YEREL
Giriş Tarihi : 20-05-2022 12:09

19 MAYIS, ONURLU BİR HALK DİRENİŞİDİR!

19 MAYIS, ONURLU BİR HALK DİRENİŞİDİR!

19 Mayıs 1919…

Emperyalizme, işbirlikçilerine karşı dik ve onurlu duruşun, uyanışın tarihi adımıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da toprakları işgal edilmiş, yorgun, umudunu yitirmiş bir halkı “Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla yeniden ayağa kaldırmış, liderliğiyle kurtuluşa giden yolun meşalesini yakmıştır.

Hakkındaki ölüm fermanını yırtarak, önüne çıkartılan engelleri de bir bir aşarak, milletin, ülkenin bağımsızlığı için arkadaşlarıyla ölümü göze almıştır.

19 Mayıs 1919 tarihi, Atatürk ve silah arkadaşlarının tarihi hamlesiyle Türkiye Cumhuriyetine kadar gelen sürecin, yani karanlığa karşı aydınlığa giden yolun başlangıcıdır.

Onurlu bir halk direnişidir.

Umudun, cesaretin, kararlılığın, dayanışmanın, birlik olmanın, millet olmanın simgesidir.

Kurtuluşun umudu, yolu, Milli mücadele destanıdır.

Anadolu’nun, tüm mazlum halkların hak, hukuk, adalet mücadelesidir.

Bir Milletin uyanması, hakkına, hukukuna, bağımsızlığına sahip çıkması için harekete geçen Ulu Önder, Samsun’a çıkışın ardından Amasya Genelgesi'ni yayınlamış, sırasıyla Erzurum ve Sivas'a giderek Türk Milleti'nin emperyalist güçlere karşı bağımsızlık ve bütünlüğünü koruduğu Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakmıştır.

“Manda ve himaye kabul edilemez” , “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz” diyerek, Türk Milleti’nin karakterini dosta, düşmana ilan etmiştir.

Bu nedenle, bizler her zaman bu günlere nasıl gelindiğinin bilinciyle hareket etmeliyiz.

Bize bu vatanı, Cumhuriyeti emanet eden kahramanların, yaşadıkları zorlukları, çileleri asla unutmamalıyız.

Unutturmamalıyız.

Bu tarihi günlerin, vatan kahramanlarının kıymetini her daim bilmeyiz.

Bugün, ne yazık ki birileri Kurtuluş Mücadelesini, vatan kahramanlarını unutturma, ayrıştırma gafleti içinde.

Bugün ne yazık ki birileri, milli mücadeleyi küçümseme, yok sayma, ötekileştirme, Cumhuriyet ve değerleriyle kavga ederek, karanlık hevesler peşinde!

Bu nedenle uyanık olmalıyız, Cumhuriyet’e, bizi biz yapan ortak değerlerimize daha çok sahip çıkmalıyız.

Yaşadığımız tüm olumsuzluklara, karşılaştığımız tüm kirli oyunlara rağmen asla umutsuzluğa kapılmamalı ve aydınlık Türkiye mücadelemizi her zaman sürdürmeliyiz.

Unutulmamalıdır ki, 18 Mart, 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos… en karanlık gecede dahi yanan umut ışıklarıdır.

Bizleri aydınlatan, yolumuzu belirleyen destanların ve kahramanların hatırlandığı tarihler ve önemli günlerdir.

İşte dünyada eşi benzeri olmayan zaferler, kahramanlık destanlarıyla yakılan bu ışık, Türk Milleti var oldukça asla sönmeyecek, çıkılan bu yoldan asla geri dönülmeyecek.

Bizler, ülkemizi kurtuluşa ve kuruluşa taşıyan  Kuvayi Milliye ruhuyla hareket edip, bir oldukça, birlik oldukça, aşamayacağımız hiçbir engel yok.

Aklın ve bilimin ışığında yol aldıkça üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yok.

İşte bu önemli günün emanet edildiği gençlerimiz de bu anlayışla hareket etmelidir.

Gençler, bu anlayışla geleceğe bakmalı, yol almalıdır.

Kimse merak etmesin, umutsuzluğa kapılmasın. Bizler, halkın iktidarında Cumhuriyetimizi hak ettiği noktaya taşıyacağız.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir” sözünü rehber edinerek, ülkemizi hak ettiği noktaya taşıyıp, Cumhuriyetimizi de demokrasi ile taçlandıracağız.

Gençlerin ülkesini terk etme hayali kurmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

Bu duygu, düşüncelerle Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek koruma görevini emanet ettiği Türk gençliğinin, Milletimizin “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” kutlu olsun!

Yaşasın 19 Mayıs!

Yaşasın tam bağımsız Türkiye.

AdminAdmin