YEREL
Giriş Tarihi : 10-01-2022 11:29   Güncelleme : 10-01-2022 11:29

BASIN ÖNE EĞİLMESİN!

BASIN ÖNE EĞİLMESİN!

GAZETECİLER, SANSÜR, İŞSİZLİK, DÜŞÜK ÜCRET, SOSYAL GÜVENCESİZLİK VE BASKILARLA KARŞI KARŞIYA…

Gazetecilik suç değildir!
Değerli Basın Mensupları, her yıl olduğu gibi bu yıl da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde, basın emekçileri yine birçok sorunla karşı karşıya…
Kamuoyunun doğru ve tarafsız haber alma hakkı için zor şartlarda mücadele veren gazeteciler, ne yazık ki her geçen gün daha büyük hak kayıplarına uğruyor. 
AKP'nin yandaşı kollayan, özgür basını ise ‘RTÜK ve Basın İlan Kurumu' aracılığıyla keyfi cezalarla baskı altına alan ve bu yolla da baskı altında tutmaya çalışan anlayışı, büyük haksızlıklara, mağduriyetlere, işsiz kalmalara yol açmaktadır. 
AKP, oluşturduğu medya ile sürekli toz pembe bir tablo çizmeye çalışsa da, AKP’nin toz pembe medyası ne izlenmekte, ne okunmakta ne de o medyaya toplum tarafından güven duyulmaktadır…
Bugün ülkemizde yaşanan gerçek gündemle, bir kısım medyanın gündemi asla örtüşmemektedir.
Millet yoksullukla kıvranırken, halktan uzak bir kısım medya "soğan, ekmek sağlığa iyi geliyor" şeklinde haberler servis ederek, halkın aklıyla, durumuyla, yaşadıklarıyla alay etmektedir. 
Gerçekler yerine algı peşinde koşanlar, mesleklerine olduğu kadar vatandaşa da en büyük zararı vermektedir. 
Gerçeğin peşinde koşması gerekenler, ne yazık ki gazetecilik kılıfıyla kamu yararının aksine kişisel rant için hoş görünmenin, şirinlik yapmanın derdine düşmüşlerdir.
Bunun yanında ülkemizde yaşanan bir diğer sorun ise işsizliktir!
Türkiye’de gazetecilerin de en az yüzde 30’u işsiz durumdadır. 
Bu sayı her geçen gün daha da artmaktadır. 
Bunun yanında yine İletişim Fakültelerinden her yıl mezun olan binlerce gençten, sadece yüzde 5'i sektörde iş bulabilmektedir.
İşsizlik, basın sektöründe de en acı şekilde etkisini sürdürürken, basın özgürlüğü de yine aynı şekilde kanayan bir diğer yaradır. 
Türkiye, ne yazık ki bu konuda da AKP ile kötü bir karneye sahiptir. 
Sansür her alanda hüküm sürmeye devam ederken, Gazeteciler de gazetecilik yaptıkları için hapse girmektedir. 
180 ülke arasında basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye, son 10 yılda 56 sıra gerileyerek, maalesef dünyada 154'üncü sıradadır!
Kısacası geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda, gazeteciler, sansür, işsizlik, düşük ücret, sosyal güvencesizlik ve baskılarla karşı karşıyadır. 
İktidara biat edenler her açıdan kollanırken, kalkındırılırken, özgür  ve tarafsız basın için büyük mücadele ortaya koyan gerçek gazeteciler ise baskılarla, sindirme politikaları ile karşı karşıya kalmaktadır. 
Ancak, bütün yaşanan bu olumsuzluklara rağmen tüm basın emekçilerinin bilmesini isterim ki, asla umutsuzluk yok. 
Gazeteciler de halkın iktidarında rahat nefes alacak. 
Gazetecilik yapmak suç olmayacak! Çünkü geliyor gelmekte olan. 
Bu duygu ve düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Basın milletin müşterek sesidir. Basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir" sözlerindeki anlayışla hareket eden, bütün zorluklara karşın onurluca, fikri hür, vicdanı hür bir şekilde mesleğini yapmaya çalışan, vatandaşın doğru ve tarafsız bilgilenmesi için mücadele veren tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyorum. Bu günün bayram gibi kutlanmasını temenni ediyorum. Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun, basın öne eğilmesin...