YEREL
Giriş Tarihi : 03-04-2022 15:04   Güncelleme : 03-04-2022 15:04

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN KOLLARI’NIN BASIN AÇIKLAMASI

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN  KOLLARI’NIN  BASIN AÇIKLAMASI

Değerli  Basın  Mensupları, Cumhuriyet  Halk  Partisi  Kadın  Kolları olarak 81 ilde eş  zamanlı  olarak yapmakta olduğumuz basın  açıklamasını  bilgilerinize sunarız: Türkiye'de kadınların  seçme ve  seçilme hakkını kazanmasının ilk  adımı  3 Nisan 1930  tarihinde atılmıştır. 92  yıl  önce bugün, Belediye Kanunu’nu  Türkiye Büyük  Millet Meclisi’nde kabul  edilmiş  ve  kadınlar yerel  yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını  elde etmiştir. Bir kez daha ulu  önderimiz Gazi  Mustafa Kemal  Atatürk’ü ve eşitlik  mücadelesine omuz verenleri saygıyla ve  minnetle anıyoruz. Cumhuriyet, aslında bir kadın  devrimidir. Kadın  ve Cumhuriyet  birbirini tamamlayan  bir bütündür. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı  Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni  kadın  erkek  bir arada kurduğumuzu  vurgulamış  ve şöyle demiştir:  “Dünyada hiçbir milletin kadını ben  Anadolu  kadınından  daha fazla çalıştım, milletimi  kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim  diyemez.” Partimizin  ilk  kadın üyesi  ve Atatürk’ün  manevi kızı olan  Afet  İnan, örnek  bir siyasi profil  olmuştur. Çok iyi  bir eğitim  almış  ve yaptığı  konuşmalarda, kadının seçme ve  seçilme hakkını savunmuştur. Milli  hakimiyetin, cinsiyet  farkı gözetmeksizin tüm millete ait  olduğunu vurgulamıştır. Milli  egemenlik  bir bütündür ve sadece toplumun  bir kesimini  oluşturan  erkekler için  değil herkes için vardır. Tarihin  akışının değişmesinde önemli  bir görev üstlenen  Afet  İnan, kadınların  erkeklerin yaptığı  bütün  işleri  yaptığını, savaşlarda, meydan muharebelerinde erkeklerle birlikte mücadele ettiğini  anlatmıştır. Kadının  seçme ve seçilme hakkını kazanmasının, demokrasinin gerekliliği olduğunu  güçlü bir şekilde ifade etmiştir. Değerli  Basın  Mensupları, Türkiye’nin  ilk kadın  belediye başkanı;  3 Nisan  1930’da, Artvin’in  Yusufeli ilçesine bağlı  Kılıçkaya beldesinden seçilen  Sadiye Hanım  idi. 26  Ekim  1933 tarihinde ise kadınlar,  köy  ihtiyar heyetlerinde ve  muhtarlıklarda seçme ve seçilme hakkını  kazandı. Aydın'ın  Çine ilçesine bağlı  Demirdere köyünde, yaklaşık 500  oy  alarak  seçimi  kazanan  Gül  Esin, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın  muhtarı  oldu. 5  Aralık  1934 tarihinde, kadınlar parlamentoda seçme ve seçilme hakkını  birçok  gelişmiş ülkeden önce elde etti. Türkiye’nin  ilk  kadın il belediye başkanı olan  Müfide İlhan ise, hak  kazanımından 20  yıl  sonra; 1950 yılında Mersin’den  seçildi. Türkiye’de kadınların yerel  yönetimlerde seçme ve  seçilme hakkını kazanmasının  92’nci yıldönümünde, temsilde ne noktada olduğumuza gelin  hep birlikte bakalım: 1930-2019  yılları  arasında yapılan 19  yerel  seçimde, toplamda sadece 156 kadın belediye başkanı seçildi. Erkeklerde ise bu  sayı  32 bin. Cumhuriyet  tarihi boyunca kadın belediye başkanı oranı olarak en  fazla yüzde 3’e ulaşabildi. Kadın  belediye meclis  üyesi oranı  en  fazla yüzde 11, kadın  il genel  meclis  üyesi oranı  en  fazla yüzde 3  ve kadın  muhtar oranı en  fazla yüzde 2 olabildi. 2019  yılında gerçekleşen  son  yerel seçimlerde bir değişiklik oldu  mu diye baktığımızda ise karşımıza çıkan  tablo  şu  şekildedir: ·         ·         ·         ·         ·         20.745 belediye meclis üyesinin  sadece 2.283’ü  kadındır. 1.389 belediye başkanının sadece 21’i  kadındır. 30  büyükşehir belediye başkanının sadece 2’si kadındır. 50.157 muhtardan  sadece 1.119’u  kadındır. 1.272  İl  genel meclis üyesinin  sadece 48’i kadındır. Bu  veriler aradan geçen  92  yıla rağmen, kadınların  eşit  temsilden  ne kadar uzak olduğunu göstermektedir. Değerli  Basın  Mensupları, Bu  tablonun nedeni; kadınların  yetersizliği  veya siyasette yer almak  istememesi değildir. Kadınların  eşit  temsil hakkına erişmesi  için, öncelikle ülkeyi yönetenlerin  zihniyeti  değişmelidir. “Evet  şöyle sembolik de olsa  bayan milletvekillerimizden  hiç olmazsa iki  tanesini  alalım” diyen  anlayıştan, eşitlik beklenemez. Tüm  kararların  bir kişinin  iki  dudağı  arasına sıkıştığı şahsım hükümeti, demokratik  bir politika üretemez. Kadınların  can  simidi  olan  İstanbul Sözleşmesi’ni  feshedenlerin  “Güçlü  Kadın, Güçlü  Türkiye” sloganına inanmamız istenemez. Kadın  erkek  eşitliğine inanmayanlardan, kadını özgürleştiren  ve hayatın  her alanında güçlendiren  politikalar beklenemez. Bizler, Cumhuriyet  Halk  Partisi  Kadın  Kolları  olarak;  hepimizi  özgürleştiren laiklik  ilkesine sımsıkı sarılıyoruz. Eşitlik mücadelesini kadın-erkek  bir arada veriyoruz. Bu  eşitsiz sistemi  değiştirmek  için  Genel  Başkanımız Sayın  Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı  olduğu ve kadınların siyasette eşit temsil  edileceği kanun  teklifimizi  Meclis’e sunduk. Bu  teklifle hem  genel  hem  de yerel seçimlerde fermuar sistemiyle yüzde 50-50  temsili  yasal güvence altına almak istedik. Bilindiği  gibi;  teklifimiz AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Ama sanmasınlar ki  pes  ettik. Eşitlik  mücadelemizden  asla ödün vermeyeceğiz. AKP iktidarlarında, kadınların payına yoksulluk, yoksunluk, şiddet ve ölüm düşüyor. Bu  tespitimizi  veriler de doğruluyor. Ekonomik  İşbirliği  ve Kalkınma Örgütü’nün  2019  yılı verilerine göre;  Türkiye kadına yönelik  şiddette 1. sırada yer alıyor. Ülkemizde, her 10  kadından  4’ü  hayatında en  az bir kez erkek şiddetine maruz kalıyor. Bu düzeni değiştirmenin tek  yolu  eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bizler, kadınların  eşit  temsil  edildiği  demokratik, laik bir Türkiye’yi yeniden  inşa etmeye kararlıyız. Halkın gasp  edilmiş  egemenlik hakkını  tekrar halka iade edeceğiz. Bunun  için  de yol haritamız hazır.  Altı  liderin  imzaladığı  “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” mutabakatında da belirttiğimiz gibi bütüncül politikalar üreterek, çoğulcu ve katılımcı  demokrasiyi  tesis  edeceğiz. Temel  hak  ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan  özgürlüğünün,  basın  özgürlüğünün, kadın  haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla güvence altına alındığı özgürlükçü  bir sistem inşa edeceğiz. İlkokul  birinci sınıftan itibaren  eğitim müfredatına insan  hakları ve kadın-erkek  eşitliği  dersleri  koyacağız. Kız çocuklarının  eğitim  hakkını güvence altına alacak  ve bu  hakka erişimin  önündeki  tüm  engelleri  tek tek kaldıracağız. Eşitliği  de özgürlüğü  de ilk  seçimlerden sonra bu  topraklarda hâkim  kılacağız. Yaşasın  Cumhuriyet! Yaşasın  eşitlik  mücadelemiz! 

AdminAdmin