SİYASET
Giriş Tarihi : 21-09-2020 15:25   Güncelleme : 21-09-2020 19:33

5 MÜTEAHHİTE DOKUNAMAYANLAR İNSAN HAYATINI HİÇE SAYIYOR

MALZEME YOK DİYE AMELİYAT YAPILMADIĞINI BELİRTEN CHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ ÇETİN ARIK: “5 MÜTEAHHİTE DOKUNAMAYANLAR İNSAN HAYATINI HİÇE SAYIYOR”

5 MÜTEAHHİTE DOKUNAMAYANLAR İNSAN HAYATINI HİÇE SAYIYOR

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, medikal, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçilerinin kamudan alacaklarını alamadığı, bunun paralelinin de de malzeme sıkıntısı yaşandığı için bazı ameliyatların yapılamadığı iddialarını Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordu. Daha önce de ekonomik nedenlerle ameliyatların yapılamadığını hatırlatan Arık, “Devletin sırtına yapışan 5 müteahhittin bir yıllık alacaklarını ötense Türkiye rahat bir nefes alacak. Ama 5 müteahhitte dokunmayanlar, insan hayatını hiçe sayarak sağlıktan tasarruf yapmaya kalkıyorlar” diye konuştu.

Hidrosefali hastası Rüstem Elibol ile 22 Kasım 2018 tarihinde TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Rüstem Elibol’un malzeme olmadığı için ameliyat yapılamadığını belirten CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, birçok ilde kamu hastanelerinde ameliyatların yapılamadığını gündeme getirmişti. Arık aradan geçen iki yılın ardından bir kez daha malzeme olmadığı için ameliyatlarının yapılamadığını gündeme getirdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi veren Arık, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşleri dile getirdi: “Türkiye’yi uçurduklarını söyleyenler malzeme olmadığı için insanların kaderine terk edildiği bir Türkiye yaratmayı başardılar. Gösteriş, israf ve yandaşı zengin etmek telaşındaki iktidar batırdığı ekonominin faturası çok yönlü olarak halkımıza ödetmeye devam ediyor. Bir yanda insanlarımız yoksulluğa mahkum ediliyor, hak ettiği hizmetleri alamıyor. Diğer yanda tıbbi malzeme olmadığı için kalp pili gibi özelliği olan ameliyatlar yapılamadığı için insanlarımız adeta ölüme terk ediyor. Türkiye gerçeklerinden kopmuş hayal dünyasında yaşayan Sayın Berat Albayrak’ın yönetimindeki Hazine ve Maliye Bakanlığı insan hayatını hiçe sayarak tasarruf yapmaya kalkıyor. Tasarruf yapacaklarsa insan hayatından değil, Türkiye’nin tüm kaynaklarını seferber ettiği yandaş müteahhitlere aktardıkları kaynaklardan tasarruf yapsınlar. Hazine ve Maliye Bakanlığı kamu hastanelerinden 14 ay, üniversite hastanelerinden 30 ayı aşkın bir süredir alacaklarını alamayan medikalcilerden, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçilerinden 2018 alacakları için yüzde 30, 2019 alacakları için yüzde 50, 2020 yılı alacakları için de yüzde 60 feragat etmelerini istiyor. Bu iktidar fedakarlık isteyecekse dünyada en fazla kamu ihalesi alarak rekor kıran ama bir türlü vergi rekortmenleri arasına girmeyi başaramayan müteahhitlerden fedakarlık istesin. Devletin sırtına yapışan 5 müteahhittin bir yıllık alacaklarını ötense Türkiye rahat bir nefes alacak. Ama 5 müteahhitte dokunmayanlar, insan hayatını hiçe sayarak sağlıktan tasarruf yapmaya kalkıyorlar” dedi.

EKONOMİK GEREKÇELERLE İNSAN HAYATININ RİSKE ATILMASINI

BİR HEKİM OLARAK DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Arık, soru önergesinde şu soruların yanıtını aradı: “Medikal, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçilerinin kamu hastanelerinden 14 ay, üniversite hastanelerinden 30 ayı aşkın bir süredir alacaklarını alamadıklarını, buna karşılık Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tedarikçilerden 2018 alacakları için yüzde 30, 2019 alacakları için yüzde 50, 2020 yılı alacakları için de yüzde 60 feragat etmelerinin istendiği haberleri gündeme geldi. Bu bağlamda;

1-) Kamu ve üniversite hastanelerimizdeki tıbbi sarf malzemesi sıkıntısının boyutu nedir?

2-) Tıbbi cihaz ve malzeme temini yapılamadığı için kalp pili ameliyatı gibi özelliği olan ameliyatların yapılamadığı iddiaları doğru mudur?

3-) Ekonomik gerekçelerle insan hayatının riske atılmasını bir hekim olarak doğru buluyor musunuz?

4-) Kamu hastanelerinin ve üniversite hastanelerinin medikal, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçilerine olan borçlarını ödemek için bir planınız var mı?”