SEHER KURKUT
SEHER KURKUT
Giriş Tarihi : 19-10-2019 13:52

Y A L A N

Hıyanet olarak da yalan en önde gelir.

Hz. Ebu Bekir

Uzun uzadıya düşünüyorum. Duraksaya duraksaya ilerliyorum karşılaştığım her manzarayla. Şöyle kafamı çevirdiğimde yemyeşil dağların arasında süzüldüğümü bilmek varken uğradığım ve yeni yollara ulaşmak için kısa bir ara verdiğim duraklarda tam da en hassas yerimden vurulup arızalanmalarımı ve tanık olduklarımı unutamıyor, tüm yola onlarla devam ediyorum. Her durak başka bir acıyı da beraberinde getiriyor anlayacağınız. Öylesine az, şu doğru denilen düş…

Fark edilmeyecek gibi önemsiz değil ki bazı meseleler ve olaylar. Acı manzaralar; bağnazlık ve affedilmesi güç.

Neden yalan söylenir, yalan söylemeye gerçekten mecbur kalınabilir mi ya da yalanı söyleyen kendini mi karşısındakini mi kandırır daha çok? Deli değil bu sefer haklı sorular var kafamda ve tüm günümü işgal ediyorlar hareket halinde olsam dahi. Halbuki yirmi dört saatimin her anını kendime ve kafamdakilere harcamayı isteyecek kadar bencil de değildim. İstemsizce bencilleştim sanıyorum. Bu yüzden sevdiklerime daha az vakit ayırır oldum, affola…

Biliyor musunuz, yalana maruz bırakılmak bir insana yapılabilecek en büyük suçtur. İnanıyor çünkü bu ustalık karşısında insan çaresizce, yalanın sahibine sahiplerine. Bu inanma dediğim eylem de yersiz olmuyor elbette. Ya çok seviyor güveniyoruz ya büyüklüğüne itibar ediyoruz ya da yakıştıramıyor inanıyoruz. Belki de farkında oluyor fakat göz yumuyoruz bu tatlı oyunlarına onların. Tatlı dedim evet, aksini düşünemiyorum. Refik Halid Karay’ın da dediği gibi; yalan çok tatlı bir şey olmalı ki, bu günahı dilimizle işliyoruz.

Ne büyük bir aldatma, ihanet. Affedilemez ki küçüğü büyüğü.. Düşüncelerim ağır ağır giden tren gibi içime sine sine konuyu derinlemesine düşünmem için oldukça yavaş hareket etti yalan konusunda. Vardığım duraklarda buluştuklarımdan ve yaşadıklarımdan yola çıkarak şunları söyleyebilirim ki durmadan ağzına sakız etmiş olanlar bile yalanları, korkarlar. Yalan söylemiş olmaktan, ihanetin en büyüğü altına bir imza da kendilerinin atmış olmasından veya bunların günahlarıyla yaşamaktan değil, kendilerine yalan söylenebilecek olmasından. Büyük bir çekişki doğrusu.. .

Ey cahil ! Yaşattığını yaşamayacağını mı sanırsın. Sen adaletlilerin en kusursuzu Olan’dan korkmaz mısın diyerek omuzlarını silkeleyesi geliyor insanın. Tadını çok sevdiklerinden olsa gerek durmadan söyledikleri yalanlarla yan yana yaşayabildikleri yetmiyormuş gibi bir de düştükleri çelişkili durumların üstüne tıpkı bir yağ gibi üste süzülüveren umursamazlıkları yok mu !

Böylelerinin bırakın hayatınızın en tozsuz raflarında olmasını, herhangi bir konumla bile yer almaması gerektiğini düşünüyorum. Düş kırıklığına uğratmaktan ve sonu gelmeyen beklentilerin muhatabı etmekten başka bir işe yaramıyorlar sizi. Yalanın çok büyük bir suç, günah olduğu kadar aşikar bir gerçeklik varsa o da kendinize yapacağınız en büyük iyiliğin onları gerinizde bırakmanız olduğudur. Acıyla tecrübemdir.

Saye… Anlamı gölgedir. Gölgelik ederek en kavurucu sıcaklardan hatta kendimden bile beni koruyanlar oldu. Dedim ki sayende... Aynı gölge üşütmeye, tir tir titretmeye başladığında sorgulamaya başladım. Sebebi ceviz kabuğunu doldurmayacak meseleler için söylenen boy uzunluğundan daha fazla yalanlarmış. Dedim, bırakın yanayım, yaksın güneşin en kızgın ışıkları. Daha az acır canım. Sayenizi asla istemiyorum.

Ben gibi arkanızı dönüp gidebilirseniz, geride bırakmış olduklarınızdan gelen sesleri çok da önemsemeyin derim. Eğer gerçekten gitmeniz gerekmiş ve siz gitmişseniz artık, bırakın ne oluyorsa olsun. Ayrılıklar hep acıdır çünkü, öyle ya da böyle geride birileri bırakılır. Bu yüzden de acı acı öter hareket vaktini işaret eden tüm korna ve düdükler.

Yalan kadar kötü bir şey varsa bu da onunla yaşamaya alışmaktır. Alışmayın. Belki kurtarırız dünyayı ha… Dünya derken yalanın ta kendisi olan şu küreden bahsetmiyorum, kendi yaratılışımızdan bahsediyorum. Biz de kendi çapımızda mükemmel bir şekilde tüm kusurlarımıza rağmen noksansız yaratılmış bir dünya değil miyiz?

Evrenimizi ve kimyamızı bozabilecek tek bir doğruluktan uzak söze dahi katlanmak zorunda değiliz. Çünkü insanlar defalarca kere özür dileme hakkına sahip ama yalana asla; şu ufak ve pembe denilenlere bile.

Her sonun asla bir son olmadığını sadece yeni bir imtihan olduğunu unutmadan yaşayabilmeyi diliyorum. Yalan gibi kabul edilemez bir hıyanetin girdabından çıkabildiğim zaman daha iyi anladım, hiç kimse ve hiçbir şey bu ihaneti haklı çıkarabilecek güce sahip değil. Müstesna olan doğru ve onun yanındakiler.

Rabbim ayırmasın.

Selametle efendim.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA