RECEP ÇALKANER
RECEP ÇALKANER
Giriş Tarihi : 08-01-2020 12:32

BAĞCILIK KEYFİ

Hemen her kayserilinin gönlünde yatan bir bağ sevdası vardır. Bu durum  gerek alışkanlık gerekse mecburiyet olması sebebiyle bir yaşantı tarzıdır, bağcılık. Geçmişte çok yaşanılan bir bağcılık manzarasını gözler önüne sermek istiyorum.                

1955 li yıllar Gayserili, gapalı çarşı esnaflarından Ağmedağa sabahın erken saatinde bağından eşşeğine biner, tıkırda tıkır şehire gelir, hayvanını evine bağlar önüne ağşama yitecek gadar yimini gor ve tükanının yolunu dutar. Tükan komşularıyla birlikde besmeleyle dükkanını açar. Tabiki “Selamünaliyküm Allaras getire” diyerek.

Akşama gadar Allah ne rızık virdiyse onu çekmecesine kor ağşama doğru gine gonşularıynan billikde hayilli ağşamlar diyerek kapalı çarşıdan çıkar. Evinden eşşeğine biner eşşeğin kurtününde atılı heybesinin iki gözünüde kavın, karpız, miyva, zebzeyle doldurdukdan sona bağın yolunu dutar.

Yolda gendisi gibi bağa gitmekde olan arkadaşlara mutlaka

raslar çünkü hemen herkes o saatte gerek atlı gerekse eşekli bağın yolunu dutmuşdur. Yolcukomşular arasında geçen koyu sohbetlerle bağa varılır. Eşek bağın ahırına bağlanır, önüne bir gucak ot, saman, yonca vs atılır eşek üzerinden heybe alınıp omuza atılarak eve varılır. Güler güzlü bir karşılamadan sonra evin hanımı hemen kuyudan aşırmayla su çeker.

Ağmedağada elbiselerini çıkarır bicamalarını giyer çoraplarııda çıkararak guyu başındaki çiçekliğin başına varır, hanımı elinde aşırma yada ıprıkla ağmedağanın eline, ayağana su döker. Elini ayağanı yıkayıkadıkdan soona biraz serinleyen ağmedağa eline yeni bişirilmiş bir bazlama bir diş de samırsak alıp bazlamaya süre süre bağın dabanına doğru yürümeye başlar. Tabiki yalınayak, kumların üstüne basa basa gıyır gıyır sesler çıkara çıkara, çubukları gözleyerek, yaptığı yeni aşılarını  konturol ederek, diktiği gısgaların toprakdan fışkırdığını sevinşle görerek büyük tut’un  altına varır.

Samırsak sürdüğü bazlamadan bir sokum ıssırdıkdan soona dadı gadayife dönmüş bannak gibi iri tutlardan bir gaçını ağzına atar, bir samırsaklı bazlamadan bir bannak tut dan kevifle yer edrafına sevgiyle bakarak her güzelliğin tadına vara vara hayatı tadını çıkarmaya bakar. Bir müddet soona evden seslenilir, şâyet çağıran hanımı ise

-Efendi, sana diyom hadi yimemiz hazır

çocukları ise

-hadi babaa, yimemiz soğuyo

yada gelinse

-Efendi babaa, yimeği boşaddım seni bekliyok.

Tabi ağmedağa yine üzüm çıbıkları, bosdan teveklerini, yeni ağaç fidanlarını taze aşılarını yoklaya yoklaya eve varır.

Guyunun başına sufra serilmiş ekmek tahdasının üstüne bazlamalar, gaşıklar düzülmüş, tahda duzgabı, sumak, samırsaklı yoğut sıralanmış anlaşılan mantı ziyafeti var. Ağmedağa hem tahda sofranın önüne bağdaşı gurar, sofra örtüsünüde dizlerine çekerek bismillayı çeker ve bir tencere mantının gelip tahdanın üstündeki büyük tepsiye dökülmesini zevkle vede işdahı kabararak seyreder. Derken minik minik el emeği mantıya samırsaklı yoğudu döker, üstüne sumağını eker, tahda duzgabı’ndan birazda duz ilave itdikden soona  çalar gaşığı o güzelim etli mantıya. arasırada guyudan yeni çekilmiş gallı sudan pakır maşdafıynan buz gibi suyu içer.

Herkes yimeğini bitirdikden sonra getirdiği seçmece garpızdan kesilmiş, guyuya sallanarak soğudulmuş gurabiye gibi garpızda gelir, dayanamaz birkaç dilimde ondan alır, artık iyice doymuştur, sonunda galaylı aşırmayı depesine dikerek aşırmadaki   hışır hışır gallı sudanda cukgur cukgur içerek guyu agızlığına yağannını virip bir güzel yaslanır ve;

-Elvamdülüllah çok şükür virdiğin nimete, dövlete yarabbim yarasulallah. Hele ki bağcılık icadolmuş, heleki bağba göçmüşsük, kim icaditdiyse ebesi ecdadı nuriçinde yatsın duvalarıyla memnuniyetini ortaya kor. Hemen sofra kaldırılır, yan tarafdaki seki’ye seki minderleri serilmiş, duvara yonu yasdıkları dizilmiş, seki serinlesin diyi sulandıkdan sonra Ağmedağayı oraya alırlar, tabi Ağmedağa bu seferde sekideki yonu yasdıklarına sırtını dayıyarak rahatlamaya çalışken ,  evin gelini efendi bababasının orta gahvesini getirir gahvenin yanına bir de yenice sıgarası tellendiren Ağmedağanın keyfine kevif uymaz olur.

Ağşam ağzeninden soona karşı niyet’e gezmeye gidilir, günlük hayattan gonuşmalarla, muhabbetler edilir yassı ağzeniynen herkes evlere dağılır.Ağmedağa yassı namazını gılana gadar gelin efendi babanın döşşeğini guyu başına hazırlar başka bir isteği olup olmadığını sordukdan sonra izin alarak kendi odasına çekilir. Ağmedağa yatağına sırt üstü girerken gök yüzündeki yıldızlarla göz göze gelir.

Derin bir boşluk, masmavi bir atlas içinde yüzen yıldızlar semadaki tüm güzelliği gözler önüne sererken Ağmedağa hayatı, yaşamayı, doğumu, ölümü, geçen günün karını, zararını aklından bir bir geçirirken derin bir uykuya dalar, gider. Misler gibi bir havada uyumasından olacakki sabah ezanıyla uyanır namazını edâ eddikden soona yine şeerin yolunu dutar. İşte her günü böyle güzel geçen zaman dilimi eçersinde üç ay yada üç buçuk ay gibi bir süre bağcılık keyfi yaşanmış olur. Bünümüzde hiç birinin kalmadığı sadece anılarda kaldığı bu güzelliklerden bir akşamlığını sizlerden bilenlere hatırlattım, bilmeyenlere ise bir masaldı, bağcılık keyfi...  

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 İstanbul Başakşehir 36 18
  • 3 Trabzonspor 35 18
  • 4 Fenerbahçe 34 18
  • 5 Alanyaspor 32 18
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 18
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 18 18
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 18
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA