ALİ ÖZKANLI
ALİ ÖZKANLI
Giriş Tarihi : 11-11-2019 11:26

ONLARIN DA CANI VAR...

Güzel bir yaz günüydü. Cemal elinde sapan evlerinin yakınındaki ağaçlıkta kuş avına çıkmıştı. Gözleri radar gibi dikkatle çevreyi tarıyordu. Birden arkasında bir ses duydu:

“Vurma şu kuşları!..”

Döndü, baktı. Seslenen yabancı değildi. Mahalle arkadaşı Osman'dı:

“Ne istersin şu küçük yaratıklardan bilmem ki? Ne zararı var onların sana? Bırak ötsünler, uçsunlar, kanat çırpsınlar...”

Cemal: “Osman yine mi sen? Bu kaçıncı? İşime karışma demedim mi ben sana? Bak kuşları ürküttün, kaçıp gittiler. Kuş vurmak yasak mı yani?”

Osman: “Yasak tabii. Şu sıralar kuş yavrularının büyüme zamanı.”

Cemal:  “Haydi oradan…Yasakmış... Yasaksa yasak. Kim bilecek benim kuş vurduğumu? Çevrede bir yığın kuş var. Bir kuş vursam o kuş ile onların nesli mi tükenecek sanki? Bana bak Osman, sen iyi bir arkadaşsın, fakat şu kuş işine karışma” dedi ve ses çıkarmamaya dikkat ederek usul usul ilerlemeye başladı.

Yirmi metre kadar gittikten sonra bir ağacın altında durdu. Sapanını yukarıya doğru kaldırdı. İyice nişan aldıktan sonra sapanındaki taşı fırlattı. Taş hedefini bulmuştu. Kuş yere düşerken aynı anda havalanan bir başka kuşun kanat sesleri duyuldu. 

Arkadaşının sözlerine aldırış etmemesine içerleyen Osman:  “Ne desem ne söylesem boşuna. Başkalarının senden daha iyi düşünebileceğini hiçbir zaman kabul etmezsin zaten. Vurduğun yabani bir güvercin yavrusudur.

Hem düşünmediğin bir şey var. Bu yere düşerken kanat sesleri duymuştuk. Herhalde anne güvercindi uçan. Yabani güvercinler bildiğim kadarıyla kin tutarlar. Yavrusunu vurmakla hiç iyi yapmadın” dedikten sonra geriye dönerek hızlı adımlarla oradan uzaklaştı.

Cemal, daha sonra ağaçlığın kenarına gelip oturdu. Arka tarafındaki ağaçların birinde üzgün ve yaşlı bir çift gözün kendisini izlediğinin farkında bile değildi.

Anne güvercin bir taraftan yavrusunu vuran çocuğu seyrederken, bir taraftan da düşünüyordu:

“Aslında elinde bir çocuğun bize doğru yaklaştığını görmesek, duymasak bile hissederiz. Fakat biz kuşlar, ağaç dalları üzerinde otururken dalar gideriz. Geçmişi düşünürüz. Hatıralar gözlerimiz önünde canlanır. Doğrularımız, yanlışlarımız aklımıza gelir. Çoğu zaman da hayaller kurarız. Bunlar genellikle tadını damağımızda hissedeceğimiz hayallerdir. Yani gerçek olmasını istediğimiz. İşte bu gibi durumlarda bir sapanın veya bir tüfeğin bize doğru nişanlandığını görmemiz yahut yaklaşan birinin hışırtısını, ayak seslerini duymamız mümkün değildir.

Biricik yavruma uçmayı öğretiyordum. Yavrum çok yorulmuştu. Bir ağacın dalına konduk, dinleniyorduk. Etraftaki ağaçlar kuş doluydu ve sanırım çoğu da benim gibi hayallere dalmıştı. Küt diye bir ses duydum ve yavrumun feryadı ile kendime geldim. Baktım yavrum vurulmuş düşüyordu. Kanatlarımı çırptım ve uçtum. Havada geniş bir daire çizdikten sonra olayın olduğu yere döndüm. Çevrede kuş yoktu, hepsi kaçıp gitmişlerdi. Olayın nasıl olduğunu kuşlardan sorar, öğrenirim. Neyse bırakayım şimdi bunları düşünmeyi. Yavrumu vuran çocuk kalktı, gidiyor. Gözden kaybetmeden takip edeyim şunu. Evinin nerede olduğunu öğrenirim hiç olmazsa…”

Cemal, yolda gördüğü bir arkadaşıyla konuştuktan sonra oturdukları apartmanın kapısından içeriye girdi. Oturdukları daire ikinci kattaydı. Anne güvercin karşı sokaktaki bir apartmanın çatısında saatlerce bekledi. Akşam olunca odaların, salonların ışıkları yanmaya başladı. Yavrusunu vuran çocuğun girdiği binanın oda ve salonlarını kontrol etmeye başladı. Örtülmeyen veya aralık bırakılan perdelerin arkasından içeri bakıyordu. 2. kattaki balkonun korkuluk demirlerinin üzerine kondu. Şöyle bir etrafına bakındı, bir tehlike var mı diye. Sonra ağır ağır başını pencere tarafına doğru çevirdi. Perdesi kapatılmamış pencereden içerisi rahatlıkla görünüyordu. Ve onu gördü. Tam karşıda oturmuş, yanındaki birkaç kişiye bir şeyler anlatıyordu. El kol hareketleri yapıyor, kahkahalarla gülüyor, etrafındakileri güldürüyordu. Onun son derece neşeli hali içini sızlattı. Bu sahneyi daha fazla görmeye dayanamadı, kanatlarını çırptı ve simsiyah gökyüzüne doğru uçup gitti.

            Daha sonraki günlerde Cemal evlerinin yakınındaki ağaçlıkta sık sık kuş avına çıktı. Fakat hayret!.. Her zaman pek çok kuşun bulunduğu bu ağaçlıkta bir tek kuşa rastlayamıyordu.

Cemal, yine bir gün elinde sapanıyla buraya geldi. Çevreden çıt çıkmıyordu, etrafta hiç kuş yoktu. Tam yavru güvercini vurduğu ağacın altına gelmişti ki, aniden kanat sesleri duydu. Şaşırmıştı. Üzerine doğru dalışa geçen kuşu son anda fark etti. Elleriyle yüzünü kapatması onu yaralanmaktan kurtardı. Kuş çığlıklar atarak hemen ikinci defa saldırıya geçti. Bu saldırı birincisinden çok daha şiddetli oldu. Kuşun kanat vuruşları birer tokat gibi yüzüne gelen Kemal, sırtüstü yere yuvarlanırken eliyle kuşa sert bir darbe indirdi. Kuşun ilerdeki çalılıkların arasına düştüğünü gören Cemal, arkasına bile bakmadan kaçıp gitti.

Cemal o gece hiç uyuyamadı. Yatağında devamlı olarak bir o yana, bir bu yana döndü, durdu. Sabaha karşı şafak sökerken o kuşun kim olduğunu ve kendisine neden saldırdığını anlamıştı.

O kuş, birkaç gün önce vurduğu yavru güvercini annesiydi. Demek ki anne güvercin yavrusunu vuranı unutmamış, devamlı olarak takip etmişti. Kuş vurmak için ağaçlığa gelirken orada bulunan kuşların kaçıp gitmesini sağlamıştı. Bu birkaç gündür ağaçlıkta hiç kuş görememesinin nedenini ortaya çıkarıyordu.

Korkunç bir takip altındaydı. Eğer kuş vurmaya devam ederse anne güvercinin felaketine neden olacağını anladı. Zararın neresinden dönülürse kardı. Bir daha kuş avına çıkmazsam anne güvercin belki peşimi bırakır diye düşündü. Zaten sapanını anne güvercin ile boğuşurken düşürmüştü. Bundan sonra kuş vurmayacağına söz verdi.

Anne güvercin ise, Cemal ile yaptığı mücadeleden sonra yerde bulduğu sapanı gagasının arasına kıstırıp uçup gitmiş, uzaklara, çok uzaklara, kimsenin onu bulup bir daha kuş vurmasına imkân bulamayacağı kadar uzaklara giderek oralarda bulduğu bir çukura sapanı atmış ve üzerine toprak, yaprak ne bulduysa doldurarak gömmüştü.

Anne güvercin daha sonraki günlerde ağaçlığın kenarında nöbet tutmaya devam etti. Birisi buraya gelmeye kalksa hemen ağaçlar üzerinde dinlenen, uyuklayan veya hayal kurmakta olan kuşları uyaracak ve bu ağaçlıkta kimsenin kuş vurmasına izin vermeyecekti.

Böylece aradan haftalar geçti. Sonbaharın gelmesiyle havalar soğumaya başladı. Bütün göçmen kuşlar gibi anne güvercin de grubuyla birlikte kışı geçirmek için sıcak ülkelere göç etti. Ertesi yıl Nisan ayında anne güvercin grubuyla birlikte tekrar bu ağaçlığa geldi.

Günler çok sakin ve olaysız geçiyordu. Anne güvercin fırsattan istifade ederek üç tane yumurta bıraktı yuvaya. Bu yumurtaların üzerinde günlerce kuluçkaya yattı. Sonunda yumurtalar çatladı ve üç tane minimini yavru sahibi oldu. Yaz mevsimi boyunca yavrularını büyüttü, onlara uçmayı öğretti. Hayatta kendilerine yönelebilecek tehlikelere karşı daima uyanık durumda bulunmayı öğütledi.  Cemal verdiği sözü tuttu.  Bir daha onu kuş vururken gören olmadı...

ARAŞTIRALIM, ÖĞRENELİM

            1. “Av” ve “avlamayı “ tarif eder misin?

            2. Bizim inancımıza göre, avlanmanın hükmü nedir?

            3. Bir avcıda bulunması gereken şartlar nelerdir?

            4. Avcılıkta dikkat edilmesi gerekli hususlar nelerdir?

            5. Zevk için avlanmak doğru mudur?

            6. Sapan ve taş ile avlanmak doğru mudur?

            7. Niçin avlanılır? Av hayvanları hangileridir?

            8. Türkiye'deki göçmen kuşlar hangileridir ?

            9. Hatalı bir davranışta bulunduğunda seni uyaran büyüklerine ya da arkadaşlarına karşı nasıl davranırsın?

NELER SÖYLENDİ?
@
ALİ ÖZKANLI

ALİ ÖZKANLI

DİĞER YAZILARI ÖĞRETMEN VE GÜL 11-12-2019 11:50 BEN ONLARI SEVDİM… 09-12-2019 12:07 BAŞARISIZLIK YOKTUR SONUÇLAR VARDIR-2 04-12-2019 11:57 BAŞARISIZLIK YOKTUR SONUÇLAR VARDIR-1 02-12-2019 11:31 SEVMEK, YANMAK DEMEKTİR! 27-11-2019 12:16 HAYAT HERKESE İKİNCİ BİR ŞANSI VERMEZ... 25-11-2019 11:17 AÇLIKTAN ÖLENLER YÜREĞİNİZİ SIZLATIYOR MU?- 2 20-11-2019 11:28 AÇLIKTAN ÖLENLER YÜREĞİNİZİ SIZLATIYOR MU?-1 18-11-2019 11:50 SEN DÜZELİRSEN DÜNYA DÜZELİR!.. 13-11-2019 11:22 ONLARIN DA CANI VAR... 11-11-2019 11:26 UZUN SAÇLI MAHSURE 06-11-2019 11:50 UZUN KAŞIKLAR 04-11-2019 11:31 MUTLULUĞUN ŞİFRELERİ 30-10-2019 12:10 GELECEĞİNİ BİLİYORDUM 28-10-2019 11:31 ANA BAŞTA TAÇ İMİŞ, HER DERDE İLAÇ İMİŞ... 23-10-2019 11:07 ONLARIN BİR PARÇA EKMEĞİ BİLE YOK... 21-10-2019 11:41 GERÇEK SEVGİ 16-10-2019 10:54 HATAYI ANLAMAK ERDEMDİR 14-10-2019 11:01 GÜLSÜM MENEKŞE 09-10-2019 12:19 DEĞERLİ HEDİYE 07-10-2019 12:08 SEVGİYE HASRET YÜREKLER... 02-10-2019 12:01 OSMAN İSTANBUL'DA... 30-09-2019 10:51 "... BORCUNUZ ÖDENMİŞTİR..." 25-09-2019 10:55 TEMBEL TAVŞAN 23-09-2019 11:00 İYİLİK YAP İYİLİK BUL 18-09-2019 11:12 GERÇEK DOST 16-09-2019 11:13 ANNE SEVGİSİ 11-09-2019 11:38 HAYVAN SEVGİSİ 09-09-2019 10:51 ANNE 04-09-2019 11:52 CANIM ANNEM, SENİ ÇOK SEVİYORUM... 02-09-2019 11:11 SEVGİ VE DOSTLUK AĞACI 28-08-2019 11:52 SEVGİ VE DOSTLUK AĞACI 26-08-2019 11:11 GÖNÜL DOSYALARINIZ AÇIK MI? 21-08-2019 11:14 TOPRAĞA BEREKET VEREN ÇOCUK 19-08-2019 10:48 TOPRAKLA BÜTÜNLEŞEN DEĞERLERİMİZ 14-08-2019 14:24 ÇORAK BİR DÜNYA İSTEMİYORUZ ORMANSIZ DÜNYA ÇÖLE DÖNER 07-08-2019 12:12 KASABANIN FEDAİLERİ  - 2 HAZİNE PEŞİNDE 6. BÖLÜM CAN DAMARLARIMIZ 05-08-2019 15:34
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Beşiktaş 27 14
  • 3 Trabzonspor 26 14
  • 4 İstanbul Başakşehir 26 14
  • 5 Fenerbahçe 25 14
  • 6 Galatasaray 24 15
  • 7 Alanyaspor 23 15
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 15
  • 10 Denizlispor 18 14
  • 11 Gençlerbirliği 17 15
  • 12 Gaziantep FK 17 14
  • 13 Çaykur Rizespor 17 15
  • 14 Kasımpaşa 15 15
  • 15 Konyaspor 14 14
  • 16 Antalyaspor 13 15
  • 17 Kayserispor 10 14
  • 18 MKE Ankaragücü 10 15
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA