GÜNCEL
Giriş Tarihi : 02-07-2020 14:54   Güncelleme : 02-07-2020 14:56

CUMALİ SAĞLAM’DAN 27. YILDÖNÜMÜNDE SİVAS KATLİAMI AÇIKLAMASI

CUMALİ SAĞLAM’DAN 27. YILDÖNÜMÜNDE SİVAS KATLİAMI AÇIKLAMASI

Sivas katliamının 27.yıl dönümünde, Disk Kayseri Bölge Temsilcisi Cumali Sağlam yazılı bir açıklama yaptı.

Sağlam, Sivas katliamı kanayan bir yara olarak duruyor. Unutmadık unutmayacağız!

Sivas katliamını bir kez daha kınıyor,yitirdiğimiz canları 27 yıl sonra aynı duygularla anıyoruz,dedi. 

Sağlam,2 Temmuz 1993'de Sivas'ta "Pir Sultan Kültür Etkinlikleri"ne katılan 35 aydın, sanatçı, yazar, emekçi, kadın, erkek, genç, her şeyden önce insan, Madımak Oteli'nde planlı bir organizasyonla yakılarak katledildiler.

Kendinden olmayana, farklı olana, "öteki” sayılana karşı tam bir tahammülsüzlük ve yok etme histerileriyle dolu olan bu gerici oluşumların ilk "çıkarması” değildi Madımak. 80 öncesi yine Sivas, Çorum, Malatya ve Kahramanmaraş'ta onlarca insanımız, kadın, çocuk denilmeden vahşice katledilmişlerdi.

Devletin "derinlerinden” üretilen politikalarla birleştirilen ırkçı-gericiliğin tek hedefi kuşkusuz Aleviler değildi. Geçmişe baktığımızda, 12 Eylül'e giden yolda Türkiye, faşizmin ve gericiliğin yoğun bir saldırısıyla karşı karşıya kaldı. İçlerinde Kurucu Genel Başkanımız Kemal Türkler'in de olduğu bütün ilerici, demokrat insanlara, aydınlara, gazetecilere, işçilere, öğrencilere, öğretim üyelerine karşı cinayet ve katliamlar düzenlendi; Kahramanmaraş'ta, Çorum'da, Malatya'da gerici ayaklanmalar çıkarıldı, mezhep ayrılıkları körüklendi. Yüzlerce insan öldürüldü, binlercesi yaralandı, sakat bırakıldı.

24 Ocak Kararları'yla ilan edilen, sınırsız bir sömürü anlamına gelen ekonomik politikalara karşı oluşması muhtemel muhalefet hareketleri de "zapt-ü rapt" altına alınmaya çalışıldı.

12 Eylül mevcut sömürü düzeninin onarılmasını hedefledi ve ekonomik krizin yükünün emekçi halkın üzerine yıkılması için gündeme getirildi.

Türkiye'de emekçilerin, işçi sınıfının geleceğinin teminatı olan demokrasi güçlerinin gelişiminin bastırılması ve sindirilmesi politikalarından bağımsız tutmuyoruz Madımak yangınını! Ve geçmişte ülkemizin aydınlık geleceğini karartan bütün tertipçilerinin cezalandırılmaları şöyle dursun, "kahraman” ilan edildiklerine, makamlar ve payeler verilerek mevkilerinin yükseltildiğine içimiz yanarak tanıklık ediyoruz.

Sivas Katliamı hala toplumun vicdanında kanayan bir yara olarak duruyor! Ve Sivas'ın ateşi 27 yıldır hiç sönmedi...

Sivas'ın ateşi sönmedi çünkü olayın gerçek yönlendiricileri yargı karşısına çıkarılmadı.

Sivas'ın ateşi sönmedi çünkü Madımak'ın yakılmasına göz göre göre müdahale etmeyenler, ettirmeyenler yargı karşısına çıkarılmadı.

Sivas'ın ateşi sönmedi çünkü faillerinin bir bölümü de "zaman aşımı” ile ceza almaktan kurtarıldı.

Sivas'ın ateşi sönmedi çünkü insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı mümkün değil iken, bu yargı kararı ülkeyi yönetenler tarafından "hayırlı olsun” denilerek karşılandı.

Sivas'ın ateşi sönmedi çünkü laikliğin ve demokrasinin üzerine yükselmiş bir cumhuriyeti bu topraklarda var etme borcumuz sürüyor.

Tüm acılarımıza karşın inançlarımızı, düşüncelerimizi özgürce dile getirebileceğimiz bir dünya yaratmanın umudunu büyütüyoruz.

Yitirdiklerimiz, demokrasi mücadelesinin ertelenemez bir görev olduğunu hatırlatmaktadır. Onları uğrunda yaşamlarını verdikleri insanlığı, demokrasiyi ve özgürlükleri toplumda egemen kılarak yaşatmalıyız.

Sivas katliamını bir kez daha kınıyor, yitirdiğimiz canları 27 yıl sonra aynı duygularla anıyoruz. (Kurum Haber)