallamıştır. Goebbels, Özhaseki’nin Güneşli’de tarım arazisinin imara açılmasındaki sorumluluğunu gizlemek için “Ben Belediye Başkanı değildim” diyerek bakanlığı döneminde attığı imzayı inkar ettiğini; konjonktür gereği dağdaki teröristle empati kurup “gerilla” dedikten sonra konjontör değişince kendi sözlerine erişim yasağı getirip, zeytin yağı gibi üste çıktığını; 83 milyonun gözünün içine baka baka “Kayseri’de Haseki Dağı var” diyerek yalan söylediğini görseydi Özhaseki’nin önünde önünü ilikler, kendisini gölgede bıraktığı için saygı duyardı.

Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki, Cumhuriyet Halk Partisi için demokrasi bir araç değil, kutsal bir amaçtır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkede demokrasinin kuruluşu ve kurtuluşu için büyük bedeller ödedik, ödemeye de devam ederiz. Demokrasiye olan inancımız gereği milletin verdiği her karar bizim için saygı duyulması gereken bir karardır ve biz milletimizin verdiği her kararı saygı ile karşılarız. Ama demokrasiyi bir amaç olarak görmeyip, amaca ulaşmak için bir araç olarak görenlerin seçim çalışmalarından sonra psikolojilerinin bozulması, siyasi nezaketten uzaklaşıp abuk sabuk davranışlar göstermesi normaldir. Çünkü onlar seçim kazanmak için FETÖ ile yol yürürler; eli kanlı PKK’lı teröristlerden medet umarlar, amaçlarına ulaşmak için her yolu mübah görürler. Kaybettiklerinde de sandıktan çıkan sonuca saygı göstermeyip, millete lanet okurlar. Bu ülkeye demokrasiyi getiren Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim kaybedince psikolojisinin bozulmayacağının en güzel örneği Kurtuluş Savaşı kahramanlarından, ikinci Genel Başkanımız merhum İsmet İnönü’nün tavrıdır. Merhum İnönü, 1950 seçimlerini kaybettiğinde, “Bu bir yenilgi değil, benim en büyük zaferimdir” diyerek koltuğunu bırakmış, “Önemli olan iktidarda değil, itibarda kalmaktır” diyebilmiştir. Tabii demokrasiyi tren zannedenlerden bu olgunluğu beklemek aşırı hayalcilik olacaktır.

Evet, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışını kazanmak için milletin iradesi yerine bir sapığın iftiralarından medet uman ve seçimleri kaybeden Özhaseki’nin yaptığı açıklamalara, kullandığı dile, öfkeli tavırlarına baktığınız zaman psikolojisinin bozulduğu net bir şekilde görülmektedir. Kendisine tavsiyemiz en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak, bir an önce tedaviye başlamasıdır.