AHMET KARASLAN
AHMET KARASLAN
Giriş Tarihi : 24-01-2020 11:11

ODUNCUNUN DİLEĞİ

Fakir bir adam varmış,

Odun taşır, satarmış.

O kendini bileli,

Yaşantısı çileli.

Yine ormana gitmiş,

Gücü kesilmiş, bitmiş.

Kesip, yığmış bir yere

Sitem etmiş kadere.

Kendinden geçip gitmiş.

Gücü tükenip bitmiş.

Derin uykuya dalmış

O an bir peri gelmiş.

Demiş ki ona peri:

— Hey oduncu gel beri.

Nedir çektiğin çile?

Benden bir şeyler dile.

Sana yardım edeyim,

Ne istersen vereyim.

 

Oduncu demiş: — Peri,

Kaybolup gitme geri.

Bilmezsin çoktur tasam…

Neyi elime alsam,

Sapsarı altın olsun,

Yoksul canım kurtulsun.

Peri demiş ki: — Hay hay,

Benim için çok kolay.

Sen olsaydın sabırlı

Bundan daha hayırlı,

Bir şey verirdim sana,

Sonra kahretme bana…

Tamamdır mutabakat,

Dileğin kabul fakat

Hayatı berbat ettin,

Biraz ileri gittin…

Sihirli bir söz demiş,

Peri hiç görünmemiş.

Adam kalkmış yerinden,

Bir of çekmiş derinden.

Meşeden bir dal almış,

Hayretten donakalmış.

Palamut ve yapraklar,

Dalıyla kozalaklar

Sapsarı altın olmuş

Kahkaha atıp gülmüş.

Kendi kendine demiş:

“Oh ne büyük mutluluk,

Bu ne güzel kutluluk…

Bir oduncu değilim,

Bitti yoksulluk hâlim.

Çalışmak ve yorulmak,

Bitap düşmek, burulmak

Olmayacak ne iyi

Yiyeyim leblebiyi.

Testiden su içeyim.

Hemen eve gideyim...”

Gönlü ne istediyse

Eli neye değdiyse

Sarı metal kesilmiş,

Hatayı o an bilmiş.

Demiş ki: “Eyvah eyvah!

Böyle ne yaptım vah vah!

Dünyanın altınını,

Şöhretini, şanını

Verseler de istemem,

Başka dilek dilemem…”

Uyanmış silkinerek,

“Oh!”  demiş sevinerek.

Meğer görürmüş rüya,

Çok şükretmiş Mevla’ya.

**

TALİH VE DİLENCİ

 

Dilenci bir sokakta,

Kala kalmış ayakta

Birden bire bağırmış,

Âlem bakıp şaşırmış:

— Çok adam tanıyorum,

Onlara şaşıyorum!

Bolca parası vardı,

Tümü kumar oynardı.

Nefisleri doymazdı,

Geleneğe uymazdı,

İnfak etmez, kıymazdı

Safsataydı aymazdı[1]

Bir anda kaybettiler.

Sıfırı tükettiler[2]...

Şans perisi o anda,

Adamın karşısında,

Durup “merhaba” demiş.

Çil çil altın göstermiş:

— Ey dostum dinle beni,

Zengin edeyim seni.

Yapalım bir pazarlık.

Var mı okur-yazarlık?

Burada anlaşalım,

Sonra satma hiç çalım.

Sen torbanı yere dök,

Kâfidir diyene dek

İste altını benden.

O torba delinirse,

Teki yere düşerse,

Hepsi toprak olacak.

Sana hiç kalmayacak...

Kabul etmiş dilenci,

Kat kat artmış sevinci.

Altınla dolmuş torba,

Peri demiş ki: — Baba,

Torba doldu altınla,

Şartlarımı hatırla!..

Daha gözü doymamış,

Dilenci aldırmamış:

“Biraz daha ver demiş,”

Verdikçe de istemiş...

Torbası delinince,

Boğuk boğuk ve ince

“Eyvah!” diye bağırmış.

Hiçbir altın kalmamış.

Hepsi de toprak olmuş,

Adamın şansı yokmuş!..

Az tamahtan çok ziyan,

Gelir anlamaz insan.

 

[1] Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gaflet

[2] Gücü kalmamak.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK2346
  • 2Trabzonspor2245
  • 3Galatasaray2345
  • 4Sivasspor2345
  • 5Alanyaspor2339
  • 6Fenerbahçe2338
  • 7Beşiktaş2337
  • 8Göztepe2234
  • 9Gaziantep FK2331
  • 10Gençlerbirliği2327
  • 11Antalyaspor2325
  • 12Yeni Malatyaspor2224
  • 13Denizlispor2324
  • 14Çaykur Rizespor2224
  • 15Konyaspor2321
  • 16MKE Ankaragücü2320
  • 17Kasımpaşa2319
  • 18Kayserispor2316
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA