YEREL
Giriş Tarihi : 08-03-2021 09:55   Güncelleme : 08-03-2021 09:55

KAYSERİ BAROSU “ 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” AÇIKLAMASI

 KAYSERİ BAROSU “ 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” AÇIKLAMASI

                              Günümüzde 8 Mart’lar kadınların seslerini duyurmak için ayrımcılıkların, şiddetin ve sorunların dile getirildiği, çözüm önerilerinin sıralandığı,kadınların mücadele ve dayanışmasının vurgulandığı gün olmuştur.Her gün yüzlerce kadının psikolojik, fiziksel şiddet gördüğü hatta öldürüldüğü bir dünyada yaşamaktayız.Kadın hakları gününde dahi kadınların uğradığı şiddet ve can kayıpları haberlerini izliyoruz.Ortak amacımızın, nüfusun yarısını oluşturan kadınları diğer yarısı ile eşit konuma getirmek için çözümler geliştirmek ve kadınların gücünü hayatın her alanına eşit katmak olduğunu düşünüyoruz.Bu sayede kız çocuklarımızın eğitimine verilen önem ve bu uğurda yapılan yatırım,yarının güçlü toplumunu ve üretken ekonomisini mümkün kılacağını biliyoruz.

                  Bugün ne yazık ki tüm dünyayı ekonomik ve sosyal olarak etkisi altına alan Covid-19 Pandemisi’nin ölümcül sonuçları artmaya devam ederken,tüm dünyada kadınlar bu süreçte şiddete daha çok maruz kalmakta ve kadına yönelik psikolojik,cinsel,fiziksel,ekonomik,dijital şiddet artmaktadır.Korona virüs döneminde internet ve sosyal medya kullanımındaki artış, kadınlara yönelik dijital şiddeti de artırmıştır.Yapılan son çalışmalara göre kadınların dijital şiddete maruz kalma oranı erkeklere göre 27 kat fazladır.Salgın sürecinde uygulanan karantina dönemlerinde “evde kalmak” bir sağlık tedbirinin zorunlu hali iken,kadınlar kendilerine şiddet uygulayan erkeklerle bir arada yaşamaya zorlanmış,bu sebeplerle de şiddete maruz kalmışlardır.Karantina döneminde ve izolasyon koşullarında yaşayan kadınların ve çocukların bu süreçte nasıl etkilendiğine yönelik yapılan araştırmalar psikolojik,ekonomik,cinsel,fiziksel ve digital şiddetin arttığını göstermektedir.Pandemi döneminde şiddete uğrayan kadınların ilgili birimlere başvurması konusunda daha fazla zorlukla karşılaştıkları ve hizmetlere erişemedikleri tespit edilmiştir.Karantinaların başladığı Mart ayında sadece 21 kadın cinayete kurban gitmiştir.Geçen yılın aynı dönemine göre şiddet oranı %38 artmıştır.Artışın en büyük nedenlerinin başında ise erkeklerin eve kapanması ve işsiz kalması gösterilmektedir.Bu da bizlere İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un da etkili bir biçimde uygulanmasının gerekliliğini birkez daha göstermektedir.

                    Kadınlar,Dünya nüfusunun yarısını oluşturmasına rağmen,yaşamın bütün alanlarında çalışma alanında, istihdamda, karar alma mekanizmalarında, politikada,kadınlar nüfus oranında temsil edilmemektedir.Kadınlar,Dünya’da günlük toplam çalışma saatinin %66’sında yer almasına rağmen gelirin %10’una,mülkiyetin ise %1’ine sahiptir.Her zaman vurguladığımız gibi;karar mercii organlardaki kadın sayısının artışı eminiz ki kadın cinayetlerini azaltmada ve kadınların haklarının korunmasında ciddi rol oynayacaktır.Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak kadının bir birey olarak görülmesi ve tek bir kimliğin içinde tanımlanmaması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü kadın, sahip olduğu bütün rollerin yer aldığı zengin bir tanımın içinde hayat bulabilir ve gerçek değerini kazanabilir.

                              Değerlerimizin temsilcisi ve koruyucusu kadınlarımızın hayatın bütün alanlarına etkin bir şekilde katılmalarını sağlamak hepimizin görevidir.Temel hak ve özgürlüklerimize saygı gösterilen ve  kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı,kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir dünya diliyor,tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutluyoruz.08.03.2021