İHSAN GÖRÜCÜ
İHSAN GÖRÜCÜ
Giriş Tarihi : 13-01-2020 12:14

ENDÜSTRİYEL TIBBA EVRİLEN SAĞLIĞIMIZ 1

DARÜŞŞİFA' DAN ROCKFELLER'İN KİMYASAL,

ENDÜSTRİYEL TIBBINA EVRİLEN SAĞLIĞIMIZ 1

Ünlü virtiöz piyanonun başına geçmiş ve salonu tıklım tıklım dolduran kalabalığın önünde konsere başlamış. Velakin piyanonun tuşlarına basarak çalıyor görünmesine rağmen, telleri önceden sıkılmış olan piyanosundan hiç bir ses çıkmıyordu. Konsere teşrif buyuran izleyiciler ise birbirine bakıyorlar ve ne yapmaları, nasıl davranmaları gerektiği düşünüyorlardı. Ama nedense bir türlü bir protesto sergileyemiyorlardı. İki saat süren konserden sonra ünlü virtiöz, oturduğu yerden kalkarak büyük bir ciddiyetle onları selamladı. Salon alkış sesleriyle yıkılıyordu. İngiltere de yaşanan bu sanat olayından sonra piyanist, kendisiyle röpörtaj yapan ve bu durumu soran televizyon spikerine "İnsanlardaki tepkisizliğin nereye kadar varacağını öğrenmek istedim, meğersem tepkisizliğin sınırı yokmuş" diye devam eder röpörtajına. Girişteki hikaye ile hasta ve hastahane faciaları karşısında insanımızın çekingenliğine ve vurdumduymazlığına geleceğim. Eski komşum H... geçen sene yanlış ve gereksiz bir ameliyat yapılarak hasta edildi. İkinci bir ameliyat olmak zorunda bırakıldı ve kaldıramayarak vefat etti. O gün bu gündür bir yazı yazmam gerektiğine inanıyor vicdan azabı duyuyordum. Ta ki KARA KUTU kitabını okuyana kadar. Allah CC rahmet eylesin diğer vefat edenlerin yekünüyle beraber mekanları cennet olsun ama bu tepkisizlik devam ederse paraya doymayan bu sağlık mafyası hepimizi öte yannıya yollarlar sessiz sedasız diyeceğim de tabii ki ben demiyorum Kara Kutu kitabının yazarı dünya çapındaki sağlık mafyasını en detaylı şekilde yazdı ileride sizlere oralardan en ayrıntılı misaller verip nasıl hasta edildiğimizi ve ilaç soygunu kadar test ve nasıl denek kobayı olarak kullanıldığımızın resmini göreceksiniz -Zaten biliyoruz diyenler de çıkacak. Kara Kutu' da Allah'ın yarattığı biz kullarının -adeta- nasıl Rockfelleri'in kulları haline getirildiğimizi kanıtlanıyor kısaca. Falcıya, cinciye demediğini bırakmayan tiyatrocu ve sinemecı çağdaş kahramanlar tek mi çift mi diyemez Rockfeller soyguncu vandallarına, katil küresel sömürgenlere yalakalık dahi yaparlar önlerine atılacak bir kaç kemik parçası hürmetine. Ve tek kelime ile " İnsanlığın sağlığını bozup ilaç satmak isteyenlerle gerçekten halk sağlığını düşünüp insanlığa yararlı olmak isteyen kesimlerin arasındaki savaştır dünyadaki mücadelenin aslı, küresel çapta olan mücadelenin temerküz ettiği realite budur deniyor kitabın 21. sayfasında ve devamen Homeopati denen önleyici tıp ve tamamlayıcı tıp terimleri zikredilerek endüstriyel ilaçlar yerine halkımızın bitkisel tesmiye ettiği korunma hararetle tavsiye ediliyor. Bunun da özeti olarak "Perhiz, sukut ve neşeli olmak" tır şifanın anası deniyor. Ben acizane kendimi şanslı hissediyorum ama şansımı doğru kullanmadığıma zaman zaman pişmanlık duyuyorum bu arada o üzüntümü zikretmek gereği duyuyorum içimde kalmasın diye. Merhum dedem Osmanlı müdderisi ve Aziziye -Pınarbaşı- kadısı Rüstiye hocası idi. Amcalarım Rüsdiye mezunu kendi yöremizde en entellektüel ailelerden geliyorlar alim bilinen insanlardı. Merhum babamın 5 ağabeyisi vardı hepsi okumuş olduklarından evde ilimden başka şey pek konuşulmazmış. Dolayısıyla sağlıkta bu konuların başında gelirdi. Bunu nasihatini hiç tutmadığım ve şimdi pişman olduğum merhum H. babamın ayet ve hadislerle fırçaladığı zamanları zikretmek için yazıyorum. Merhum çok nahif ve nazik hayatta kimseyi rencide etmeyen, sofradan midenin üçte biri boş kalkacaksın diye sürekli terennüm ettiği kelamdı ve çok çok az yiyen bir ahlak ve adap yapısıyla mücehhezdi. Çeşitli eş, dost ve misafirlerle yemek yediğimiz zamanlar çok yediğimi görünce ilimle ikaz ederdi ve misafirlerin anlamayacağı ayeti kerime ve ehadis i şeriflerle uyarırdı ama kim dinler cehalet abidesiyiz. Evladım derdi "Rahat ül bedeni kılletütteam - Bedenin sıhhati az yemektir- hadisi şerifi ve "küluu veşrebu vela tüsrifuuu -Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz" ayeti kerimelerini okurdu sofrada oturan Arapça bilmeyen zevat anlamadığından güler geçerdim. Onlarda bana ilim öğretiyor ders veriyor olarak anlardı. Doğruydu ama tam tersini yapıyor daha da fazla yiyorduk zavallılık, nadanlık, cahillik hasebiyle. Ama hakikatti ve evladını eğitmek içgüdüsüyle yanar kavrulurdu her ana baba gibi. Mekanları cennet olsun ahirete irtihal eden tüm babaların. Amin... SONER YALÇIN: KARA KUTU'YU AÇAN KAHRAMAN ! Kara Kutu' nun yazarı Soner Yalçın' ın -Kendisi de tıp doktorudur- değişik kelimelerle, ilmi terminolojiyle vardığı sonuç ve yaptığı tavsiyeler merhum babamın okuduğu ayet i kerime ile ehadisi şeriften şifa eksenli nasihatlerle milim milimine uyuşuyor hatta gerisinde kalıyor ama sn yazar nasıl cesaret edip bunları yazabildi diyor insan. Ülke, dünya insanının insanı için risk alabilecek yiğit insan evlatlarına şiddetle ihtiyacı vardır acizane bence. İnsanımız - insanlık Rocfeller ve küresel hırsızdaşları tarafından soyulup soğana çeviriliyor hastahane denilen soygunhane, deneyhane ve işkencehanelerin kapısında Hem maddi hem manevi. Kitabın 18. sayfasında dünyada ilk parasız sağlık hizmetini gerçekleştiren kominist devrimle(Bolşevik Devrimi) Lenin'dir diye başlıyor kitaba. Sözü asıl meseleye getiriyor; "Sağlığı bozup iyileştirmeyen, yan tesiri öldürmeye kadar götüren, şifa vermeyen ilaçlarını satarak hastayı daha da hasta etmek isteyen küresel ilaç firmalarıyla, onların karşısında duran, samimiyetle insanların sağlığını düşünenlerin arasındaki savaştır dünyada sürüp giden dünyadaki mücadele(shf.21) Dünyada üç tür tıp vardır 1-Endüstriyel ilaç tıbbı 2- Önleyici tıp 3 - Tamamlayıcı tıp. 4- Sosyal tıp. Sermayenin tıbbı, emeğin tıbbı( Halkçı Sağlık) BEDEN BAŞ SUÇLU İLAN EDİLDİ, İNSANLIK İLAÇLA GÜNAHLARINDAN ARINDIRILACAKTI. Kitabın 52. sayfasına bakalım;"ABD de tıp eğitimi yoksul halka kapatıldı. Tıp eğitimi çok pahalı hale getirildi. Tıp profesyonelleştirildi. Doktorluk şifacılıktan alınıp paracılığa evrildi. Kısaca sağlık ve tıp işi sömürücü kapitalizme eklemlendi. Bitkisel doğal tedavi şeytan uğursuz ilan edildi. Bedeni doğal suçlu gören Hrıstıyan kültürünün temsilcisiydiler. Beden ilaçla günahlarından arındırılacaktı. Bedend doğal suçluydu ya. ABD emperyalizmi artık dünyaya açılıyordu, tarihteki eski sömürgeciler ülkelere medeniyet götürmüşlerdi: ABD "endüstriyel tıbbı" götürecekti. Kapitalizmin egemenliği altındaki "biyomedikal yaklaşım" sağlığı ve hastalıkları artık sadece "biyolojiyle" açıklamayı dünyaya dayayacaktı. Artık siyah doktor çantası içerisinde kutu kutu ilaçlar vardı; bağımlılık yapan, hastalıkları kronikleştiren ilaçlar...Oysa insan, ilaçların zehirlerini-yan etkilerini- sindirecek donanımda değildi. İlaçlardaki kimyasal bileşikler vucuttaki savunma mekanizmalarını ilaçları içtikçe yıllar içinde çökertiyordu. DEVAM EDECEK.

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 İstanbul Başakşehir 36 18
  • 3 Trabzonspor 35 18
  • 4 Fenerbahçe 34 18
  • 5 Alanyaspor 32 18
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 18
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 18 18
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 18
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA