İHSAN GÖRÜCÜ
İHSAN GÖRÜCÜ
Giriş Tarihi : 27-02-2020 12:28
Güncelleme : 27-02-2020 14:54

İLLAKİ DİSİPLİN, YATMAYA, TEMBELLİĞE DUA'YI ALET ETMEK YOK.

Armut piş ağzıma düş yok derler büyükler. Bazı gelişimci yazarlar da "Hayat Piş Ağzıma düş" diye yağma yok diye eser yazanları da var. Disiplin dediğimiz malum şey. Zorlar insanı. İkileme sokar bazen. “Bir kereden bir şey olmaz” ya da “Bugün yapmasam ne olur?” laçkalığının dini ve dünyevi amaca ulaşmada uygulama imkanı ve lüksü yoktur. Tembellik ve erteleyiciliğin ciddi ve çalışkan insanların pratik hayatlarında yeri yoktur. Ama disiplin ve istikrarlı çaba zıddıdır.Başlama tuşuna bastığınızdan itibaren makine gibi çalıştırır,geliştirir insanı. Ta ki, bitirme tuşuna basana yani sizi hedefe ulaştırana kadar. Bu cümleden olarak sıhhatte ve fit bedene sahip olmak istiyorsan, intizamlı yaşayacak, spor yapacaksın. Nefsine ve boğazına sahip olarak az yiyecek, sağlıklı besleneceksin. Başarılı olmak istiyorsan, çok çalışmaktan başka yolu yok. Ne demişler zenginliğin ve başarının efendisi olmak istiyorsan çalışmanın kölesi olacaksın.Zinde kalmak istiyorsan çalışacak, üreteceksin. İstediğin üniversiteye girmek istiyorsan, tutturman gereken puanı yakalayacaksın.Çocuğu sınava gireceği zaman hocam çocuk yarın imtihana girecek şuna bir oku diyenlere sınavın duası çok çalışmaktır. Buna alimler "Fiili dua" derler diye ikaz ederim. Diğer duaları da tabii edeceğiz ama o "Kavli dua"dır. Hepsi duadır ama Allah'ın çalışmadan vermeyeceği şeye duayı alet ederek tembellik etmek dine aykırıdır. Çoğu bunu bilmesede. İstediğin kurumda çalışmak için oranın şartlarına hak kazanacak donanıma malik olacaksın. Birikim yapmak, zengin olmak istiyorsan, o çok severek yaptığın harcamalarını kısıtlayacaksın.İktisatlı harcamanın geçimin yarısı olduğunu bilerek alış veriş yapacaksın. Har vurup harman savurarak hiç bir şeye malik ve sahip olamazsın. Hep bir dikenli yol vardır, gül bahçesine ulaşmak için. Hatta dikenli yollar biter, engebeli yollar başlar. O biter, aşman gereken dereler çıkar karşına. İşte tam da o an, cebinizdeki azmi ve disiplini çıkarıp, kullanmaya başlamanız gereken andır. Tam bu andır disipline ihtiyaç duyduğumuz an. Yoksa laubalilikle nasıl ulaşırız ki hedef noktasına?Ceylan Koryürek'in deyimiyle "İçten gelen istek ve azim ile tavizsiz disiplin, önce el olur kişiyi ileriye doğru uçuran yaydan fırlatan. Ardından da yanlış yola sapmamanız için moda deyimle navigasyonunuz olur sizi hedef noktasına ulaştıran. Ve bir an fark edersiniz ki, aynı tempoda, sabırla, azimle yürürken o yolları, epey yol kat etmişsinizdir ve yoldaki dikenler acıtmıyordur artık canınızı. Çünkü disipline olmuşsunuzdur. Hedefe odaklanmışsınızdır. Tüm ruhunuzla ve bedeninizle hissediyorsunuzdur ona her geçen an daha da yaklaştığınızı…Hiç vazgeçmemeniz dileğiyle…

KRALIN KRALI İMTİHANI FIKRASI

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynisi üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komsu ülke hükümdarına gönderildi.Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu. Söyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: -“-Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynisi gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver. -”Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler. Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akilli ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı. Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi. Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı. İkinci heykele de ayni işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı. Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu. Hükümdar heykelleri gönderen komsu hükümdara cevabi yazdı: -“Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir. Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir. En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır. Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim.”…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA