YEREL
Giriş Tarihi : 14-06-2022 10:48

EKONOMİ VE HUKUK KAYSERİ'DE BULUŞTU

EKONOMİ VE HUKUK KAYSERİ'DE BULUŞTU

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün:
“Yargı, toplumun ihtiyacına uygun nitelikte, 
kaliteli, makul maliyetli hizmet vermiyor”


Daha İyi Yargı Derneği’nin, “A’dan Z’ye Türk Yargı Reformu” çalışmasını iş ve hukuk dünyasına anlatmak için başlattığı “Ekonomi ve Hukuk Buluşmaları”nın sekizincisi, Kayseri Sanayi Odası (KAYSO), Kayseri Ticaret Odası ve Kayseri Sanayici ve İşadamları Derneği (KAYSİAD) desteği ile 13 Haziran 2022 Pazartesi günü, Kayseri’de, KAYSO Meclis Salonu’nda gerçekleşti.

Açılışta konuşan KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitçi, “Türkiye’nin ekonomik durumundan memnun değilsek, hukukun üstünlüğünü sağlayacak adımları atmamız gerekiyor” dedi. Büyüksimitçi, kişisel ve kurumsal güvenin olmadığı bir ülkede, büyüme ve istikrarın kalıcı olamayacağına işaret etti.

Daha sonra konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy yeni ve sivil bir anayasa gerekliliğinden söz ederken, KAYSİAD Başkanı İbrahim Yılmaz, iş dünyasının dolaylı olarak kamu kuruluşu olduğunu savunarak, “Devlet iş dünyası ile ayakta kalır. Dolayısı ile devletin de iş dünyasını ayakta tutma zorunluluğu vardır” dedi. Yılmaz, iş dünyasının dengelerinin bozulmamasına dikkat edilmesini istedi.

Açılış konuşmalarının ardından, Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın yönettiği panelde, KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Kayseri-İncesu Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Ali Baktır ve Kayseri Barosu avukatlarından, Daha İyi Yargı Derneği Üyesi Av. Ahsen Hamurcu Sümer, iş dünyasının hukuktan beklentilerini değerlendirdi.

KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, kurumsallaşmak için şirket anayasalarına ihtiyaç olduğunu belirterek, “Artık hukuk danışmanları ile çalışmamız lazım. Ortaklık kültürünü geliştirip 50-100-150 yıllık şirketler yaratmamız lazım. Şirketlerimizin yönetim kurullarına dışardan üçüncü gözlerin olmasında büyük fayda var” dedi. İncesu OSB Başkanı Ali Baktır ise “Hukukumuzu düzeltirsek ülkemizi de yüzde 80 düzeltmiş oluruz. Yatırım kararını verdiren hukukun üstünlüğü ve güven ortamıdır. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi endekslerinde üst sıralara tırmanabilirsek ekonomimiz de düzelir” diye konuştu.

Av. Ahsen Hamurcu Sümer ise milli geliri katma değerli ürün üretiminin artıracağına dikkat çekerek şunları söyledi: “”Devlet bu alanı desteklemeli. Katma değerli üretim için yabancı yatırıma ihtiyacımız var. Ama yabancı yatırımcı da hukuk güvenliği arıyor. Mesela Avrupa Birliği yatırımcısı Türkiye’de veri aktarımı hukukunun yetersizliği ve bunun güvensizlik yaratması nedeni ile yatırımdan vazgeçebiliyor. Yatırım çekebilmek için hukuki güvenlik ortamının sağlanması gerekiyor. Bu da daha iyi yargı ve güçlü demokrasi ile mümkün.”

“Orta gelir tuzağından kurtulmak için üretim güçlendirilmeli”

Panelin ardından Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün, “Anadolu’nun küresel rekabetçiliği için A’dan Z’ye Türk Yargı Reformu”nu anlattı. Türkiye’nin takılıp kaldığı orta gelir tuzağından kurtulması ve refahını yükseltmesi için, üretim yapan işletmeleri güçlendirerek ekonomik alanda uluslararası rekabet gücünü yükseltmek, dünya ticaretinden aldığımız payı artırmak gerektiğine dikkat çeken Mehmet Gün, bunu gerçekleştirmek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Devlet ve ekonomi yönetiminin makro politika, kararlar ve işlemlerinde bilime aykırılığı, keyfiliği, görevi ihmal ve ihlalini kesin olarak önlemeli, kurala dayalı ekonomi yönetimini tesis etmeli, ekonominin performansına ilişkin sağlıklı istatistiki bilgilere zamanında erişebilmeli, kurumlara güven oluşturmalıyız. Türk parasının değeri korunmalı, olabilecek değer kayıpları öngörülebilir, kestirilebilir olmalıdır. Para politikası ve ekonominin makro yönetimi işletmelerimizi uzun vadeli planlar yapmaya, verimlilik artırıcı rekabet gücü kazandıracak yöntemleri benimsemeye ve gerçekleştirmeye yönlendirmelidir. Yönetim sistemimiz ve hukukumuzla her alanda iç ve dış itibarımızı yükseltmeli, böylelikle işletmelerimizin uluslararası piyasalarda finansmana, yetkin insan kaynaklarına, teknolojiye ve sair imkanlara rakipleri olan yabancı işletmelerin edinebildiği veya daha ehven şartlarla ve maliyetlerle erişebilmelerini sağlamalıyız.
 
“Hem işletmelerimiz hem de devlet yöneticilerimiz ileri hukuk disiplini altında faaliyet gösterirse bütün bunları kolaylıkla gerçekleştirebiliriz” diyen Av. Mehmet Gün, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Keyfi ekonomi yönetimi işletmeleri zora sokar”
 

“Hukuk disiplini işletmelerimizi başarıya ulaştırır, ülkemize uluslararası rekabet gücü kazandırır. Keyfi ekonomi yönetimi, öngörülemez, kestirilemez ve güven vermeyen makro politikalar ve kararlar işletmeleri zora sokar, zorluklarla biriktirilen değerleri bir çırpıda telef eder, görece zayıf olan işletmelerin kaybolmasına neden olur. Ekonomide her yedi-on yılda bir yaşanan iniş çıkışların, birçok işletmenin zaman içinde iflas ederek yok olup gitmesinin sebebi kötü yönetimdir. Hukukun üstünlüğünde rekabet, uluslararası rekabet gücü kazandırır. Uluslararası rekabette en önde olan ileri demokrasiye sahip, özgürlükçü yüksek refah ülkelerinin başarısının sırrı hukukun üstünlüğünü sağlayarak temel hak ve özgürlükleri koruyup geliştiren bağımsız yargıya sahip olmalarıdır.”

“Yargı sorunu hukukun üstünlüğünün aksama sebebi”

Hukukun üstünlüğü endekslerinde 139 ülke arasında 117. sıraya düşen Türkiye’nin dünyanın en büyük 16. ekonomisi iken 21. sıraya, kişi başı milli gelirin de 12 bin 500 dolar seviyesinden 8,000 dolar seviyesine gerilediğini hatırlatan Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün “Bu da bize gösteriyor ki hukukun üstünlüğünde ilk 20 ülke arasına girebilsek ekonomimiz dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesi işten bile değil. Hukukun üstünlüğünde ilk sıralara girebilmemiz yargının görevini özgürce yapabilir ve çağdaşları ile aynı seviyelerde hizmet verir olmasına, herkese karşı hukukun üstünlüğünü sağlamasına, kanun önünde herkesin eşitliğini gerçekleştirmesine bağlıdır. Fakat ülkemizde hem yargı kurumu hem de hukukun üstünlüğü ciddi şekilde aksamaktadır. Bu iki sorun birbiriyle iç içe geçerek kördüğüm olmuş, her iki sorun da içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Ancak dikkatli bir incelemede yargı sorununun hukukun üstünlüğünün aksama sebebi olduğu görülmektedir” dedi.

“Yargı, kaliteli hizmetin en birinci şartı olan bağımsızlıktan yoksun”

Türkiye’de yargının kaliteli hizmet üretecek yalın, iyi işleyen şeffaf ve hesapverir bir yapıya sahip olmadığına işaret eden Gün, “Yargı, toplumun ihtiyacına uygun nitelikte, kaliteli, makul maliyetli hizmet verememektedir. Yargı, kaliteli hizmetin en birinci şartı olan bağımsızlıktan yoksundur. Yargının üst yönetimi gibi işleyişi de yürütmeye ve siyasi bir karakter olan adalet bakanı ve yardımcısına fiilen bağımlıdır. Yargıya tam hâkim olan cumhurbaşkanı ve adalet bakanının hata, ihmal, kasıt ve keyfilikleri, hatta suçları nedeniyle soruşturulmaları fiilen imkansızdır. Yargı, görevini yapması için gereken yetkin insan kaynaklarına ve modern yargılama süreçlerine sahip değildir. Yargının insan kaynaklarını teşkil eden hâkim ve savcıların çoğu çok genç ve tecrübesizdir. Arkaik yargılama süreçleri gecikmeler olmaksızın ve hatalar yapılmaksızın hizmet vermeyi imkânsız kılmaktadır. En uzun üç-dört ay sürecek olan davalar, en yetkin ticaret mahkemelerinde bile dört-beş yıl sürmekte, istinaf ve temyizlerle birlikte süreler 10 seneyi bulup aşmaktadır. Yargı, olağan işlevini göstermek için bile yürütmenin izin vermesine bağımlıdır. Kamu görevlileri suç işlediğinde soruşturulmalarına idari amirleri olan siyasi yöneticiler karar vermektedir. Devleti yöneten siyasiler devletin kendi yargısına güvenmemektedir” diye konuştu.

“Yargı sorununun çözümü demokrasiyi ileri seviyeye taşır”

Yargı sorununun çözümünün hukukun üstünlüğü sorununun da çözümünü sağlayacağını, aynı zamanda da demokrasiyi ileri seviyeye taşıyacağını savunan Av. Mehmet Gün, “Oluşacak özgürlük ve hukuki güvenlik ortamında girişimcilerimiz, işletmeler serpilerek gürbüzleşerek ve uluslararası rekabet gücümüzü katlayacaklardır. Yargıyı yüksek derecede güven duyulacak bir kamu hizmeti kurumu haline getirmek, meşruiyetinin gereği olarak topluma kaliteli hizmet vermesi temel reform hedefi olarak belirlenmelidir. Yargı en başta devletin kendisi itimat edeceği şekilde geliştirilmelidir. Derneğimiz Türk yargısının temel sorunlarına çözüm bulmak ve yüksek itimadın gerektirdiği nitelikleri kazandırma gayesi ile 10 seneden fazla bir süredir çalışmaktadır. Bu süredeki birikimlerini dokuz ana başlıkta yenilikçi çözüm önerileri geliştirmiş, A'dan Z'ye Türk Yargı Reformu ismi ile kitap halinde yayınlayarak uluslararası alanda ve Türkiye’de tartışmaya açmıştır” dedi.

Daha İyi Yargı Derneği’nin ekonomi ve hukuk dünyasını buluşturduğu toplantıları 1 Mart 2022’de Denizli’den başlamış, İzmir, Bursa, Mersin, Edirne, İstanbul ve Hatay’da devam etmişti.

 

https://www.dahaiyiyargi.org

AdminAdmin