SİYASET
Giriş Tarihi : 06-11-2020 13:46   Güncelleme : 07-11-2020 13:42

DURSUN ATAŞ’TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

DURSUN ATAŞ’TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

-DEPREMDE HAYATINI KAYBEDEN 168 KİŞİDEN 155’İNİN BİZİM VATANDAŞIMIZ OLMASI İKTİDARIN DEPREM KONUSUNDAKİ BAŞARISIZLIĞINI GÖSTERMEKTEDİR

-İKTİDAR DEPREMLER KONUSUNDA HİÇBİR ÖNLEM ALMAMAKTADIR

-İKTİDARIN GÖZÜNDE VATANDAŞLARIMIZIN CANI BU KADAR MI UCUZDUR

-KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN PROJELERİNİ RANT UĞRUNA HEBA EDİLMİŞTİR

-ELAZIĞ İÇİN TOPLANAN DEPREM PARALARI NEREYE GİTTİ?

-HÂLEN KONTEYNER KENTLERDE YAŞAYAN VATANDAŞLARA ÇARE BULAMAMIŞ

-İKTİDAR DEPREM İÇİN TOPLANAN PARALAR KONUSUNDA DA TIPKI 15 TEMMUZ BAĞIŞLARI GİBİ, TATMİN EDİCİ BİR AÇIKLAMA YAPAMAMAKTADIR

-AKP İKTİDARI DÖNEMİNDE KAMUDA ŞEFFAFLIK MAALESEF Kİ TAMAMEN KAYBOLMUŞTUR

 

İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) ülke sorunlarını gündeme getirmeye devam ediyor. Ataş, bu kez de depremle ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı. İzmir depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara da  acil şifalar dileyen Ataş, “Türkiye’de yaşanmış, dünyada hayatını kaybeden 168 kişiden 155’inin bizim vatandaşımız olması iktidarın deprem konusundaki başarısızlığını göstermektedir. Bilindiği üzere, deprem öldürmez, ihmal öldürür. İktidarın gözünde vatandaşlarımızın canı bu kadar mı ucuzdur?” diye sordu. Deprem için toplanan paralarla ilgili de düşündüren ifadeler kullanan Ataş, Elazığ depremi sonrasını hatırlatarak, “iktidar deprem için toplanan paralar konusunda da tıpkı 15 Temmuz bağışları gibi, tatmin edici bir açıklama yapamamaktadır” dedi.

 

Türkiye’de son bir yılda Elâzığ ve İzmir olmak üzere iki büyük deprem yaşandığını dile getiren İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, “Ne yazık ki Elâzığ depreminde 41 vatandaşımızı, İzmir depreminde de 114 vatandaşımızı kaybettik. Türkiye’nin deprem kuşağında olması ve her zaman depremlere hazırlıklı olmamız gerekirken, ne yazık ki bu kadar kayıp yaşamamız depremlerde yeteri kadar önlem almadığımızı ve bu konuda başarısız olduğumuzu göstermektedir. Deprem bir doğal afet olarak engellenebilir değildir ancak alınacak önlemlerle can ve mal kaybının en aza indirilmesi mümkündür. Elâzığ ve İzmir’de meydana gelen depremler göstermektedir ki iktidar depremler konusunda hiçbir önlem almamaktadır. 2020 yılında, dünyada 6,5 şiddetinin üzerinde 22 adet deprem meydana gelmiş, sadece 3 tanesinde can kaybı yaşanmış ve toplamda 168 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu depremlerden Elâzığ ve İzmir’de olmak üzere 2 tanesi Türkiye’de yaşanmış, dünyada hayatını kaybeden 168 kişiden 155’inin bizim vatandaşımız olması iktidarın deprem konusundaki başarısızlığını göstermektedir. Bilindiği üzere, deprem öldürmez, ihmal öldürür. İktidarın gözünde vatandaşlarımızın canı bu kadar mı ucuzdur?” ifadelerini kullandı.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN PROJELERİNİ RANT UĞRUNA HEBA EDİLMİŞTİR

Konuşmasında, “İktidar deprem vergisi olarak yıllardır toplanan özel iletişim vergilerinin nereye harcandığını soranları deprem üzerinden siyaset yapmakla suçlamaktadır” diyen Milletvekili Dursun Ataş,  “2003 yılı ile bu yılın eylül ayı arasında özel iletişim vergisi tam tamına toplam 35 milyar dolara ulaşmış. Vatandaştan toplanan bu 35 milyar dolarla milyonlarca konut depreme dayanaklı hâle getirilebilirdi, belki de yüzlerce insanın hayatı kurtarılabilirdi ama bunun yerine, iktidar, on sekiz yılda İmar Kanunu’nu 22 kere değiştirmeyi tercih etmiş, ‘imar barışı’ adı altında para toplamak için depreme dayanaksız yapılara ruhsat vermiş, kentsel dönüşümün projelerini rant uğruna heba etmiştir” dedi.

ELAZIĞ İÇİN TOPLANAN DEPREM PARALARI NEREYE GİTTİ?

Elâzığ depremi için toplanan paraların da ayrı bir muamma içinde olduğunu anlatan İYİ  Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, “Elâzığlılar bu paraların kendilerine ulaştırılmadığını söylemektedir. AKP iktidarı döneminde kamuda şeffaflık maalesef ki tamamen kaybolmuştur. İktidar, Elâzığ için toplanan paraların nereye gittiği konusunda, tıpkı 15 Temmuz bağışları gibi, maalesef ki tatmin edici bir açıklama yapamamaktadır. Hâlen konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlara çare bulamamış, ağır hasarlı pek çok ev konusunda mağduriyetleri giderememiş, sonuç olarak on ay geçmesine rağmen Elâzığ depreminde oluşan yaralar hâlâ sarılamamıştır” şeklinde konuştu.