YEREL
Giriş Tarihi : 29-04-2022 11:22

CEYLAN'DAN 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI AÇIKLAMASI

CEYLAN'DAN 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI AÇIKLAMASI

Dünya emekçilerinin hakları için ayağa kalktıkları tarihtir 1 Mayıs…  
1886 yılının 1 Mayıs günü, Şikagolu işçilerin 8 saatlik iş günü için greve gitmesiyle başlayan
ve 4’ü işçi, 7’si polis 11 kişinin ölümüyle sonuçlanan Haymarket Olayı kurbanları anısına 136
yıldır 1 Mayıs bütün dünyada İŞÇİ BAYRAMI olarak kutlanmaktadır. 
Ülkemizde ise, ilk kez 1911 yılında Selanik’te, 1912 yılında İstanbul’da kutlanmış, 1923
yılında Cumhuriyete doğru ilerlerken yasal İşçi Bayramı olarak kabul ve ilan edilmiş ise de, bugün
pek çok iş kolunda 8 saatlik iş gününün uygulanmaması acı gerçeğimizdir.
100 yıllık tarihine rağmen İşçi Bayramı Türkiye’de, tıpkı işçi hakları gibi iniş çıkışlarla, büyük
güçlükler ve acılarla yaşanmıştır. 1 Mayıs 1977 kitlesel katliamı dışında, değişik yıllarda da pek
çok kurban verilmiştir.
Bu yıl da ülkemiz emekçileri; birlik içinde, Türk bayraklarının dalgalandığı alanlarda,
taleplerini belirten pankartları ve güçlü sloganlarıyla İşçi Bayramı’nı kutlayacaklar. Yoksulluk
ücretine, sendikasızlaşmaya, baskılara, sağlıksız, güvensiz ve güvencesiz iş koşullarına karşın
ekmek peşinde koşan milyonlar alanlarda olacak.
Cumhuriyetin kurduğu üretim tesislerini kapatarak, satarak yok eden siyasi iktidarların,
üretimi terk edip, gümrük duvarlarını da sıfırlamasından sonra, eğitim aldığı halde iş bulamayan
umutsuz gençlerimiz iş isteyecekler. İstatistik oyunları ile gizlense bile işsiz sayısının tarihin en
yüksek düzeyine ulaştığını haykıracaklar.
Sabah evlerinden aileleriyle vedalaşarak güvensiz, güvencesiz işyerlerine giden işçilerimiz;
sigortasız, sendikasız, iş saati belirsiz, sayıları milyonları bulan sığınmacı yabancıların ücret
rekabetine karşı açlık sınırı altında bir ücretle çalışmak zorunda kaldıklarını bir kez daha
seslendirecekler. Gerçek sendikalar; yeni sendikalar yasası ile yok olma durumuna geldiklerini
vurgulayacak, ancak sendikalı işçi sayısının gerilediği noktayı utandıklarından dile
getiremeyecekler.
Çalışanlarımız; on yıllardır tehdit altında olan tek gelecek güvenceleri kıdem tazminatlarını
koruma kararlılıklarını bir kez daha hatırlatacaklar.
Sayısız engelleri aşarak memur sendikalarında örgütlenmeyi başaran memurlarımız; devlet
memuru güvencelerini kaybetmemek ve grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarını almak için
güçlerini birleştireceklerini, performans, not verme ve benzeri yöntemlere boyun
eğmeyeceklerini duyuracaklar.

Giderek yükselen vahşi sömürü yöntemi taşeronlaşmaya ve kiralık işçilik gibi kölelik
koşullarına karşı bu yıl alanlarda daha güçlü sesler yükselecek.
Yeni özelleştirme girişimlerine, yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin yabancılara ya da
yandaşlara yok pahasına satılması ile somutlananneoliberal sömürü gerçeğine bir kez daha
dikkat çekilecek.
Atatürk’ün “Milletin Efendisidir” dediği köylülerimizin; destekten yoksun kaldıkları için
üretimden kopup köylerini tek etmeleriyle kent varoşlarında işsizler ordusuna katılarak
oluşturdukları milyonlar, işçi ücretlerinin baskılanmasına yol açtıklarının bilincine varacak, geniş
emekçi yığınlarla kucaklaşacak.
Emekliler; yoksulluk içinde ve ticarileşen sağlık sistemi dişlileri arasında nasıl ezildiklerini,
uzun ve çileli emek yıllarının sonunda huzur ve güven içinde yaşamayı umut ederken yaşama
tutunabilmek için, yine -ve bulabilirlerse yeni bir işte- çalışmak zorunda kalmalarının kahredici
haksızlığını bir kez daha söyleyecekler.
Kadınlarımız; insan olarak eşit ve özgür yurttaşlar olmak istediklerini, şiddete uğramak,
sokak ortasında, rezidans balkonları dibinde katledilmek istemediklerini haykıracak, evlatlarının
izbe yuvalarda cinsel istismara uğramadıkları insanca bir yaşam isteyecekler.
Öğrencilerimiz; parasız, laik ve bilimsel eğitim görmek, özerk üniversitelerde okumak,
tarikat, cemaat baskısından uzak, her türlü gereksinimlerinin karşılandığı çağdaş yurtlarda
barınmak istemlerini yineleyecekler.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ olarak, vatansever halkımızla birlikte; yaşanan sıkıntıların
kaynağının emperyalist sömürü düzeninin dayattığı yabancı reçeteli planlar olduğu bilinci ile
ulusal bağımsızlığımızın simgesi şanlı bayrağımızın dalgalandığı 1 Mayıs alanlarını dolduran
emekçilerimizin yanında olacağız ve BİR GÜN MUTLAKA, 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk
önderliğinde olduğu gibi emperyalizmin zincirlerini yeniden kıracağız.
“… ve elbette ki sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet…”
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ VE GERÇEKTEN DEMOKRATİK TÜRKİYE !
1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI KUTLU OLSUN!

KEMAL CEYLAN
ŞUBE BAŞKANI

AdminAdmin