HASAN ÇİFTÇİ
HASAN ÇİFTÇİ
Giriş Tarihi : 18-03-2020 12:01

ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE İNCESU-2

HASAN ÇİFTÇİ-HÜSEYİN ÇAVDAR'IN KALEMİNDEN...
Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patlamayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»
Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.
İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez karaya çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı¬yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.
Düşman güçleri 25 Nisan 1915 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada
Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı. Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beyasak, Bolayır, Seddülbahir, Arıbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.
Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kaynağı oldu. Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.

Çanakkale Savaşları her iki tarafa da çok ağır kayıplar verdirmiştir. Şehit düşen, yaralanan, savaş dışı kalan subay ve erlerimizin sayısı 250.000’i bulmuştur; düşman kuvvetlerinin verdiği kayıplar da buna yakındır.

1.Dünya Savaşına İncesu’dan yüzlerce asker katılmıştır, bunlardan. Kafkas cephesinde 21, Çanakkale Cephesinde 22, Irak Cephesinde 27, Kanal ve Filistin Cephesinde 13 kahramanımız şehit olmuştur. Kayıtlara geçmeyenlerin varlığı da düşünülürse kayıp daha fazladır. Şimdi sizlere Çanakkale Savaşlarından yaralı olarak kurtulan, tedaviden sonra diğer cephelere koşan kahramanlardan ikisini tanıtmaya çalışacağım:

Bunlardan biri Gençağalardan, Hüseyin Avni Gençoğludur. Hüseyin Avni Bulgurcu Mahallesinden, Emin ve Zübeyde’den 1890 tarihinde dünyaya gelmiştir. Altı erkek ve iki kız kardeşten en büyükleridir. 1914’te I.Dünya Savaşı çıkınca medrese öğrencisi iken askere alınmıştır. Yaya ve  araba ile 17 günde gittiği Ankara’da bir ay kaldıktan sonra, yedek subay adayı olarak İstanbul’a gitmiştir. 7-8 ay süren eğitim sonunda kendisini Çanakkale Savaşlarının içinde bulmuştur. Mayıs 1915 yılında birliğine vardığı ilk günlerde, düşman gemisinden atılan bir bomba ile yüzünden yaralanmıştır. Yaklaşık bir ay süren Tekirdağ’daki tedavisinden sonra, Gelibolu yakınlarında bulunan Bigalı Köyünde ki birliğine dönmüştür. Burada cephede siperde iken, düşman tarafından atılan havan topu ile 2-Eylül- 1915 tarihinde tekrar yaralanmıştır. Cephede ki ilk tedavisinin ardından Haydarpaşa Hastanesinde üç ay tedavi görmüştür. İyileştikten sonra tekrar birliğine dönen Hüseyin Avni Bey, Çanakkale Savaşlarının bitmesi üzerine birliği ile Doğu cephesinde görev almıştır. Bitlis ve Siirt bölgesinde birkaç defa daha yaralanmış ve ölümden dönmüştür. 1916’da asteğmen, 1917’de  teğmen olmuştur. 1918 tarihinde, Filistin Suriye cephesinde İngilizlere esir düşmüş ve iki yıl Basra’da esaret hayatı yaşamıştır. Esaretten döndükten sonra Hüseyin Avni Bey, Kurtuluş Savaşının başlaması ile tekrar cepheye koşmuş, Milli Mücadele yıllarında üsteğmen olarak vatanın kurtarılmasında görev almıştır.

Çanakkale Savaşlarına katılarak yaralı olarak kurtulan ve daha sonra Filistin Cephesinde savaşırken İngilizlere esir düşen bir başka İncesulu da Sokrat’tır (1895-1976).  Rum kökenli  bir İncesulu olan Sokrat, Osmanlı ordusunda yüzbaşılığa kadar yükselmiş, soyadı yasası çıkınca da İncesu soyadını almıştır. Sokrat,  Çanakkale Savaşlarını anlatan kitabında, “Dünyayı yenenlerin yenildiği bu harp sahasını gezmek ve bir Fatiha okumak, her Türk’ün bir vecibesi ve yurt vazifesi olmalıdır. Bu harp sahasını ziyarette bulunan her yurttaşın Hac’ca gitmiş kadar sevap işleyeceğine imanım vardır” demektedir.

Hüseyin Avni Gençoğlu ve Sokrat’ın yanında bu vatan için göğsünü siper eden binlerce kahramanlar ve Mustafa Kemal’in sayesinde, bu topraklarda bugün  özgürce yaşıyoruz.  Bu kahramanların hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.  (SON)

Kaynak: Coğrafyadan Vatana İNCESU. H.Çiftci, H.Çavdar, Hatıralar. Sokrat İncesu ve  Hatıralar. H.Avni Gençoğlu

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA