YEREL
Giriş Tarihi : 05-03-2021 15:18   Güncelleme : 05-03-2021 16:07

KADINLARIMIZ MÜCADELESİ VE BAŞARILARI İLE GÜNLÜK YAŞAMDA ÜLKEMİZDE YERİNİ ALMIŞLARDIR

KADINLARIMIZ MÜCADELESİ VE BAŞARILARI İLE GÜNLÜK YAŞAMDA ÜLKEMİZDE YERİNİ ALMIŞLARDIR

 

 

Ulu önder M. KEMAL ATATÜRK milli mücadeleyi başlatmasının ardından . bu ülkede bazı siyasi sosyal ve iktisadi değişikliklerin olması gerektiğinin bilincindeydi.Bu fikirlerini zaman zaman arkadaşlarıyla paylaşıyordu. Anadolu kadınlarının ülke genelinde örgütlenerek ordularına eşlerine çocuklarına yardım için açlık , kar, kış , yorgunluk bilmeden bizzat cephede savaşarak cephane taşıyarak onlara giyecek ve yiyecek temin etmek için çeyizlik eşyalarını satarak bütün güçleri ile yardımcı olduklarını bizzat görerek yaşayarak Anadolu kadının yaşamda gerekli yerini almasını sağlaması için bazı devrimlerin yapılmasını düşünmüş ve zamanı gelince uygulamaya konulmasını sağlamıştır.

2 Şubat 1923 tarihinde İzmir deki bir konuşmasında kadının en büyük görevi gençlerimizin yetişmesinde büyük önem taşıyan ilk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğunun düşünülmesinde bu görevin önemi gereğince anlaşılması olduğunu belirtiyor.

Görevimiz kuvvetli bir millet olmaya azmetmiştir. Bu günün gereksinimlerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükseltilmelerini temin etmektir . Dolayısı ile kadınlarımız da bilgi ve fen sahibi olacakları ve erkeklerin geçtikleri bütün tahsil derecelerinden geçeceklerdir . Sonra kadınlar toplum hayatında erkeklerle beraber yürüyerek birbirlerine faydalı ve yardımcı olacaklardır.

M. KEMAL ATATÜRK Tarsus ziyaretinde kuvvai milliyenin kadın kahramanlarından Adile Çavuş , Atanın Tarsus a geleceğini duyunca kuvvai milliye kıyafetini giyerek meydana gelir ve kalabalığı yararak atanın ayaklarına kapanıp bastığın toprağa kurban olayım Paşam demesi ATA yı duygulandırır . hemen bu kadının ellerinden tutarak havaya kaldırır. Ey kahraman Türk kadını sen yerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın der .O esnada yanında bulun yaveri Mustafa Kemale bu saygıdeğer kadının kurtuluş kahramanlarımızdan Adile çavuş olduğu söyler.

Kurtuluş savaşının galibiyetle gerçekleşmesinin ardından Mondros mütarekesi ile kesinleşmesini ardından ülke içerisinde zihninde tasarladığı devrimleri bir biri ardından zamanını ve ortamını ayarlayarak gerçekleştirmeye başlamıştır.

Eski Türk Devletlerinde kadınlar aile hayatında mirasta , devlet yönetiminde hak sahibi idiler. Osmanlı devletinde halifeliğin Osmanlı padişahlarına geçmesi ve vahabi İslam anlayışının da etkisiyle kadınlarımız birçok sosyal , siyasi, ve kültürel haklardan mahrumlardı.

Ülkemizde Medeni kanunun kabulü , şerri hukukun kaldırılması ve Hilafetin kaldırılması ile

Kadınlarımıza da dünyanın bütün medeni ülkelerinden daha önce medeni hakları verilmiştir ATATÜRK Miras hukuku dahil kadınlarımızın iktisadi ve siyasi hayata katılmaları yönünden bir dizi değişiklik yaparak 1930 tarihinde belediye seçimlerinde seçme , 1933 çıkan köy kanunu ile muhtar seçme ve köy heyetine seçilme , 5 aralık 1934 tarihinde anayasada yapılan bir değişiklikle de milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

Çağdaş demokratik ve laik bir Türk toplumu hedefleyen başta Mustafa Kemal ATATÜRK dönemin hükümetleri TBMM , kadınların insan haklarından eşit yararlanmasını için gerekli düzenlemeleri yapmışlardır. Ülkemizin kurucuları ve ülkemizin birliği ve bağımsızlı için mücadele eden bütün gazi ve şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR bunun için bütün Atatürkçüler gerekirse atanın nutuklarında belirttiği gücünü kullanacaktır.

TÜRKİYE CUMHURİYTİ LAİKTİR VE LAİK KALACAKTIR.

NE MUTLU TÜRKÜN VE TÜRK KADINIYIM DİYENLERE

BÜTÜN KADINLARIMIZIN KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN