ABDULLAH AYATA
ABDULLAH AYATA
Giriş Tarihi : 11-11-2019 11:27

KÖMÜŞ MEHMET-2

 “En doğrusunu yapmışsın.”

“Tahmin edersin ki, o zamanlar kundura çok kıymetli. İnsanlar bazen düğünlere gidebilmek için arkadaşlarından ödünç ayakkabı alıyorlar. Haliyle ayakkabı tamirciliği de revaçta. İşten başımı alamazdım. Bolluk, bereket de vardı. Garibanlardan, işçilerden, köylülerden çoğu zaman para bile almazdım. Lakin, kendin beğenmiş zengin tipli züppeleri de hiç affetmez, istediğim parayı alırdım. İtiraz ederlerse işlerini yapmazdım. Onlar genellikle ayakkabılarına pençe attırır, altına kabara çaktırarak havalı yürümeyi ayrıcalık sayarlardı. Gıcık olurdum böyle tiplere.”

“Fakat, insanlar daha dürüst ve samimiydi, değil mi?”

“Aslında zengin ile fakir arasında fazla bir fark yoktu. Dostluklar sahte değildi. Yemekler lezzetli, meyveler, sebzeler, gıdalar doğal ve tatlıydı. Komşuluk, yardımlaşma, dayanışma mahalle kültürünün en önemli kuralıydı. Saygı, sevgi, utanma, mahcup olma gibi meziyetlerimizi bedenimizde taşıyorduk.”

Görüşmelerimizin birisinde, bu kadar iş güç arasında kitaba, dergiye okumaya, tarihi ve dini olaylara nasıl vakit bulup, ilgi duyduğunu sordum.

 “Hep haklıyı haksızdan, doğruyu yalancıdan ayıran bir hâkim olmayı hayal ettim. Ama imkanlarımız belli, kısmet olmadı. Bizim zamanımızda ilkokul üç yıldı. Çok hevesliydim. İlk seneden çatır çatır okumaya başladım. Okulu bitirdikten sonra elime geçen her gazeteyi, kese kâğıdını, kitabı okudum. Türk- İslam tarihini oldukça merak ediyordum. Param oldukça ilgili kitapları alarak ezberler gibi hafızama yazdım. Köyde çocukken hocadan Kuran-ı Kerimi okumayı öğrenmiştim. Daha sonra defalarca tefsirini inceleyerek, uydurma hadisler ve mantığa uymayan batıl uygulamalara karşı mücadele ettim. Ziya Gökalp, Ener Paşa, Atatürk’ü araştırıp inceledikten sonra kendimi Türk- İslam mefkûresinin bir parçası olarak görmeye başladım. Gördüğün gibi hala okuyorum, ömrüm oldukça okumaya, yeni bilgiler edinemeye devam edeceğim.”

Onun kültür birikimine hayrandım. Ayrıca, birçok ilginç deneyim ve uygulamaları vardı. Bunlardan birisi sendika hikayesiydi. Onu sorup merakım gidermek istedim.

“Haaaa, o olayı hiç sorma.” Diyerek başladı anlatmaya.

“Ağustos ayının kavurucu sıcak günleriydi. Bir gün Kayseri esnafı arasında yayılan habere göre şehre sendika gelmişti. Sendikaya göre, işçiler akşam beşten sonra çalıştırılmayacak, tatil gününde çalıştırılırsa ücretleri iki kat olacak, yemekleri ve diğer ihtiyaçları iş süresince ağaları tarafından karşılanacak… Benzeri  kuralları vardı. Aslında ben, sendikanın çalışanların haklarını koruyacak bir güvenlik kurumu olduğunu biliyordum. O zamanlar insanlarımız bunu ilk zamanlar pek anlayamadılar. Tam o günlerde ben burada ayakkabı tamir ediyorum, köydeki ekin tarlamda iki ırgat günlükçü olarak  ekinlerimi biçiyorlardı. O akşam köye erken gittim. Çalışanları eve çağırdım. Artık memlekete sendika geldiğini, saat beşten sonra işi bırakmalarını, öğle yemeklerinin yanına sigara ihtiyaçlarını da eklediğimi, öğle arasında en az bir saat dinleneceklerini söyledim. Ertesi gün bizimkiler ikindi vaktinde işi bırakıp evlerine gelirken diğer tarlada çalışanların dikkatini çekerler. Onlar benim ırgatlara, ‘kovuldunuz mu yoksa?’ diye sorunca, bizimkiler nispet edercesine;

 ‘ Kömüş biz yeni haklar tanıdı. Şehre sendika gelmiş. Irgadını fazla çalıştıran ağaları cezalandırıyormuş, bundan sonra sekiz saatten fazla çalışmak yok, derler.”

“Merak ettim, sonra ne oldu?”

“Ertesi günden sonra haber köye yayılır. Bunu duyan öteki işçiler ağalarına aynı uygulamayı yapma talebinde bulunurlar. Bazıları münakaşa eder. İşin tam kızgın zamanı kimseyi kovamazlar da. Tarla sahipleri bizim eve baskın yapıp beni tehdit etmek isterler ama çekinirler. Yaz ayı olduğu için çoluk çocuk köyde kalıyoruz. Çareyi, rahmetli hanımıma şikâyette bulurlar. Kapımıza gelip, Hamdune, seni bacımız gibi sever sayarız. Nedir bu Kömüş’den çektiğimiz. Sendika denilen adam bula bula bizim köyü mu bulup ceza yazacak. Gitsin Adem ağayı, Sacit ağayı bulsun. Niye ırgatlarımızla aramıza nifak sokuyor, kendi tarlasında çalışan adamlara ne yevmiye verirse versin. Bizim işimize karışmasın. Kendisini sever sayarız. Velakin, bu yaptığı ayıp. Herifine söyle ortalığı bulandırmasın. Diyerek bana uyarı verme cesareti göstermişlerdi. Aslında onların sendikayı eski tahsildarlar gibi ceza kesen bir adam sanmaları gülünçtü.”

Zamanla Kömüş Mehmet ile samimiyetimiz artı. Neredeyse amca, yeğen vaziyetini aldık. Birbirimize dertlerimizi, sıkıntılarımızı, sevinçlerimizi, beklentilerimizi rahatça anlatmaya başladık. Çok harbi, lafını esirgemeyen, mert, beklentisiz bir insandı. Çocuklarına, torunlarına, ‘haydut, hergele, üç kağıtçı, dalgacı ‘gibi ön sözlerle hitap etmesi adeta onlara olan sevgi göstergesiydi. 2013 yılının güz günlerinde yoğun çalışmalarımdan dolayı şahsını ziyaret etmeyi ihmal etmeye başlamıştım. Telefon ederek hatırını sorup gönlünü almak istedim. Bana telefonda;

“Sevgili yeğenim, ben bu sene kışı çıkaramam. Görüşemezsek hakkını helal et,” dediğinde çok şaşırmış;

“Onasıl söz Mehmet Amca, hakkım varsa helal olsun ama sağlıklısın, dünya geniş. Allah sana uzun ömürler versin.” Diyerek en kısa zamanda ziyaretine geleceğimi söylemiştim.

Belirgin bir hastalığı yoktu. Gayet dinçti. Tüm ihtiyaçlarını kendi yapabiliyordu. Aradan beş gün geçtikten sonra arkadaşımdan gelen telefonla adeta şoke oldum. Vefat etmişti. Sanki içinde doğmuştu gerçek dünyaya göç edeceği. Bozkır bir yerel filozofunu daha yolcu etmişti ahiret diyarına sessiz sedasız… Arakasında unutulmayacak izler bırakarak, dünyaya Sarıkürk ile Kayseri arasındaki araladığı küçük pencere perdesinden geniş açılarla bakmaya çalışarak yalan dünya günlüğünü doldurmuştu… Allah rahmet eylesin.

Yunus’un dediği gibi;

“Sular hep akıp geçti;

Eridi vakti geçti;

Hayat bir penceredir;

Her gelen bakıp geçti.”

Nur içinde yatsın…Cennet mekânı olsun…  

 

 

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Beşiktaş 27 14
  • 3 Trabzonspor 26 14
  • 4 İstanbul Başakşehir 26 14
  • 5 Fenerbahçe 25 14
  • 6 Galatasaray 24 15
  • 7 Alanyaspor 23 15
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 15
  • 10 Denizlispor 18 14
  • 11 Gençlerbirliği 17 15
  • 12 Gaziantep FK 17 14
  • 13 Çaykur Rizespor 17 15
  • 14 Kasımpaşa 15 15
  • 15 Konyaspor 14 14
  • 16 Antalyaspor 13 15
  • 17 Kayserispor 10 14
  • 18 MKE Ankaragücü 10 15
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA