SEHER KURKUT
SEHER KURKUT
Giriş Tarihi : 05-08-2019 15:35

GÖNÜL ZİYARETİYDİ

Açıp da ağzınızı daha şu derdim var demeden besmele ile söze başlayıp gönlünüzün en unutulmuş köşelerinde susuzluğa mahkum ettiğiniz dertlerinize kana kana içmesi için su uzatan birini düşünün…

Herkesin aklına gelen başkadır elbette. Benim aklımda O’nu tanıdığım andan beri var olan da bambaşka.

Karşısına oturunca dersiniz ki “Öyle ki merhamet akıyor gözlerinden gönlüme…” Sonra yine bir dua seli, yer gök duayla derdi bir büyüğüm. “Rabbim böyle insanların sayısını artır.”

Saat 14.40

Gecikmiş olmanın verdiği bir mahcubiyet var. Lakin sıcacık tebessümü hepsini silip götürdü daha kapıdan girer girmez. İnsan yine diyor ki “Ev sahipliği böyle olur.” Davete edilen icabet yine tarifi zor bir mutluluk verir. Kısacık bir koridordan balkona çıkarken kafanızdan onlarca düşünce geçer hafif bir lavanta kokusu eşliğinde. Sizin mi karşı tarafın mı ihtiyacı var bilmeden yine dualar etmek istersiniz durdurak bilmeden… “Rabbim gönlünün kokusunu duyumsadığım bu güzel ev sahibinin ve sevdiklerinin kabrini nur eyle. “

Sergilenen her davranışla nasıl örnek olunması gerektiğinin vucud bulmuş haliydi kendisi ve yaşça benden oldukça büyük olması aramızdaki samimiyete de sohbete de gölge düşürmedi hiç. Aksine Derdimizin ortaklığı bizi birbirimize daha çok bağladı.

Yanında tatlı tatlı sızlayan canımın en köşelerinin, zaman zaman gözlerimi dolduracak kadar içime işleyen sohbetin ardından kısa zaman sonra rengarenk çiçeklere büründüğünü fark ettiğimde anladım ki benim bile bilmediğim yaralarımın var ve kendisi o yaraların en güzel merhemi işte bu yüzden kadife kutulara sarılıp köşe bucak saklanacak kadar kıymetli. Kendi , sözleri , yaşayışı ve daima ne için yaşadığını bilen gıpta ile bakmama sebep nefesi, nefsi…

Bir soru, cevabı size özel ama paylaşmak isteyen olursa kapım daima açık:

“Karşılıklı oturduğunuz, yüreğinizin tam da bam teline dokunan insanlar olmuştur. Olmuştur ama her sözüyle göz pınarlarınızın çeşmesini açan, sizi bulunduğunuz mekandan alıp daha önce hiç gitmediğiniz ya da o an olmak istediğiniz yerlere götüren biri oldu mu hayatınızda hiç? Siz bu insanları hayatınızda nasıl muhafaza ediyorsunuz?

Sohbetin lezzeti önümüzde duran yiyecekleri unuttursa da “Ellerimle yaptım, şifa olsun lütfen buyur.” demesi yok mu hele, hep mi bir incelik hep mi bir naiflik. Biliyorum gönlü bilinmez güzelliklerle dolu olmayan birine bunca akmaz gönül.

Vakit kısıtlı olmasa oturduğum yerden hangi kuvvet beni kaldırabilirdi bilmiyorum. Uğrayacak birkaç yer daha ve sonra yolculuk var memlekete. Hep söylüyorum bir daha tekrar edeceğim:

“Asla doyamadığım bir yolculuk ve bir şehir var. Her fırsatta kaçmak istediğim bir şehir aynı zamanda.”

Garipseniyorum bazen bu küçük, yolları yokuş şehri çok sevdiğim için. Beğeniler görecelidir ve bir yeri anlamlı kılan mekandan daha çok anılardır, anıları paylaştıklarındır. Anılarımın hem en iyi hem en kötülerinin başrolü şehri seviyorum. İyiliklerin daima kötüleri yok ettiği inancını asla kaybetmeyerek ve aslında kötünün de kime ve neye göre kötü olduğunu aklımdan çıkarmayarak seviyorum. Kötü dediklerimiz ya da keşkelerimiz şükre dönüşebiliyor, inanarak dua etmek şart. Ki yaşamadığını yazamayan ben bu durumu çok güzel bir şekilde deneyimledim. Sevmek lazımmış derdi. Öyle iyi oluyormuş kötü dediği ne varsa insanın yaşadığı… Garip geliyor yine değil mi, dert sevmek. Aklını mı yitirdin kardeşim diyeniniz de var tahmin edebiliyorum.

İnsan derdini bilmez sevemezse nasıl derman bulsun ! En iyi ilaç yine kendimiz değil miyiz? Cevabı kendi içince onlarca mesele barındıran sorular.

Hem biliyor musunuz önem verdiklerinizi değiştirdiğinizde siz de değişiyorsunuz. Zaten bu ziyaretlerin arasını kısa tuta tuta neredeyse teşekkür edeceğim daha önce kızdığım her şeye. Olması gereken de bu belki de.

Son bir diyalog paylaşmak istiyorum ve son bir soru ardından.

Dedi ki vedalaşmadan hemen önce: “Rabbim bana kötülük edene dahi dua edecek bir gönül nasip etti şükürler olsun, peki ya senin de böyle şükür sebebin var mı ay parçam?”

Uzakta yeşilliği daima huzur veren çamlığa bakıp derin bir nefes aldım. “ Benim de gönlüm. İmtihanım gönlüm. . . Helal olsun, hakkım bilerek bilmeyerek bana diliyle eliyle zararı dokunmuş herkese canı gönülden helal olsun. Ben affetmek nedir bilmem bana da mahsus değildir bu şeref.” Uzunca bakışmış olacağız ki gözlerim yandı kapattığımda.

Ah bir bilsek biz neden nefes alıp veriyoruz . . .

Sizin de şükür sebebim dedikleriniz var mı?

Çaya atılan küçük bir limon dilimi ve bunun hikmetli sebebi,

Güzelliğinden cümlelerin soğuyan çay,

Bir nergis kadar zarif ev sahibi,

Aylarca tefekküre şayan sohbet,

Yine doyulmadan edilen veda ve

Anlatmaya kelimelerin yetersiz kaldığı bir ziyaret daha…

İlk değildi son da olmasın diliyorum.

İnsan yüzüne karşı övülmezmiş ben de hangi gönlü güzelin okuyacağını bilmeden bu güzel yürekli insanı anlatmak istedim. Daim var olsun.

Saatlerin anlamını yitirdiği anlarınız çok olsun efendim…

Selametle.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Fenerbahçe 3 1
  • 2 Sivasspor 3 1
  • 3 Yeni Malatyaspor 3 1
  • 4 Yukatel Denizlispor 3 1
  • 5 Alanyaspor 3 1
  • 6 Antalyaspor 3 1
  • 7 Çaykur Rizespor 3 1
  • 8 Kasımpaşa 1 1
  • 9 Trabzonspor 1 1
  • 10 Konyaspor 1 1
  • 11 MKE Ankaragücü 1 1
  • 12 Gençlerbirliği 0 1
  • 13 Göztepe 0 1
  • 14 Kayserispor 0 1
  • 15 Galatasaray 0 1
  • 16 Beşiktaş 0 1
  • 17 Medipol Başakşehir 0 1
  • 18 Gazişehir Gaziantep 0 1
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA