ALİ RIZA NAVRUZ
ALİ RIZA NAVRUZ
Giriş Tarihi : 05-12-2019 11:38

"AĞLASAM SESİMİ DUYAR MISINIZ?"

Dünden sonra, yarından önceki günlerdeyiz. Aylardan Kasımı da geçip ulaştık Aralık ayına. Çok şükür ki nefes alacak vaktimiz var şu an için. Dünkü günlerde gitmiş olanlara da duamız olsun bu günlerden sevgili dostlar. Rahmetle anarak!

      Kasım ayının bizlerden ayırmış olduğu şairlerimizden birisi de "başında bulut, sırtında nübüvvet" gezdirmeyen Orhan Veli'dir. O ki bir taş atan şairdir edebiyatımızın durgun şiir gölüne. Ve dalgalandırandır o gölün suyunu…

      Bir insanı, herhalde kendisinden iyi tanıyan olamaz. Bu nedenle ben de mikrofonumu Orhan Veli’ye tutuyor ve soruyorum kendisine:  -Kimsin sen ey Orhan veli? Abartısız ve doğal bir ifade tarzı ile başlıyor kendisini tanıtmaya: "1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım. 13’te Oktay Rıfat’ı, 16’da Melih Cevdet Anday’ı tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım. 19’dan sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’inde başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok âşık oldum. Hiç evlenmedim. "Son söz olarak da diyor ki: "Bir de sevgilim vardır pek muteber/İsmini söyleyemem/Edebiyat tarihçileri bulsun…”

Edebiyat tarihçileri bu konuda ne buldu bilemem ama haytalığa, pervasızlığa, sınırsızlığa bahane olarak güzel havaları gösteren ve "beni böyle havalar mahvetti" diye bahaneler üreten Orhan Veli; "Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda/ Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, ellerinizle" derken bildiği bir yeri duyar fakat bir türlü anlatamaz bizlere… Bir gece Ankara belediyesinin açtığı bir  çukura düşer garibim şair. İki gün sonra İstanbul’da bir arkadaşının evindedir. Burada geçirdiği bir beyin kanaması sonucu 14 Kasım 1950’de vefat eder… Yaş 36

      Bando heyeti şefi veli Kanık’ın oğlu Orhan veli dendiğinde; İstanbul’u yedi tepeden seyreden değil de, sadece gözleri kapalı dinleyen, serin serin kapalı çarşısını, cıvıl cıvıl Mahmutpaşa'sını ve lodosa karışan çekiç seslerini duyan, "Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, bu eşya, bu pencere” derken işin içinde iş arayan bir şair akla gelir. Onun ruhunda her şey birdenbire olur; “aşk birdenbire, sevinç birdenbire…” Hatta filiz birdenbire oluşur, tomurcuk birdenbire… Bir de 'garip akımı' akla gelir onun adıyla. Diğer ismiyle I.yeni… Orhan Veli en çok da bu akımla birlikte anılır. Türk edebiyatında 1940’lara gelindiğinde, heceyi hemen hemen yalnızca Behçet Kemal sürdürmektedir. Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi gibi şairler de değişik çizgilerde serbest tarz şiirler yazmaktadırlar. Garip akımı işte tam bu ortamda doğar. Sene 1936. Eski şiire tepki olarak doğan bu akım üç şairimizin adına bağlanır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday. Bu yeni akıma özellikle Nurullah Ataç destek vermektedir. Bu üç arkadaş şiirlerini 'GARİP' isimli bir kitapta toplarlar… Orhan Veli’nin yazmış olduğu garip kitabındaki önsöz bir bakıma bu yeni şiir akımının bildirisidir de.

      Orhan veli 1945 yılında çıkardığı 'Vazgeçemediğim' isimli kitabıyla şiirini değiştirir. Akıldan duyguya kayış vardır bundan sonra. Mizah ve şaşırtma bırakılır yer yer kafiye ve sıfata başvurulur. Ayrıca sözcük tekrarlarından ve müzikten yararlanılır. Hepsinden önemlisi de halk şiirinin dil ve deyişine özenilir… (Asım Bezirci)

      Garip akımı olumlu ya da olumsuz olarak pek çok eleştiri almıştır. Sonuç ne olursa olsun benim şahsi fikrim şudur: bu akım geleneksel şiirimizi yok edememiştir. Bunun yanında Türk şiiri yeni bir biçim ve söyleyiş kazanmıştır Garipçilerle. Şiir bir yerde de sokaktaki insanın duyarlılığına açılmıştır. 1954-1960 yılları arasında hükmünü sürdüren II. Yeni akımının da ortaya çıkması bu garip akımı sayesinde olmuştur. II. Yeni de, bir yerde toplumcu şiir akımını doğurduğuna göre –tepki ile- demek ki garip; Türk şiirinin gelişim sürecini oldukça etkilemiştir..

      Orhan Velinin yayınlanmış şiir kitapları: 1-Garip (1941), 2-Vazgeçemediğim (1945), 3-Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı (1949

-.-

 

NELER SÖYLENDİ?
@
ALİ RIZA NAVRUZ

ALİ RIZA NAVRUZ

DİĞER YAZILARI BİR MAHUR ŞARKI 02-01-2020 11:07   GÖNLÜMLE GEZİNTİ 31-12-2019 11:20 'DAĞLARA GİT' DEDİ İÇİMDEN BİR SES 26-12-2019 10:45 ÇOK DAHA 24-12-2019 11:02 'CRİSAN SENİ SEVİYOR' 19-12-2019 11:33 SİTEMNAME- 5 17-12-2019 11:54  “GÖRƏSƏN ÖMRÜMÜN QIŞIMI GƏLDİ?” 12-12-2019 10:54 SİTEMNAME- 4 10-12-2019 11:14 "AĞLASAM SESİMİ DUYAR MISINIZ?" 05-12-2019 11:38 SİTEMNAME- 3 03-12-2019 11:28 GÜLTEN AKIN*Ö: 4 Kasım 2015 28-11-2019 11:17 SİTEMNAME- 2    26-11-2019 11:57 ACAR EMMİ-1 24-11-2019 14:21 DÜŞ ARDI GİDİŞLER 21-11-2019 11:32 GURBETTE YÜREĞİM 19-11-2019 11:17 SINANAN SABIR 14-11-2019 12:11 SİTEMNAME- 1    12-11-2019 11:23 P A Y L A Ş M A K 07-11-2019 11:06 YORGUN SAVAŞÇI 05-11-2019 11:44 YAĞMURLU BİR SEVDA MATALI 31-10-2019 11:26 S U S 29-10-2019 11:32 / KÜN FEYEKÛN…/ 24-10-2019 10:56 'VELÂ HAVLE VELÂ' 22-10-2019 10:58 TÜRKÇEMİZİN SES BAYRAĞI 'D A Ğ L A R C A' 17-10-2019 11:23 RÜZGÂRLARIN TÜRKÜSÜ 15-10-2019 11:05 ZAMANE VE AŞKLARI 10-10-2019 12:01 NOSTALJİ 08-10-2019 10:51 25. SAAT DUYGULARI "SAYIKLAMALAR" 03-10-2019 12:16 BİR EFSANE COĞRAFYASI 'ŞİREMENLİ' 26-09-2019 11:54 HARF-İ DAL GİBİ 24-09-2019 10:52 O C A K... 19-09-2019 11:12 ÖKSÜZ 17-09-2019 11:29 YAĞMUR ÜLKELERİNDE NEHİRLER TERS AKARMIŞ… 12-09-2019 11:13 SARDUNYALI  MOR  ÖPÜŞ 10-09-2019 11:02 H I Ç/K I R I K L A R!.. 05-09-2019 12:12 BİR VEHMİ KABUL 03-09-2019 10:55 'YÜREĞİM REHİN' 29-08-2019 11:16 DÖRTLEMELER 27-08-2019 10:59 İ K İ  D E L İ 22-08-2019 15:24 İÇİME DÜŞTÜ KÜLÜ… 20-08-2019 11:37 BAĞNAZLIK 15-08-2019 12:31 VE O VAHŞİ AT!.. 08-08-2019 11:15 ÇOK DAHA 06-08-2019 11:12
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA