YEREL
Giriş Tarihi : 01-07-2021 11:52   Güncelleme : 01-07-2021 11:52

ARIK MKE’NİN STATÜSÜNÜN DEĞİŞMESİNE TEPKİ GÖSTERDİ:

“SAVUNMA SANAYİSİNİ FELÇ ETMEYİN”

ARIK MKE’NİN STATÜSÜNÜN DEĞİŞMESİNE TEPKİ GÖSTERDİ:


Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Makine Kimya Endüstrisinin yapısını değiştiren yasa teklifine karşı çıkarak, “Savunma sanayisini felç etmeyin” dedi. İktidar partisinin 19 yılda söylediklerinin tam tersini yaptığını ifade eden Arık, “İktidar bu milletin göz bebeği kurumlarını, cumhuriyetle yaşıt kurumlarını ‘Babalar gibi satarız.’ diyor ve maalesef bir bir satıyor, bunu yaparken de milliyetçilik ve yerlilik kılıfına bürünüyor tıpkı kurdun kuzu postuna büründüğü gibi” diye konuştu.

CHP Kayseri Milletvekili, TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Çetin Arık, Makine Kimya Endüstrisi’nin yapısını değiştiren kanun teklifinin bir ihanet teklifi olduğunu söyledi. Teklifin görüşülmesi sırasında söz alan Arık, Türkiye’nin çözüm bekleyen sorunları varken iktidar partisinin böyle bir teklif ile gelmesini eleştirerek, “İşçi perişan, memur perişan, çiftçi perişan, esnaf perişan; işsizlik insanlarımızın canını yakıyor, insanlar intihar ediyor; iktidar partisi de yangından mal kaçırırcasına büyük bir telaşla bir an önce Makina Kimyayı şirketleştirmek istiyor, sanki Makina Kimya şirketleştirilirse memleketimizdeki bütün bu can yakıcı sorunlar çözülecekmiş gibi.

Bu teklif Türkiye'nin göz bebeği olan ve Mehmetçik'e silah, mermi üreten bir kurumunu birilerine peşkeş çekmenin yolunu açan bir tekliftir, dolayısıyla bu teklif ihanet teklifidir. Bugün de tam Ulu Önder'imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Gençliğe Hitabe’sinde ‘İktidara sahip olanlar gaflet, delalet, hatta hıyanet içinde bulunabilir.’ dediği günler yaşıyoruz. İktidar bu milletin göz bebeği kurumlarını, cumhuriyetle yaşıt kurumlarını ‘Babalar gibi satarız.’ diyor ve maalesef bir bir satıyor, bunu yaparken de milliyetçilik ve yerlilik kılıfına bürünüyor tıpkı kurdun kuzu postuna büründüğü gibi” diye konuştu.

MKE’NİN 2020 YILI KARI 708 MİLYON LİRA

MKE’nin kar eden bir kuruluş olduğunu belirten Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “İktidar ‘Kurum hantal, daha verimli hâle getireceğiz.’ diyor ama ‘hantal’ dediği kurum 2019 yılında 517 milyon lira, 2020 yılında ise 708 milyon lira kâr açıkladı. İktidar ‘Makina Kimyaya nitelikli personel alımı sağlayacağız.’ diyor. İyi, güzel, nitelikten bahsediyorsunuz ama adı rüşvetle özdeşleşen birisini büyükelçi olarak atayan, arabasına Türk Bayrağı takan yerli ve millî iktidar değil mi? Hayvanat bahçesinin müdürünü TÜBİTAK'ın başına getiren bu iktidar değil mi? Sahte diplomalı birisini Vakıfbank Yönetim Kurulu üyesi yapan bu iktidar değil mi? Bu milletin vatanperver, zeki çocuklarını saçma sapan sorularla eleyip, FETÖ'nün kirli çocuklarının eline sınav sorularını tutuşturup devletin kilit noktalarına yerleştiren, sonra da ‘Çok güzel sınav oldu.’ diyen bu iktidar değil mi, yoksa ben mi yanılıyorum? Yoksa bütün bunları Ce-Ha-Pe mi yaptı? Mazi ortada sayın milletvekilleri. Şunu da peşinen belirtmek isterim ki Makine ve Kimya Endüstri Kurumunda çalışan 5.300 yurttaşımız evlerine helalinden ekmek götüren nitelikli insanlardır. Bugün ülkemizin ihtiyacı olan şey nitelikli bir iktidardır. Bu iktidar on dokuz yılda ne söylediyse tam tersini yaptı. ‘Türkiye'ye ileri demokrasiyi getireceğiz.’ diye yola çıktı, sonra ikizi FETÖ'yle birlikte el ele verip mezardakilere bile oy kullandırdı, 15 Temmuza giden yolun kilometre taşlarını birlikte döşedi. Şimdi, siz söyleyin, bu millet bu iktidara nasıl güvensin, nasıl inansın? Biz, size nasıl güvenelim, mazi ortada?

İKTİDAR SATILMAYACAK DİYORSA SATACAKTIR

Türkiye’nin bir gece yarısı kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığını belirten Arık, bir gece yarası kararnamesiyle de MKE’nin satışının yapılabileceğini belirterek, “Bu iktidar ‘Makine ve Kimya satılmayacak.’ diyorsa bilin ki Makine ve Kimyayı satacaktır. Neymiş efendim, teklifin 8'inci maddesine ‘satılmayacak’ diye önerge eklenmiş. Sayın milletvekilleri, daha dün Gazi Mecliste oy birliğiyle kabul edilen Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden Meclisin iradesi de hiçe sayılarak bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılmadı mı?

Peki, Gazi Meclisin Başkanı ‘Türkiye bir kişiden büyüktür, Meclisin iradesini çiğnetmem arkadaş.’ diyebildi mi? Diyemedi. Peki, yarın ‘Söz konusu doların yeşiliyse gerisi teferruattır.’ diyen bir zihniyet, bir gece yarısı ‘Makine ve Kimyayı sattım arkadaş.’ derse buna kim engel olabilecek? Buna kim ‘Dur.’ diyebilecek? Sayın Meclis Başkanı mı ‘Dur.’ diyecek? Sayın Komisyon Başkanı mı ‘Dur.’ diyecek? Yoksa, bu teklifin ilk imzacısı Sayın Ramazan Can mı ‘Dur.’ diyecek? Daha dün ‘Hayalim.’ dediğiniz cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği olan şehir hastanelerini bugün Danimarkalılara bir bir satıyorsunuz, yarın Makine ve Kimyayı satmayacağınıza kim inanır? Gelin bu yanlıştan yol yakınken dönün, gelin savunma sanayisinin omurgasını kırmayın, savunma sanayisini felç etmeyin” diye konuştu.