İHSAN GÖRÜCÜ
İHSAN GÖRÜCÜ
Giriş Tarihi : 27-01-2020 12:24

VEKALETEN ACIMASIZLIĞIN ÇAĞ-TAŞ VERSİYONU, TERÖRİZM

Allah C.C. dostuna sormuşlar: -Muhabbetin, sevginin edebiyatını yapanlarla hakkalyakiyn sevenler arasındaki fark nedir? - Beni izleyin buyurarak, bir sofra hazırlatmış. Hümanizmanın-sevginin edebiyatını parçalayanlar mangalda kül bırakmayan sevgiyi dilden gönüle indiremeyen boş retorik ehlini lisanı münasiple ziyafete buyur etmiş. Ve tabaklar, taslar içinde sıcak çorbalar gelmiş beraberinde "Derviş Kaşığı" tesmiye edilen bir metre boyunda kaşıklar sofraya konmuş. Allah dostu söyleyeceği adaba uyulmasını şart koşmuş: Bu kaşıkların sapının ucundan tutup yiyeceksiniz, öyle kaşığın ortasından tutup yemek yok,demiş. -Peki şeyhim diyerek çorbayı içmeye başlamak istemişler ama o da ne? Kaşıkları ağızlarına götüremiyorlarmış, epey uğraşmışlar bakmışlar olmuyor. sofradan kalkmak zorunda kalmışlar, çorbayı içememişler. Öylece aç aç kalkmışlar. Onlar sofradan kalktıktan sonra ev sahibi veli: -Şimdi de sevgiye hakkalyakiyn vakıf olanları sofraya davet edelim demiş. Yüzler nur ve aydınlık mübarek gözleri nurla gülümseyen insanlar gelerek oturmuş sofraya. Veli: -Buyurun Bismillah... yemeğe başlayın deyince de, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp karşısındakine uzatmış, bu şekilde içmişler çorbalarını ve her birisi karşısında sofraya oturan diğer kardeşini doyurmuş, kendisi de doymuş olarak dua edip kalkmışlar sofradan. -İşte demiş Allah C.C. dostu, kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki, hayat pazarından alan değil, veren indi ilahide kazançlıdır her zaman diyerek kerametini gösterip dersini vermiş büyük veli.

SİYASİ,FELSEFİ HİÇBİR DOĞRU EVRENSEL, MUTLAK DEĞİLDİR

Yarım asırdır devleti ve milleti demeyeceğim, dünyayı uğraştıran ve başedilemeyen terörizm kanserini tanım ve tarif etmek, derinlere inip Amerikayı yeniden keşfetmek niyetimiz yok ama terörle mücadele edilmesi ve bu işinde işin cinsiyetine ehemmiyetine uygun yapılmasına dikkat çekmek ve konunun uzmanlarının yazdıkları kitapları, ortaya koydukları stratejileri özetleyerek o virüsle, kökü çok derin bu fitneyle mücadele edenlere o konuda bir nebze katkı yapmak faydadan hali olmaz. Ön şart, terörle mücadelede önkoşul her işte olduğu gibi, "doğru teşhis", yani terörizm realitesinin her enlemi, boylamı ve boyutuyla araştırılıp-analiz edilerek doğru tanımlanmasından geçiyor. Tersi, aksine hareket yanlış teşhis yanlış tedaviyi getirerek işin içinden çıkılamaz kılar. Önce azalar zarar görüyorken virüsün, vücüdün tamamına sıçraması ile neticelenebilir, geriye dönüşü ve telafisi imkansız badirelerin doğmasına yol açar. Belirli, müesses bir nizamda yaşayan insanların "kendilerine ait olarak görmedikleri" siyasal veya dini erk, ya da hoşlanmadıkları kurallarla, beğenmedikleri anayasa, yasalara karşı farklı düşünceler taşımaları doğaldır, normal karşılanmalı. Sorun toplumda bireyin özdeşleşemediği, aklına yatıp benimsemediği siyasi düzene baş kaldırması muhalefet ederken de kanundışı yönteme -şiddete başvurma hakkının olup olmadığı. Böyle bir hakkının varolduğunu kabul ettiğimiz anda anarşi ve kaosun kaçınılmaz olduğunu bilmeliyiz değil mi? Bu minvalde; "Birilerinin toplumsal sözleşmeyi(Anayasa ve yasalar) bozma hukuku ve hakkına sahip olduklarını zannetmeleri, diğer toplum kesimlerinin hayatlarını, özgürlüklerini ve varlıklarını tehlikeye atıyor gördüğünüz gibi anladığım kadarıyla. Evet bütün aydınlıklar bir tek mum alevi ile başlıyor ama bir kez mum yakıldıktan sonra her şeyin ve her tarafın net ve tam hakkıyla aydınlanacağını söyleyemeyiz. Mum ışığı gerçeği değil, sadece görüntüyü aydınlatır ekseri.Kaldı ki, gerçek olarak gördüğümüz, inandığımız, ısrarla empoze etmeye çalıştığımız görüntü yalnız ve yalnız kendi doğrumuzdur. Kendi doğrumuzun mutlak, kesin ve değişmez olduğunda ısrar etmek olsa olsa cehalet içinde olduğumuzu, eskilerin deyimizyle cehli mutlak da bocaladığımızı kanıtlar. Binaenaleyh, hiç bir siyasi,felsefi doğru -Allah'ın C.C. ayetleri hariç- her zaman ve her mekanda geçerliliği olan tek "mutlak"doğru değildir.

