GÜNCEL
Giriş Tarihi : 28-07-2020 11:20   Güncelleme : 28-07-2020 11:20

ADD VE DEMOKRASI PLATFORMUNDAN BASIN AÇIKLAMASI

ADD VE DEMOKRASI PLATFORMUNDAN BASIN AÇIKLAMASI

Demokrasi platformunu oluşturan sivil toplum kuruluşları olarak, Türk İstiklal Savaşı’nın başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yöneltilen saldırıları kınamak ve bu konudaki düşüncelerimizi halkımızla paylaşmak için buradayız.

Önce Türk vatanını emparyalizmin işgalinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve tüm milli mücadele şehitlerimizin manevi huzurlarında saygı ve minnetle eğiliyoruz.

İstanbul’da 4 yıl 10 ay süren İngiliz işgaline son verip bu şehrin ikinci fatihi olan ve Türk’ün şeref ve namusunu koruyan kahramana ve onun yiğit askerlerine selam olsun.

Bütün dünyada devlet kuran liderler, haklı olarak ülkelerinin en saygın şahsiyetidir. Kendilerine sınırsız sevgi ve saygı gösterilir. Bu sevgi ve saygının kuşaktan kuşağa aktarılması, milli bir görev sayılır. Ancak bizim ülkemizde artık böyle değil. Devletimizin kurucusu kahraman lidere sinsi ve sistemli bir düşmanlık yürütülüyor. Bunun en vahim yanı, bu düşmanlığın iktidar tarafından yürütülmesidir.

Akıl, mantık ve vicdanın sustuğu zamanı yaşıyoruz. Türkiye’de Atatürk düşmanlığı sinsi sinsi yol alıyor. Bunun son örneğini Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş verdi. Ayasofyadaki cuma hutbesinde gerçekleri de çarptırarak Ulu Önder’e lanet okudu. Oysa vatanın işgal edilmiş toprakları gibi Ayasofya’yı ve İstanbul’u düşman çizmesinden kurtaran kahraman Atatürk’tür.

Atatürk Ayasofya’yı Türkiye’nin yüksek çıkarlarını gözeterek müzeye çevirdi. Bunu eleştiri konusu yapmak kötü niyet sonucu olup hak ve hakkaniyete sığmaz.

Ali Erbaş, sıradan bir vatandaş olsaydı, “galiba bir meczup veya cahilin biri” der geçerdik ama bu zat, sıradan bir vatandaş değil, Atatürk’ün 1924’te çok önem vererek kurduğu bir kurumun başkanıdır. Dolayısıyla kurucusuna nankörlük etmemeliydi, saygı göstermeliydi. Devlet terbiyesi bunu gerektirir.

Sayın Ali Erbaş’tan, IŞİD Lideri Bağdadi’ye veya Anadolu’da milli direniş başlatan Mustafa Kemal için idam fermanı çıkaran İngiliz yandaşı Şeyhülislam Abdullah Dürrizade’ye özenmek yerine diyanetin ilk başkanı vatan sever Rıfat Börekçi hocayı örnek almasını beklerdik. Sayın Erbaş TC anayasası’nın Diyanet İşleri Başkanlığı 136. maddesini ya hiç okumamış ya da yok hükmünde sayıyor. Bu madde diyanet işlerinin tüm çalışmalarını laiklik ilkesi doğrultusunda bütün siyasi görüş ve düşüncelerinin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek yapmasını emreder. Bu doğrultuda çalışan bir diyaneti başımızın üstünde taşırız. Ancak Atatürk düşmanlığı yapılan bir yerde milli dayanışma ve bütünleşmeden söz etmek mümkündür.

Sayın Ali Erbaş ve Türkiye’yi yöneten kadronun milli dayanışma ve bütünleşme gibi bir hedefleri olduğuna artık inanmıyoruz. Böyle bir hedefleri olsaydı Atatürk düşmanlığı yapmaz yapılmasına da izin vermezlerdi. Çünkü ülkemizde birlik ve beraberliği ancak Atatürk sevgisi ve Atatürk’ün tanımladığı Türk milliyetçiliği sayesinde sağlayabiliriz. Bu husus anayasamızın başlangıç bölümü ile değiştirilemez maddelerinde de kuvvetli ifadelerle belirtilmiştir. Dolayısıyla devletimizin kurucusu Atatürk’e saldıranlar TC Anayasasını da çiğnemiş oluyorlar.

Ulu Ata’ya yapılan saldırılar Türk toplum vicdanını kanatarak ülkemizde infiale sebep olmaktadır. Bir taraftan da toplumun ayrışmasına kutuplaşmasına neden olmaktadır. Kişisel saltanan ve hilafet hedeflerine toplumsal çatışma ve dinsel kavgalarla ulaşmayı hedefleyenlere Türk halkı izin vermeyecek bu tuzağa düşmeyeceğiz. Bizler bu oyuna gelmeyecek ve Türkiye’nin Orta Doğu cehennemine sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.

Sayın Diyanet İşleri Başkanı’nı ve devletimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e şaşı bakan tüm devlet adamlarını anayasa çizgisinde görev yapmaya ve oturdukları makamların kurucusuna saygılı olmaya davet ediyoruz. Herkes oturduğu makama milli mücadele önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde geldiğini unutmasın.

Hiç kimse kalbimizden Mustafa Kemal sevgisini sökemeyecek Sakarya’yı Dumlupınar’ı unutturamayacak Lozan Antlaşması’nı bir hezimet gibi yansıtamayacak, Anıtkabirin kapılarına kilit vuramayacak Atatürkçüleri susturamayacak, sindiremeyecektir. (Kurum Haber)