YEREL
Giriş Tarihi : 23-11-2020 15:44   Güncelleme : 23-11-2020 15:50

ADD'DEN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

ADD'DEN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Tarhimize bir göz atarsak ATATÜRK” e neden baş öğretmenlik unvanı verildiğini görürüz,
3 Kasım 1839 tarihinde okunan Tanzimat fermanı içerisinde doğrudan bir madde olmaması ile birlikte
eğitim alanında meydana gelen yenilikler için zemin hazırlanıştır. 16 mart 1848 tarhin”de Osmanlı
döneminde ilk defa “muallim mektebi “ adı altında okul açılmış ve çalışmalar başlatılmıştır. 1869
tarihinde Marif-i umumiye layihası eğitim ile ilgili bütün meseleleri ele almaktaydı. Dolayısı ile darulu
mualliminler. Öğretmenlik meslegi için ilk adımlar atılmıştır. Ancak bu konuda çeşitli nedenlerle fazla
yol alınamamıştır.
Kurtuluş savaşı nın kazanılması sonucunda cumhuriyet döneminde öğretmen okulları ve öğretmenlik
mesleği ATATÜRK tarafından öncelikle ele alınması gereken kurumlardan biri olmuştur.
1 kasım 1928 tarihinde Arap alfabesinin yerine Latin alfabesinin kullanıma geçilmesi ile ülkenin çok
yerinde millet mektepleri açılmıştır.
Bu okullarda M. KEMAL ATATÜRK bizzat eline tebeşiri alarak siyah tahtanın önüne geçerek yeni Türk
alfabesinin Türk harflerini halka ögretmek için işe koyulmuştur o gün kendisine baş öğretmenlik
unvanı verilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk e 11 Kasım 1928 tarihin de T.B.M. Meclisinin yaptığı toplantıda ulus okullar
Baş öğretmenlik unvanına laik görüldü ancak kendisi, 24 kasım 1928 tarihinde bu baş öğretmenlik
unvanını kabul etmiş olması ile Baş Öğretmen olarak tarihe geçmiştir.
Atatürkün doğum günü nün yüzüncü yılında 24 kasım 1981 günü ulu önder Mustafa kemal
atatürkün kabul ettigi gün öğretnenler günü olarak kutlanmasına karar verilmiş ve öğretmenler günü
ile ilgili kutlamalara , 26 kasım 1992 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak kutlama yönetmenliği
çerçevesinde gerçekleşmiştir.
Ulu önder .M Kemal Atatürk öğretmenler icin ; öğretmenler . vatanın en saygı değer , en hayırlı
üyeleridir. Onlar vatan çocukları ile o kadar kaynaşmışlardır ki adeta çocuklaşmışlardır. Onların
gözünde en sevgili olanlar örgencilerdir , öğrenciler gözündü en büyük adan en sayğıya değer
öğretmenlerdir.
Öğretmenlik her meslekten üstün bir meslektir. En yüksek mevki , sayğı , prestij ögretmenedir. Bir
öğretmen bunun bilincinde olmalı, buna göre davranmalıdır. Öğretmenler gerçek zafer ordusudur.
Devrimlerin güvencesi geleceğimizin mimarlarıdır. Hedeflerimize onlarla varabiliriz.
Öğretmenler bu günün evlatlarını yetiştiriniz. Onlar ülkeye, millete, faydalı yurttaşlar yapınız
ülkemizde uygar fikirlerin , çağdaş ilerlemenin yayılması gelişmesi sizlerle olacaktır. 1
Ordularımızın kazandığı zaferler geçicidir , Kalıcı zaferler sizlerin çalışması ile perçinlenecektir. Yeni
nesil sizlerin eseri olacaktır. Öğretmenler dünyanın her tarafında insan toplumunun en fedakar
insanlarıdır.

Bütün dinlerde ögretmenin önemini anlatır . öğretmenin kutsal bir görev olduğunu
belirtir.öğretmenin tanrının önündeki belirti olduğu öğretmenin her çocuğu , her kimseye bilgi
vermekle kalmaz onun annelik görevini de üslenir.
Egitimin önemi : bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı yüçe bir sosyal toplum halinde yaşatan veya bir
milleti esaret ve sefalete terk eden terbiyedir.
Terbiye kelimesi , herkes yalnız olduğu zaman kullandığı , herkes kendine göre bir anlam çıkarır.
Ayrındıya girilse terbiyeni hedefler. Amaçları çeşitlenir. Milli terbiye dini terbiye milletler arası terbiye
dir. Bütün bu terbiyelerin hedefleri ve gayeleri başka başkadır. .
Yeni Türk cumhuriyetinin yeni nesle vereceği terbiye milli terbiyedir. Milli terbiyenin ne demek
olduğunu bilmekte artık karışıklık, yanlış anlama olmamalıdır. Milli terbiyenin dilini usulunü,
vasıtalarını da milli yapmak zorunluluğun tartışmak gereksizdir . memleketimiz toplumumuza gerçek
hedefe , mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardı. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu
ikincisi milletin geleceğini yoğuran kültür ordusudur. Bu iki orduya yardımcı olan bir de sağlık
ordumuz vardır. Ulu önderimiz Sağlam kafanın sağlam vücutta olduğunu ve özellikle gençlerimizin
spor yaparak daha sağlıklı ve dirençli gençler olacağını anlatmıştır.
Milli eğitim programı: 1 sosyal hayatımızın ihtiyaçlarına uygun olması 2- çağın gerçeklerine uyması
gerekmektedir.
Ancak üzülerek belirmemiz gerekiyor ki günümüzde milli bir eğitimden uzaklaştığı görülmekte, çağlar
öncesi eğitime geri dönme özlemleriyle yurdun her tarafında tarikatların yeniden yapılandıkları ülke
yönetimine söz geçirecek kadar güçlenmeleri. Ulu önderin ve Türkiye cumhuriyeti yasalarının kabul
etmediği bir eğitime dönüşmektedir. Yalnız parası olanların eğitim görebildiği ülkedeki vatandaşların
arasında fırsat eşitliği olmadığı görülmekte ve taşralarda taşımalı eğitim yapılarak köyden kente
taşınmanın teşvik edildiği görülmektedir.
Keşke köylerdeki okullarımız açık olsaydı şehirlerde yoğun nüfus ve örgenci kalabalığı olmaz köyden
şehre göç büyük oranda önlenmiş olurdu.
Bu günün e kadar milli eğitimimize emeği geçmiş , başta m. Kemal Atatürk olmak üzeren bütün
öğretim camiasının öğretmenler günlerini kutlar ölenlere rahmet kalanlara sükranlarınızı sunarken
sağlıklı ve mutlu yaşamlar dilerim.