TERÖR YAPANA VE YAPTIRANA İNSAN MUAMELESİ YAPAN İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIR Mutlak gerçek zannettikleri tek yönlü ideolojileri farklı inançları ve küresel baronların teşvik ve kışkırtmasıyla, bizzat finanse ederek başta çocukları olmak üzere, kadın ve erkekleri, işine gidenleri, uçakla seyahat edenleri düşürerek katlettirmektedirler. Binalar yıktırıp, banka soymaktadırlar. Bunlara insan muamelesi yapmak ve normal insanların yargılandıkları rutin yasalarla ceza vermek çok çok yanlıştır. Sokakta,mahalle ve köyde, adi cinayet vakalarında cinayet işleyen katillerin-iyi, doğru bir şey yapmıyor ama- onlardan yani havaalanlarını, meskenleri kana bulayan dünya çapında huzursuzluğa yol açan, evlerinde insanlığı huzursuz eden ama kan emerek, insanlığın kanını içerek nemalanan baronlarını sevince boğan teröristlerden nispeten daha onurlu oldukları söylenebilir diyorum. Çünkü adi bir alacak verecek vs. davasındaki cinayette bile ölenle öldüren arasında resmen bir hak, hukuk bağı bulunur. Halkımız " Öldürene değil ölene bak" diyerek atasözünde dahi haklı olduğu durumlarda katilliği meşru görmektedir. Buna mukabil, teröristin eylemleri kurbanların katıksız suçsuzluğu dolayısıyla reddedilir, nefret edilir ve dünya çapında tüm insanlık tarafından lanetlenir.(Not: ÇAĞ-TAŞ LAŞMA deyimi, İmam Hatipten hocam Mustafa Başaran'ın kitabının adıdır ordan alıntıdır. Kitabını bulun herkesin okuması faydadan hali olmayacaktır...Kendisine saygılar) ...(Devam Edecek)

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK2346
  • 2Trabzonspor2245
  • 3Galatasaray2345
  • 4Sivasspor2345
  • 5Beşiktaş2440
  • 6Alanyaspor2439
  • 7Fenerbahçe2338
  • 8Göztepe2234
  • 9Gaziantep FK2331
  • 10Gençlerbirliği2327
  • 11Antalyaspor2325
  • 12Yeni Malatyaspor2224
  • 13Denizlispor2324
  • 14Çaykur Rizespor2224
  • 15Konyaspor2321
  • 16MKE Ankaragücü2320
  • 17Kasımpaşa2319
  • 18Kayserispor2316
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA