SİYASET
Giriş Tarihi : 27-03-2020 11:18

KORONA BELASI MİLLİ BİRLİĞİ SAĞLAR MI?

KORONA BELASI MİLLİ BİRLİĞİ SAĞLAR MI?

Millet derneği başkanı Mustafa Temizer yazılı bir açıklama yaparak şu ifadelere yer verdi:

Herkes dünyayı saran korana belasından kurtulmak için hep birlikte mücadele etmek gerektiğini söylüyor. Yetkililer ve uzmanların tespiti de bu yönde. Ortak düşünce; Korona belasından ancak ortak akıl ve hep birlikte verilecek mücadele ile kurtulabiliriz.

Sadece korona belası değil tüm ülke sorunlarından kurtulmak için öncelikle ortak akıl etrafında milli birliğin sağlanması şarttır. Milli birliği sağlamadan ülke sorunlarını çözmek mümkün değildir.

Milli birliğin sağlanmasından birinci derecede siyasi partiler sorumludur. Ne var ki milli değerlerden, milli birlikten bahsedenler tüm milli değerleri istismar etmiş milleti kutuplaştırma ve ayrıştırma üzerinden siyaset yapmıştır. Partiler milli birlik dahil bütün milli söylemlerindeki samimiyet sınavını defalarca kaybetmiştir.

Hiçbir partinin tek başına milli birliği sağlayamayacağı gerçeğine rağmen; Her parti lideri milli birliği kendisininve partisinin sağlayacağı iddiasında bulunmuştur.Millet Partisi Genel Başkanı Aykut Edibali’nin 1970’li yıllardan beri defalarca; milli birliği sağlamanın, ülke sorunlarını birlikte çözmenin zaruretini ve şartlarını ortaya koyduğu tekliflerisiyasi partiler kabul etmemiştir.

Edibali yaptığı tespitler doğrultusunda milli birlik çağrısını 2007’de bir kez daha yeniledi. Siyasi partilerin kabul etmeyerek samimiyet sınavını kaybettiği milli birlik çağrısının taslağı:

Milli Demokratik Ve Çağdaş Partiler Daimi Konseyi Temel Mutabakatı Taslağı

1-Bu mutabakat belgesinde dile getirilen görüşler, hedefler, ölçüler ve usuller: TürkiyeCumhuriyeti Anayasası’nda ifade edilmiş bulunan hükümler bu hükümlerin zaruri ve akli sonuçlarıdır. Bunlar; Türkiye’nin toprak bütünlüğü, bağımsızlık, üniter devlet, laiklik, milli birlik, barış gibi kıymetlerdir.

2- Tarihin ve milletin siyasetin önüne koyduğu mesele, bir veya birkaç parti arasında geçici bir uzlaşma meselesi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı orijininden kopmuş ve çerçevesi dağılmış olan siyasetin yeniden yapılandırılması, düzeltilip, derlenip toparlanması; ahlak, usul, üslup, adapve hedef olarak yeniden düzenlenmesidir.

3- Çökmekte ve itibar kaybetmekte olan eski ve halkın taleplerine cevap veremeyen siyasetin yenilenmesidir. Çöken ve halktan kopan eski siyaset yerine çağdaş, demokrat ve milli siyasetin yeni odağı olarak toplumun talep ettiği dönüşümün demokrasi, birlik ve barış içinde gerçekleştirilmesidir.

 

4-Anayasamızda nitelikleri belirtilmiş olan özelliklerin her birinin hassasiyetle korunması ve birbütünlük içerisinde yorumlanması elzemdir. Özellikle küreselleşen dünyada milli kültürün, zati özelliklerinin korunması şarttır. Türkiye’nin dışında oluşmuş bulunan emperyal ve sömürgen siyaset anlayışlarının Türkiye’mizin de içinde bulunduğu Kuzey Afrika’dan Endenozya’ya kadar uzanan onlarca devletin ve milletin hayatında emperyal ve sömürücü güçlerin bölücü, yıkıcı etkileri  karşısında Atatürk’ün Müdafaa-i Hukuk esaslarını ve stratejisini ısrarla ve şuurla savunmak sadece Türkiye’miz için değil bütün Ortadoğu milletleri için de hayati önem arz etmektedir.

 

5-Bu belge milli, demokratik partilerin katılımına açık bir siyaset belgesi olarak kurucu üyelerolan bu ilk hedefler beyannamesini imzalamış ve Türk Milletine açıklamış bulunan Millet Partisi ve.................Sayın Genel Başkanları tarafından imzalanan bu belge katılmaları amacıylamilli, demokrat ve çağdaş parti tanımına uygun diğer değerli partilerimize de sunulacaktır.

 

6-İlk Hedefler Beyannamesi, 2008 milli, demokratik, çağdaş iktidarının hükümet programına esas olacaktır.

 

7- Bu temel mutabakat belgesini imzalamış ve Türk Milleti’ne ve dünyaya açıklamış bulunan partilerimiz daimi konferansı, Türkiye milli, demokrat ve çağdaş partiler topluluğu adıyla anılacaktır! Bu konsey daimi olarak çalışacaktır ve bir irtibat bürosu olacaktır.

 

8-Kurucularda aranacak özellikler, çalışma esnasında uyacakları ölçüler, temeller ve usuller; geçerli ve bağlayıcı belgeler, senetler, sözleşmeler halinde müştereken tanzim edilecek, onaylanacak ve onaylandıkları tarihten itibaren de bağlayıcı hale gelecektir.

 

9-Partiler Türkiye’de siyaseti bloke eden dağılmalara, vatandaş oylarının heba olmasınavesile olan seçim kanununun nispi temsil esasını kabul eden milli bakiye sistemine dayanan adil seçim kanununu

Türkiye’nin güçlü bir iktidar oluşturmasını ve siyasette sağlayacak olan birseçim düzenlenmesini çıkarmayı taahhüt ederler.

 

10- Bu belge, bu mutabakatı imzalamış olan partilerin iktidarda ve muhalefette uygulayacakları esasları ifade eden bir centilmenlik anlaşmasıdır. Ve Türk Milleti’nin uhdesine emanet edilmiştir.

 

11-Din, itikat, vicdan, felsefi ve ahlaki kanaat ve ibadet hürriyeti tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ayırımsız olarak anayasa ve kanunlarla teminat altına alınmış ve her türlü taarruza, kınamaya karşı korunmuş temel hakların başında geldiğini ısrarla vurgular!

               

12-Bu mutabakat belgesine imza koyan partilerin “milli, demokratik ve çağdaş partiler ”tanımı içinde olup olmadıkları program ve uygulamalarında kurucu üye sıfatını kazanması için aranan özellikler ve kurucu mutabakat belgesinin zenginleştirilmesi, milli demokratik ve çağdaş partiler tarafından müştereken belirlenir ve uygulamaya konur.

 

13-Yukarıda belirtilen hükümler belgeye imza

koyacak partilerin yetkili kurulları tarafından onaylandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer. 

 

Millet Partisinin 2007’de yaptığı bu çağrı hüsnüniyet sahibi vatandaşların yüreğinde yeni bir heyecan yeni bir umut oldu. Ama ne yazık ki kısır particilik zihniyetiyle partiler bu çağrıya da kulak vermedi. Samimiyet sınavını bir kez daha kaybettiler.

Millet partisi ve Edibali son olarak 2015 yılında parti tüzüğünde değişiklik yaparak bir çağrı daha yaptı. “Birlik konusunda herkese kapımızı açıyoruz. Tüm parti başkanlarının saygınlığını koruyacağı, ülke meselelerinde ortak kararların alınacağı başkanlar kurulu oluşturulmasına karar verdik. Vatan, millet, bayrak, barış diyen bütün partileri bu kurulda görev almaya çağırıyoruz.” dedi. Maalesef demokrasiden, adaletten, barış ve kardeşlikten, milli birlikten bahseden partilerden yine çıt çıkmadı.

Hal böyleolunca milli birlik konusunda kim ne kadar samimi, milli  birliği kimler sağlar?..Milli birliğin sağlanması ülke sorunlarının çözümü için vatandaş olarak ne yapmalıyız?..Korona belasıbir türlü sağlanamayanmilli birliğin sağlanmasına vesile olabilir mi?..

İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla… (Kurum Haber)