SİYASET
Giriş Tarihi : 15-12-2019 14:58   Güncelleme : 15-12-2019 15:04

IŞIK: ABD SENATOSU YETKİSİZDİR KARARI “YOK” HÜKMÜNDEDİR

IŞIK: ABD SENATOSU YETKİSİZDİR KARARI “YOK” HÜKMÜNDEDİR

Vatan Partisi Kayseri İl Sekreteri Aylin Işık, yazılı bir açıklama yaparak şu ifadelere yer verdi:

ABD Senatosu Sözde Ermeni Soykırımı’nı tanımayı öngören karar tasarısını oybirliğiyle kabul etmiştir.
BARIŞ PINARI’NA ABD’NİN CEVAP VERME ÇABASI
ABD Senatosunun bu girişiminin zamanlaması son derece önemlidir ve karanlık mahiyetini ortaya koymaktadır. Aslında karar, 1915’le ilgili değildir. Bugünle ilgilidir. Dünyada, bölgemizde ve ülkemizde kaybeden ABD, yetkisi olmayan alanlarda karar vererek Türkiye’yi yeniden teslim alabileceğini zannetmektedir.
Türkiye, 15 Temmuz’da ABD-FETÖ darbesini ezerek, ABD gladyosunun kafasını ezmiştir.
Türkiye, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtlarıyla ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki koridor planlarını PKK ile birlikte toprağa gömmüştür.
Türkiye hem millî savunma sanayisini geliştirerek hem de S-400 sistemini alarak, fillen NATO’dan yani ABD denetiminden çıkmıştır.
Türkiye her anlamda Atlantik ittifâkından ve denetiminden kopmakta ve hem komşularıyla hem de Avrasya ülkeleriyle bağımsızlık temelinde, başı dik, eşit ilişkiler kurmaktadır.
Önce ABD Temsilciler Meclisinin ardından da ABD Senatosunun aldığı kanunsuz sözde soykırım kararları işte bu tarihsel kırılma ile ilgilidir. Türkiye ABD’den koptukça, ABD kendince Türkiye’yi cezalandırmaya çalışmaktadır. ABD Senatosuna gelmek üzere olan ve Türkiye’ye bir dizi yaptırımlar öngören teklif de, sözde soykırım teklifi gibi, ABD’nin Türkiye’ye karşı düşmanca hamlelerinden biridir.
Ancak ABD kâğıttan kaplandır. Dünyanın gerileyen gücüdür. Bu hâliyle boyundan büyük işlere kalkışmaktadır. Türkiye ABD Senatosunun hiçbir kararından etkilenmeyecek, yönünü değiştirmeyecektir.
AİHM KARARLARI TARTIŞMAYI BİTİRDİ
ABD Senatosunun sözde Ermeni Soykırımı hakkında kabul ettiği karar, hukuk, tarih ve gerçeklik açısından yok hükmündedir. ABD Senatosunun böyle bir yetkisi yoktur. Nitekim bu durum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “Doğu Perinçek - İsviçre” ile “Ali Mercan ve arkadaşları – İsviçre” Davalarında açıkça hükme bağlanmıştır. Buna göre;
Soykırım, Birleşmiş Milletlerin 1948 Sözleşmesine göre bir suç tanımıdır.
1948 Sözleşmesine göre, soykırım suçunun varlığına, ancak eylemin gerçekleştiği ülkenin yetkili ceza mahkemesi veya yetkili uluslararası ceza mahkemesi (Lahey Adalet Divanı) karar verebilir.
1915 Olaylarına ilişkin ne yerel ne de uluslararası mahkemelerce alınmış hiçbir yargı kararı bulunmamaktadır.
Bu durumda parlamentolar, hükümetler, yerel yönetimler, belediyeler ve benzerleri herhangi bir eylemin soykırım suçunu oluşturduğu konusunda hüküm kuramazlar, karar veremezler. Aksine bu türlü girişimler çağımızda dünya barışını tehdit eden en önemli araçlardan birini oluşturan nefret suçunu teşkil eder.
AİHM Büyük Dairesi’nin Perinçek – İsviçre Davası kararına göre 1915 olayları, “Holocaust”dan, başka deyişle Yahudi Soykırımı’ndan farklıdır, aynı sınıflama içerisinde değerlendirilemez.
Ayrıca ABD’yi de doğrudan bağlayan Lahey Adalet Divanı Kararına göre, zorla göç ettirme (tehcir), tek başına soykırım suçunun işlendiği anlamına gelmez. (Sırbistan – Hırvatistan Kararı, 3 Şubat 2015)
HÜKÜMETİN ÖNÜNDEKİ GÖREV ATAĞA GEÇMEKTİR
Yukarıda sıralanan açık ve tartışmasız hukuki dayanaklara karşın, ABD Senatosunun kendi hukuklarını da çiğneyerek aldığı karar, ABD Emperyalizminin Türkiye’nin kararlı Barış Pınarı Harekâtı sonucunda uğradığı askeri ve siyasi hezimetin şaşkınlığı içerisinde olduğunu göstermektedir.
Sözde Ermeni Soykırımı tartışmaları AİHM’in özetlediğimiz kararları ile hukuken bitmiş ve tarihe gömülmüştür. Hükümetimiz geçen süre içinde bu kararlarıuluslararası ortamlarda gereği gibi değerlendirmemiştir.
Türkiye artık Sözde Ermeni Soykırımı konusunda savunma pozisyonundan çıkmalı ve elimizdeki AİHM Kararlarını esas alarak, yetkisiz olduğu halde Sözde Ermeni Soykırımını kabul eden bütün parlamento kararlarının kaldırılması için atağa geçmelidir. AİHM Kararları Türkiye’ye bu olanağı tartışmaya yer bırakmayacak şekilde tanımıştır. (Kurum Haber)